Ana içeriğe geç
Sözlük

eşey ile cümle

eşey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Es la colonia clonal de álamos temblones, que viven en Utah, que tiene, literalmente, 80.000 años.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Hier ist eine Klonkolonie von amerikanischen Zitterpappeln in Utah, die buchstäblich 80.000 Jahre alt ist.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Isto é uma colónia clonal de álamos de Quaking, que vive no Utah. Tem literalmente 80 000 anos.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Je to kolónia klonov topoľa osikového, ktorý rastie v Utahu, a má 80 000 rokov.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Questo è un genet di pioppi tremuli che vivono nello Utah, che ha letteralmente 80.000 anni.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.To kolonia klonalna osiki w Utah, To kolonia klonalna osiki w Utah, która ma 80 000 lat.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Utah-ban található, egy Amerikai rezgő nyár klóncsoport, ami 80 000 éves.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Είναι μια κλωνική αποικία της Τρεμάμενης Λεύκας, που ζει στη Γιούτα, που είναι κυριολεκτικά 80.000 χρονών.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.Это клональная колония осинообразного тополя, растущего в Юте, ему буквально 80 тысяч лет.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.זוהי מושבת שיבוטים של עצי "אספן רועד" שחיה ביוטה, שגילה הוא בפירוש 80,000 שנה.
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.هذه هي المستعمرة النسيلية لأشجار الحور الرجراج الموجودة في أوتاوه والتي تبلغ حرفياً من العمر 80000 عام
Bu da Utah'da bulunan 80,000 yıllık eşeysiz çoğalan titrek kavak kolonisi.クローンの集団です 8万年も生きてきました 森のように見えますが
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Aber dies sind nicht meine Keimzellen.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Dit zijn niet mijn kiemcellen.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Estas no son mis células gérmenes.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Ini bukanlah sel germa saya.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.이것들은 세균이 아닙니다
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Ma NON SONO CELLULE GERMINALI.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Nejsou to moje zárodečné buňky.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Nie mówię tu o komórkach rozrodczych.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Nu sunt celulele mele germinale.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.Така че тези мутации, дори ако клетката оцелее, няма да се предадат на моето поколение.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.אבל אלה אינם תאי המין.
Bunlar benim eşey hücrelerim değil.هذه ليست خلايا جرثومية
Bunlar eşeysel bezlerde etkilidirler.그리고 그건 생식샘에서 작동합니다. 그러니까 남자의 경우는 고환 그리고 여자의 경우는 난소에서요.
Bunlar eşeysel bezlerde etkilidirler.وتلك التي تعمل على الغدد التناسلية، حتى في الذكور في الخصية، وفي الإناث في المبيض،
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Come abbiamo già detto, la riproduzione sessuata è la chiave per introdurre variazioni in una popolazione.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Desigur, asta se întîmplă de două ori. Se întîmplă acelați lucru și în cealaltă celulă.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Esto ocurre también en las otras células. La otra celda es un poco ordinaria. Desde allí no se cruzaban sobre.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Jak jsem říkal, pohlavní rozmnožování je zásadní pro rozmanitost populace.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Jak już mówiłem, rozmnażanie płciowe to sposób na utrzymanie zmienności genetycznej w populacji.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -전에 말한 바와 같이 유성생식은 집단에서 다양성이 있게 하는 역할을 하죠
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Seperti sudah disebutkan sebelumnya, reproduksi seksual merupakan kunci menambahkan variasi ke dalam populasi.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -Половото размножаване е ключово за да имаме разнообразие в популацията.
Daha önce de dediğimiz gibi, eşeyli üreme bir popülasyondaki çelitliliğin anahtarı. -個体群に、多様性をもたらす これが母から
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.이 식물도 복제하여 개체수를 늘리는 경향이 있는데요, 가장 오래된 것은 13000년이나 되었습니다.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ada juga yang cenderung tumbuh secara klonal yang tertua berusia 13,000 tahun.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ceux-ci ont aussi tendance à se développer comme des clones, le plus agé ayant 13 000 ans.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Deze groeien meestal ook gekloond. De oudste is 13.000 jaar oud.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Disse har også en tendens til at gro klonende, den ældste er 13'000 år gammel.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estas também tendem a crescer em clones, das quais a mais velha tem 13 000 anos.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Estos también tienden a crecer por clonación; el más antiguo tiene 13.000 años.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Hanno anche la tendenza a crescere per clonazione, e il più vecchio ha 13.000 anni.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Ők is klóncsoportokban nőnek, a legöregebb 13 000 éves.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Şi acestea tind să crească clonal, cea mai în vârstă dintre ele are 13.000 de ani.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Sie neigen auch zu einem klonischen Wachstum. Der älteste Klon ist 13000 Jahre alt.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Tiež obyčajne rastú v klonoch, nastarší z nich je 13 000 rokov starý.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Và có khuynh hướng phát triển vô tính, cây già nhất là 13.000 năm tuổi.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Wśród nich często spotyka się osobniki klonalne, a najstarszy z nich ma 13 000 lat.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Αυτά ωστόσο αυξάνονται κλωνικά, με το παλαιότερό τους στα 13.000 χρόνια.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Те също така са склонни да растат клоново, най-старото, от които е на 13 000 години.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.Эти деревья тоже растут клонально, самому старому из них 13 тысяч лет.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.גם אלה נוטים להצמיח שיבוטים, שהזקן מביניהם הוא בן 13,000 שנה.
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.وهي تميل أيضاً للنمو بشكلٍ فسيلي أكبرها عمراً تبلغ من العمر 13 ألف سنة
En yaşlısı 13,000 yaşında olan bu ağaçlar aynı zamanda eşeysiz üremeye de yatkındırlar.最も古いものは1万3千年ほど生きています アメリカでも同じぐらい古い植物がいくつかあります
Eşeysel üreme.Et c'est la reproduction sexuelle.
Eşeysel üreme.유성 생식
Eşeysel üreme.Meestal, en dit is echt zo goed als altijd, leidt dit tot niets.
Eşeysel üreme.Pohlavní rozmnožování.
Eşeysel üreme.Още един аденин (А) и няколко цитозина (Ц).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod