Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.Приятелите ми и близките ми странят от язвите ми, И роднините ми стоят надалеч.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.אהבי ורעי מנגד נגעי יעמדו וקרובי מרחק עמדו׃
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.احبائي واصحابي يقفون تجاه ضربتي واقاربي وقفوا بعيدا.
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.我 的 良 朋 密 友 、 因 我 的 災 病 、 都 躲 在 旁 邊 站 著 . 我 的 親 戚 本 家 、 也 遠 遠 的 站 立
Eşim dostum kaçar oldu derdimden, Yakınlarım uzak duruyor benden.我 的 良朋 密友 、 因我 的 災病 、 都 躲在 旁邊 站著 . 我 的 親戚 本家 、 也遠遠 的 站立
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Am chemat-o pe soția mea și i-am spus că trebuie să vadă asta.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Chiedo a mia moglie di venire e le dico che deve vedere.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Ich sagte zu meiner Frau, dass sie sich das ansehen muss.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Ik riep mijn vrouw en zei tegen haar: 'Dit moet je zien.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .J'ai dit à ma femme de venir, je lui ai dit qu'elle devait voir ça.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Jeg beder min kone komme, og jeg fortæller hende at hun skal se det her.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .전 아내를 불러서 이걸 좀 보라고 했죠.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Le dije a mi esposa que viniese. Le dije: "tienes que ver esto,
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Odahívtam a feleségemet, hogy jöjjön gyorsan, mert ezt látnia kell.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Pedi à minha mulher para vir e disse-lhe: "Tens de ver isto."
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Pyysin vaimoani katsomaan sitä.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Saya memanggil istri saya dan berkata bahwa dia harus melihatnya.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Tôi bảo vợ tôi đến xem và nói rằng cô ấy phải thấy chuyện này.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Wołam moją żonę, i mówię: "Musisz to zobaczyć!
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Zavolal som manželku a hovorím jej, že toto musí vidieť.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Λέω στη γυναίκα μου να έρθει, και της λέω, πρέπει να το δεις αυτό.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Карам жена ми да дойде и казвам: "Трябва да видиш това."
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .Я попросил мою жену подойти, сказав: "Ты должна это видеть, люди плачут".
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .אני מבקש מאשתי לבוא, ואומר לה, את חייבת לראות את זה.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .طلبت من زوجتي ان تحضر، وقلت لها، عليك ان تري ذلك.
Eşime gelmesini rica ederim ve mutlaka bunu görmesi gerektiğini söylerim .家族が泣いているという話を読むと
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.Así que, cuando conocí a mi mujer, me pregunté a mí mismo qué estaba haciendo.
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.Dlatego też, kiedy spotkałem moją żonę, zapytałem siebie co ja robię.
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.Donc, quand j'ai rencontré ma femme, je me suis demandé ce que j'allais faire.
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.Έτσι, όταν γνώρισα τη γυναίκα μου, αναρωτήθηκα τι έκανα.
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyorAlso noch mal π Radiant = 180 Grad
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyorla presentación como está, continuaré después.
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyor Sonra geri döneceğim.Mia moglie è appena rientrata quindi vi devo lasciare continuerò la presentazione un'altra volta
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyor Sonra geri döneceğim.Wiemy że pi radianów równe jest 180 stopni, prawda?
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyor Sonra geri döneceğim.О, жена ми току-що се прибра у дома, така че ще трябва да оставя презентацията така и ще продължа по-късно.
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyor Sonra geri döneceğim.Ой, только что моя жена пришла домой, поэтому мне придется оставить презентацию, как есть, и продолжить позже.
Eşim geldi ve ben sunumuma son veriyor Sonra geri döneceğim.О, моя дружина тільки-но зайшла додому, тому я залишу презентацію так, та продовжу пізніше.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.그녀도 울기 시작했습니다.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Lidi to rozplakalo, a když přišla ona a přečetla si tu zprávu, začala také brečet.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Sie las den Text und begann auch zu weinen.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı. Şimdi herkes ağlıyor.Ahora todos estábamos llorando.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Ze kwam en las de tekst en ze begon ook te huilen.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.Εκείνη ήρθε, διάβασε το μήνυμα, και άρχισε να κλαίει και αυτή.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.והתחילה לבכות.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.وأخذت في البكاء.
Eşim gelip yazıyı okudu ve ağlamaya başladı.みんな泣いてしまったのです(笑)
Eşim gibi o da iyi tanıyor beni,Ella, como mi esposa, sabe que hay una oportunidad
Eşim gibi o da iyi tanıyor beni,היא, כמו אישתי, שאני עלול
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Et ma femme a trouvé ceci très choquant, donc elle s'est assise sur chaque siège de notre appartement,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.제 아내는 이걸 매우 불쾌하게 생각했습니다. 그래서 저희 아파트에 있는 자리란 자리에는 죄다 앉았고
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.Moja žena je menila, da je to zelo žaljivo, in se je usedla na vsak sedež v stanovanju.
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.ואשתי חשבה שהדבר הזה מאוד מעליב, אז היא ישבה בכל כיסא בדירה שלנו,
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.واعتقدت زوجتي ان ذلك مهينا جدا فكانت تجلس على كل كرسي في شقتنا
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.アパート中の椅子に腰かけたため 一年の大部分を立って過ごすことになりました
Esim haliyle bunu hakaret olarak yorumladi ve evdeki her iskemleye, koltuga oturdu.我的妻子覺得這很侮辱女人, 所以她把我們家的每個座位都坐了一遍。
Eşim hasta."A minha mulher está doente.
Eşim hasta. Hiç param yok.Nevasta mea este bolnava.
Eşim hasta. Hiç param yok. Ne yapabilirim?"제 부인은 앓고 있습니다. 돈도 이제 다 떨어졌는데 어떻게 하죠?"
Eşim hasta. Hiç param yok. Ne yapabilirim?"אשתי חולה. אין לי כסף. מה אני יכול לעשות?"
Eşim hasta. Hiç param yok. Ne yapabilirim?"زوجتي مريضة ولا املك المال ماذا افعل ؟