Ana içeriğe geç
Sözlük

eşarp ile cümle

eşarp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kızın boynunun etrafında uzun bir eşarp vardı.The girl had a long scarf around her neck.
Bu eşarp yumuşak hissettiriyor.This scarf feels soft.
Elbiseyle takmak için bir eşarp seçti.She chose a scarf to wear with the dress.
O koyu mavi bir eşarp taktı.She wore a dark blue scarf.
Bir eşarp için 40 Euro mu? Daha ucuz bir şeyiniz yok mu?40 Euros for a scarf? Don't you have anything cheaper?
Eşim için bir hediye almak istiyorum. Bir eşarp düşündüm.I would like to buy a present for my wife. I thought about a scarf.
Bir eşarp takan o kız bakire.That girl who's wearing a scarf is a virgin.
O bir eşarp örüyor.She is knitting a scarf.
Tom Mary'ye yeni bir eşarp almak istiyordu.Tom wanted to buy Mary a new scarf.
88. doğum günü için büyükanneme bir eşarp aldım.I bought a scarf for my grandfather for his 88th birthday.
Mary'nin boynunda siyah bir eşarp vardı.Mary had a black scarf around her neck.
Mary boynuna kırmızı bir eşarp giydi.Mary wore a red scarf around her neck.
Arkadaşım bana bir ipek eşarp hediye etti.My friend gave me a silk scarf.
O eşarp kötü.That scarf is ugly.
Tom pazartesi günü Mary için bir eşarp aldı.Tom bought a scarf for Mary on Monday.
Boynuna kırmızı bir eşarp bağlamıştı.She wore a red scarf around her neck.
Tom, Mary'ye doğum günü için bir eşarp hediye etti.Tom gave Mary a shawl for her birthday.
Mary bir eşarp örüyor.Mary is knitting a scarf.
Tom, Mary için bir eşarp satın aldı.Tom bought a scarf for Mary.
Tom, Mary'ye bir eşarp satın aldı.Tom bought Mary a scarf.
Mary'ye bir eşarp aldım.I bought Mary a scarf.
Sami, Leyla'yı eşarplarından biri ile boğdu.Sami strangled Layla with one of her scarfs.
Leyla yeni bir eşarp giyiyor.Layla is wearing a new scarf.
Bu diyor ki: Yoga, kağıt havlu, deterjan, (gülüşler) su, pamuk eşarp, göz damlası.This one says, 'Yoga, kitchen roll, soap powder, [Laughter]
Ve eşarp düdük 's...Here they come..
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidWe'll have no Cupid hoodwink'd with a scarf, Bearing a Tartar's painted bow of lath,
Eşarplar çıkarıldı ve saklanmak için Müslüman kadınlar tarafından peruklar ile değiştirildi.Scarfs were removed and replaced with hairnets by Muslim women in order to hide.
1613–14 Anthony van Dyck – Zırhlı Bir Komutanın Portresi, Kırmızı Eşarplı, y.1613/14 Anthony van Dyck: Portrait of a Commander in Armour, with a Red Scarf, c.
İnciler, ipekler ve renkli eşarplar yaygındı. [1] [3] [2]Pearls, silks, and colourful scarves were commonplace.[4][3][27]
Eşarplar çekmecede.Los pañuelos están en la gaveta.
Kaşkay kadınları kat kat renkli etekler (üç etek) parlak tunikler ve eşarplar giyerler.Si indossano ghirlande fatte di fiori (per le donne) o foglie di quercia (per gli uomini).
Saçlarının üzerine ipek bir eşarp bağlamış.Om haar haren heeft zij een zijden sjaal gebonden.
Köyün geleneklerine göre kadınlar köye özel yerel kıyafet giyerler (şalvar, poğ, eşarp vs.).V Lese vyrůstá ze země cokoliv, co vesničané potřebují (nábytek, oblečení).
Arkadaşım bana bir ipek eşarp hediye etti.Prietenul meu mi-a făcut cadou o eșarfă de mătase.
Reşaide kadınları çok süslü giysiler ve eşarp giyer.Moterys vilki labai spalvingus rūbus ir tatuiruoja rankas.
Eşim için bir hediye almak istiyorum. Bir eşarp düşündüm.Noriu nupirkti žmonai dovaną. Mąsčiau apie skarą.
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,Maar gelukkig draagt ze geen sjaal zoals het andere meisje die er bijna in was gestikt,
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,אבל למזלה היא אינה לובשת צעיף כי אז הייתה נחנקת מה שקרה עם בחורה אחרת שנקלעה לנסיבות דומות
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,لكن لحسن حظها انها مش لابسة كوفية زي البنت التانية اللي كانوا هيخنقوها بيها
Ama şükür eşarp takmamıştı, bir başka kız eşarbıyla boğulacaktı neredeyse,またはナイフで侵入していた第三の少女のような、
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidAvremo nessun Cupido hoodwink'd con una sciarpa, Bearing arco dipinto una tartara di listelli,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidBudeme mať Cupid hoodwink'd s šatkou, nesúci na tatársky maľované lúk lišty,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidBudeme mít Cupid hoodwink'd s šátkem, nesoucí na tatarský malované luk lišty,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidChúng tôi sẽ không có Cupid hoodwink'd với một chiếc khăn, Mang cung sơn của Tartar gươm,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir Cupid우리는 라스의 타르 타르의 그려진 나비 넥타이를 베어링, 스카프와 함께 hoodwink'd 더 큐피드도 없을 거예요
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidKita tidak akan punya Cupid hoodwink'd dengan syal, Bearing busur Tartar yang dicat reng,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidMajd nem Cupid hoodwink'd egy sálat, ellátott tatár által festett íjat a léc,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidMe ei Cupid hoodwink'd kanssa huivi, Bearing tartar n maalattu keula rima,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidMi bomo ne Cupid hoodwink'd s šalom, ob Tartar je naslikal premcu letve,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidNão teremos Cupid hoodwink'd com um lenço, Bearing arco pintado um tártaro de ripa,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidNie będziemy mieli Cupid hoodwink'd z szalikiem, mając tatarskie namalowany łuk z listwy,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidNo tendremos Cupido hoodwink'd con una bufanda, Teniendo arco pintado un tártaro de listón,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidNous n'aurons pas de Cupidon hoodwink'd avec un foulard, Ayant arc peint un tartare de lattes,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidVi har inga Cupid hoodwink'd med en scarf, Med en Tartar är målad båge ribba,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidVi har ingen Amor hoodwink'd med et tørklæde, forsynet med et Tartar er malet bue tremme,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidVom avea nu Cupidon hoodwink'd cu un fular, ţinând prova un tătar lui pictat de laţ,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidWe hebben geen Cupido hoodwink'd met een sjaal, Bearing een Tartaar is geschilderd boeg van de lat,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidWir haben keine Cupid mit einem Schal hoodwink'd, Bearing einen Tataren gemalt Bogen der Latte,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidΘα έχουμε καμία Έρως hoodwink'd με ένα μαντίλι, Έχοντας ζωγραφισμένα τόξο έναν Τάταρο της πεταχτό,
Biz, bir Tatar boyalı yay çıta Rulman, bir eşarp ile hoodwink'd hiçbir CupidМы не будет никакой Купидон hoodwink'd с шарфом, принимая окрашены нос татарина из планки,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod