eşeği ile cümle

eşeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Afrika yaban eşeğinin omuz yüksekliği 1,25 ila 1,45 m. ağırlığı 230–275 kg olur.Divoký osel africký měří zhruba 1,25 až 1,45 metru v kohoutku, váha se pohybuje mezi 230–275 kilogramy.
Toynağı, evcil eşeğinkinden daha küçüktür.Pro srovnání – je menší než vrabec domácí.
Avcılığa merakına, özellikle yaban eşeği avlamayı sevmesine atıftır.Rotu liikkuu mielellään etenkin metsästäessään.
Asya yaban eşeği (Equus hemionus) alt türüdür.Onageren eller det asiatiske vildæsel (Equus hemionus) er et dyr i hestefamilien.
Dolayısıyla karışık evlilik bir at ile eşeğin birlikteliği gibi yasaktır.Unitarisk vigsel er et ekteskap som er inngått med en unitar som forretter og vigsler.
Şimdi, Afrika yaban eşeği sadece Eritre, Etiyopya ve Somali'nin çöllerinde yaşar.Naturlige forekomster av afrikansk villesel finnes nå med sikkerhet kun i Eritrea, Etiopia, og Somalia.
Ne var ki işler düşündüğü gibi gitmemiş, çünkü Oknos'un eşeği hasır ipi öbür ucundan yemeye durmuş.Men de er ikke helt som gjøken, fordi gjøkhumlen forsøker å ta over humlebolet.
Aynı sene içerisinde Eşeğin Kuyruğu koleksiyonunun Moskova'daki bir sergisinde yer aldı.Pada tahun yang sama ia berpartisipasi dalam sebuah pameran kolektif, Ekor Keledai di Moskwa.
Moğol vahşi eşeği (Equus hemionus hemionus) bölgede yok olmuştur.Lừa hoang Mông Cổ (Equus hemionus hemionus).
Afrika yaban eşeği (Equus africanus), Equidae familyasından bir hayvan çeşididir.Lừa hoang châu Phi (Equus africanus) là thành viên hoang dã của họ ngựa, Equidae.
Tavşanın kulakları eşeğin gibi sivrice ve uzun.耳がウサギのように長い。
El elin eşeğini;türkü çağırarak arar.其掌法獨樹一格,稱為反勢掌。
El elin eşeğini;türkü çağırarak arar.מיוחס לו חיבור הפיוט אנא בכח.
Afrika yaban eşeği (Equus africanus), Equidae familyasından bir hayvan çeşididir.Африканското диво магаре (Equus africanus) е вид бозайник от семейство Коне (Equidae).
Aynı sene içerisinde Eşeğin Kuyruğu koleksiyonunun Moskova'daki bir sergisinde yer aldı.Iste godine sudjelovo je i na izložbi kolektiva Magareći rep u Moskvi.
Eskiden Afrika yaban eşeği Mısır, Sudan ve Libya'da da yaşardı.U novije vrijeme afrički divlji magarci živjeli su u Etiopiji, Eritreji, Somaliji i Sudanu.
Sümerlilerin Asya yaban eşeğini evcilleştirdiği sanılmaktadır.Korejci nastoje proširiti korištenje hangula u Aziji.
Afrika yaban eşeği (Equus africanus), Equidae familyasından bir hayvan çeşididir.Ôsel (znanstveno ime Equus africanus asinus) je udomačena žival iz družine konjev (Equidae).
Moğol vahşi eşeği (Equus hemionus hemionus) bölgede yok olmuştur.Pärsia eeslik ehk onager (Equus hemionus onager) on eesliku alamliik.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.der hatte vierzig Söhne und dreißig Enkel, die auf siebzig Eselsfüllen ritten; er richtete Israel acht Jahre
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Ebbe quaranta figli e trenta nipoti, i quali cavalcavano settanta asinelli. Fu giudice d'Israele per otto anni
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Él tenía cuarenta hijos y treinta nietos que montaban setenta asnos. Juzgó a Israel durante ocho años
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Han hadde firti sønner og tretti sønnesønner, som red på sytti asenfoler; han dømte Israel i åtte år.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.그에게 아들 사십과 손자 삼십이 있어서 어린 나귀 칠십 필을 탔었더라 압돈이 이스라엘의 사사가 된지 팔 년이라
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Ten měl čtyřidceti synů a třidceti vnuků, kteříž jezdili na sedmdesáti mezcích; i soudil Izraele osm let.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Tinha este quarenta filhos e trinta netos, que cavalgavam sobre setenta jumentos. E julgou a Israel oito anos.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.Той имаше четиридесет сина и тридесет внуци, които яздеха на седемдесет ослета; и съди Израиля осем години.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.ויהי לו ארבעים בנים ושלשים בני בנים רכבים על שבעים עירם וישפט את ישראל שמנה שנים׃
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.وكان له اربعون ابنا وثلاثون حفيدا يركبون على سبعين جحشا قضى لاسرائيل ثماني سنين.
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.他 有 四 十 個 兒 子 、 三 十 個 孫 子 、 騎 著 七 十 匹 驢 駒 . 押 頓 作 以 色 列 的 士 師 八 年
Avdonun kırk oğlu, otuz torunu ve bunların bindiği yetmiş eşeği vardı. İsraili sekiz yıl yönetti.他 有 四十 個 兒子 、 三十 個 孫子 、 騎著 七十 匹 驢駒 . 押頓 作 以色列 的 士師 八年
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy, sớm mai, Ba-la-am dậy, thắng lừa cái mình và đi với các sứ thần Mô-áp.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Zo zadelde Bileam de volgende morgen zijn ezel en vertrok met de boodschappers naar Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Και εσηκωθη ο Βαλααμ το πρωι, και εσαμαρωσε την ονον αυτου και υπηγε μετα των αρχοντων του Μωαβ.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Валаам встал поутру, оседлал ослицу свою и пошел с князьями Моавитскими.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.За това, Валаам стана на сутринта, оседла ослицата си, и отиде с моавските първенци.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.ויקם בלעם בבקר ויחבש את אתנו וילך עם שרי מואב׃
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.فقام بلعام صباحا وشدّ على اتانه وانطلق مع رؤساء موآب
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴 蘭 早 晨 起 來 、 備 上 驢 、 和 摩 押 的 使 臣 一 同 去 了
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴蘭 早晨 起來 、 備上驢 、 和 摩押 的 使臣 一同 去了
Bir eşeği, atlı bir yük arabasına nasıl dönüştürleceğini, herşeyi. Ve tabi Ruslar da aynı şeyi yaptılar.E allo stesso modo i russi.
Bir eşeği, atlı bir yük arabasına nasıl dönüştürleceğini, herşeyi. Ve tabi Ruslar da aynı şeyi yaptılar.En dan worden tienduizenden mensen getraind in terrorisme.
İlgili Sayfalar