Bölümün adı "Bir erkeği eşcinsel yapan nedir?" imiş.Auf die Frage des Liturgen „Wie heißt das Kind?“ wird der Name genannt.
Erişim tarihi: 1 Temmuz 2015. ^ "Eşcinsel evlilik bütün ABD eyaletlerinde serbest!".4. März 2015, abgerufen am 25. Mai 2015. Map: Same-sex marriage in the United States.
Christopher Ciccone açık bir eşcinseldir.Christine Delphy lebt offen lesbisch.
Eşcinsel evliliğe ilişkin yasa tasarısı, 1 Ekim 2004'te Kabine tarafından kabul edildi.Das schottische Parlament hat die Einführung der gleichgeschlechtlichen Ehe am 4. Februar 2014 beschlossen.
Erkek eşcinselliği cinselliğinde bir konum.Zur gleichgeschlechtlichen männlichen Prostitution.
Eşcinsel evlilikler, özerk topluluklarda yasadışıydı.Homosexuelle Handlungen sind auf den Komoren illegal.
Eşcinsel yürüyüşlerini iki kez engelledi.Mehrfach behinderte er die politische Laufbahn Homosexueller.
Şarkıcı Chuck Negron ile eşcinsel olarak ilişkisi vardı.Sein Cousin ist der Musiker Chuck Negron.
Bir ankete göre Arjantinlilerin %70'inden fazlası eşcinsel evliliğin yasallaştırılmasını destekliyor.50 Prozent forderten, dass der Staat die gleichgeschlechtliche Liebe unterdrücken solle.
1882 yılında eşcinsel eğilimleri ortaya çıktı.1882 verübte ihr zweiter Gemahl Selbstmord.
Buna karşın, eşcinsel evliliklere halen birçok ülkede izin verilmemektedir.Grundsätzlich war die Ehe zwischen Bürgern verschiedener Staaten nicht erlaubt.
Onlar eşcinsel.Elles sont homosexuelles.
Buna rağmen, bazı Amerikalı eşcinseller yurtdışında yaşamayı tercih etti.Cependant beaucoup d'Américains homosexuels préfèrent vivre à l’étranger.
"Eşcinsel çelik fabrikası", Steve Tompkins tarafından yazıldı.La scène de l'« aciérie gaie » est écrite par Steve Tompkins.
Norveç, eşcinsel evliliği yasallaştıran altıncı ülkedir.La Norvège est le sixième pays à légaliser le mariage homosexuel.
1954'te FBI de eşcinsel örgütlere sızmaya ve bunları izlemeye başladı.En 1954, le FBI commence aussi à infiltrer et à surveiller les organisations homosexuelles,,.
ABD'de eşcinsellerin özgürlüğe kavuşmaları İkinci Dünya Savaşı döneminde başladı.Aux États-Unis, l'émancipation des homosexuels commence à l’époque de la Seconde Guerre mondiale.
2012'de eşcinsel evlilik karşıtı bir metne 173 sağcı parlamenter ile beraber imza atmıştır.En janvier 2012, il signe un texte s’opposant au mariage homosexuel, avec 173 parlementaires de droite.
Ayrıca eşcinsel porno oyuncusu Nick Da'Kannon'un kardeşidir.Elle est la sœur de l'acteur porno gay « Nick Da'Kannon ».
Büyük Eşcinsel Al, South Park karakterlerindendir.Article détaillé : Personnages secondaires de South Park.
Ayrıca Eşcinsel evliliğe karşı çıkmaktadır.Elle est également opposée au mariage homosexuel.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.Le mariage homosexuel est légal en Islande depuis le 27 juin 2010.
Pembe üçgen ise açık eşcinsel sembolü olarak ele alınır.Le triangle rose est évidemment pris le symbole gay.
Eşcinsel erkekler heteroseksüel erkeklere göre ortalama olarak bir parça daha büyük ve kalın penise sahiptir.Les hommes gays ont, en moyenne, un pénis légèrement plus long et plus épais que les hommes hétérosexuels.
Pembe üçgen ise eşcinseller içindi.Le triangle rose représente les gays.
Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi.Une grande partie de ses amis proches sont homosexuels ou bisexuels.
Eski Yunanistan'da eşcinsellik genelde erkekler arasında görülürdü.Dans la Grèce antique, les hommes s’engageaient généralement dans des relations avec les deux sexes.
Bir araştırma annenin genetik yapısıyla oğullarının eşcinselliği arasında bir bağlantı bulmuştur.Une étude suggère un lien de l’hérédité génétique de la mère vers ses fils sur l'homosexualité.
Evlenen eşcinsel çiftlerin üçte ikisi gey erkek çiftler idi, geri kalanı ise lezbiyen çiftlerdi.Les deux tiers des jeunes aidés sont des collégiens et le reste sont des primaires.
Kadınlar arasında ilk eşcinsel evlilikse, on bir gün sonra Barselona'da yapıldı.Le premier mariage légal entre deux femmes reconnues comme telles a lieu à Barcelone onze jours après.
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür.L'épisode La Phobie d'Homer est le premier épisode à être centré sur l'homosexualité.
Bir travesti heteroseksüel ya da eşcinsel olabilir.Tu peux être hétéro, gay ou trans !
Danimarka'da eşcinsel evlilik 15 Haziran 2012 tarihinde yasal oldu.Le mariage entre personnes de même sexe au Danemark est autorisé depuis le 15 juin 2012.
Katar'da eşcinsellik yasaktır.L’homosexualité est interdite dans le judaïsme.
Türkiye'de de eşcinsellik genel olarak normal dışı ve kabul edilemez olarak algılanmaktadır.Dans ce contexte, l'infidélité est considérée comme normale et acceptable.
2004 itibarıyla eşcinsel evlilik Krikler tarafından tanınmamaktadır.En effet,depuis 2011, la Suisse interdit les mariages aux sans papiers.
Ölüm cezasını desteklemekte eşcinsel evliliklerine karşı çıkmaktadır.Il soutient par exemple le rétablissement de la peine de mort et s'oppose au mariage homosexuel.
Kitabın ana temasında eşcinsellik konusu ele alınmıştır.Le thème principal de cet ouvrage est l'homosexualité.
Eşcinsel evliliği desteklemiştir.Il est favorable au mariage homosexuel.
Sims, Pensilvanya tarihinin seçilmiş ilk açık eşcinsel devlet kanun koyucusu oldu.Sims a été le premier élu ouvertement homosexuel à devenir représentant du Parlement de Pennsylvanie.
Eşcinsellik, Pakistan'da tabu yardımcısı olarak da düşünülebilir.L'homosexualité est considérée comme un sujet tabou en Ouganda.
Eşcinsel evliliklere karşı belediye başkanlarının çağrısını imzalayanlar arasında yer almıştır.Il figure parmi les signataires de l'« appel des maires contre le mariage des personnes du même sexe ».
Bir eşcinsel ayrımcılığı yaşadığımızı düşünüyorum.Il semble exister une discrète prédominance féminine.
Eşcinsellerin gidebileceği barların sahipleri ise nadir olarak eşcinseldi.Ceux qui le faisaient étaient souvent des bars dont les gestionnaires étaient rarement homosexuels eux-mêmes.
2012-2013 yıllarında Eşcinsel evlilik karşıtı eylemlerde yer almıştır.En 2012, 2013 et 2014, il participe aux manifestations contre le mariage homosexuel.
"Sezen Aksu'dan Gezi'ye ve eşcinsellere inadına destek!".Viens, fais entendre ton accent de Queens ».
Mahkemede lezbiyenliği kanıtlamanın yöntemleri, erkek eşcinselliğininki ile aynı.Les moyens de prouver les actes lesbiens sont les mêmes que pour l'homosexualité masculine.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.L'Organisation mondiale de la santé supprime, en 1990, l'homosexualité de la liste des maladies mentales.
Bu toplum içerisinde homofobi oldukça yaygındır ve eşcinsellik büyük bir tabu olarak görülür.Dans la société occidentale, la sexualité est un sujet très particulier et en partie tabou.
En yakın arkadaşı Michael, gizli bir eşcinseldir.Thomas a son propre secret : il est homosexuel.
Ayrıca eşcinselliği dizinin birçok yerinde görmek mümkündür.Ensuite, on voit Kat danser dans divers endroits.
Oyunda eşcinsellik konu edinilmiştir.Il s’agit d’un jeu sur le sexe.
Bu da sonraki erkek çocuklarında eşcinsel yönelim görülme ihtimalini arttırmaktadır.Il est également important de traiter les éventuels partenaires sexuels.
Her ikisi de eşcinselliği en ağır cezayı gerektiren bir günah olarak görür.C'est celle de certaines Églises qui considèrent l'homosexualité comme un des péchés les plus graves.
Osman F. Seden'in Beddua (1980)'sı erkek eşcinselliğini ele alan ilk filmdir.Blind Mouth (Edward Sloman, 1920) est le premier film où Gooson occupe le rôle de directeur artistique.
"Televizyonda eşcinsel var mı?Quand on possède un téléviseur ?
Ağustos 2009'da yapılan ankete göre İsraillilerin %61'i eşcinsel evliliği desteklerken %31'i karşı çıkmıştır.Selon les sondages d'opinion, en 1986, seulement un Américain sur trois approuvait le mariage interracial.
Eşcinselliğini yeni keşfeden gurbetçi Türk genci "Murat" henüz 17 yaşında Berlin'de ailesiyle yaşar.Le jeune Murat, un Turc de 17 ans, découvre peu à peu son homosexualité.
Christopher Ciccone açık bir eşcinseldir.Christos Tsiolkas est ouvertement gay.
Vajinismus eşcinsel kadınlarda da görülebilmektedir.Au Vinca récent, on trouve aussi des femmes assises.