Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom eskiden olduğu kadar sıska değil.Tom isn't as skinny as he used to be.
Tom eskisi kadar varlıklı değil.Tom isn't as well off as he used to be.
Tom eskisi kadar samimi değil.Tom isn't as friendly as he used to be.
Tom eskisi kadar enerjik değil.Tom isn't as energetic as he used to be.
Tom eşyalarını kutulara koyuyor.Tom is packing his things into boxes.
Tom ağlamanın eşiğinde.Tom is on the verge of crying.
Tom espri anlayışım olmadığını söyledi.Tom said I had no sense of humor.
Tom eşeklik ediyor.Tom is being a jerk.
Tom'un eskiden nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where Tom used to live.
Tom hala eski kız arkadaşına aşık.Tom is still in love with his ex-girlfriend.
Sen ve ben başa baş eşleştik.You and I are evenly matched.
Bu eski bir isim.It's an old name.
Bu eski bir ağrı.It's an old pain.
Tom geniş esnedi.Tom gave a wide yawn.
Tom odasında eşyasını paketliyor.Tom is in his room packing up his stuff.
Tom gözyaşlarının eşiğinde.Tom is on the verge of tears.
Tom eşyalarını topluyor.Tom is getting his things together.
Tom eskisinden daha varlıklı.Tom is better off than he was.
Tom hâlâ eski eşine aşık.Tom is still in love with his ex-wife.
Tom eşinden daha yaşlı.Tom is older than his wife.
Tom kendini eşine adadı.Tom is devoted to his wife.
Tom eşine bağlı.Tom is dependent on his wife.
Tom eşinden ayrı yaşıyor.Tom is living apart from his wife.
Tom esnememeye çalışıyor.Tom is trying not to yawn.
Eşi bile onun neden öldüğünü bilmiyor.Her husband doesn't even know why she died.
Maddenin esas olarak hiçlikten oluşmaktadır.Matter is composed chiefly of nothing.
Esperantoda sonuncudan bir önceki hece her zaman vurgulanır.In Esperanto, the penultimate syllable is always stressed.
Esperantoda, sonuncusundan önceki hece daima vurgulanır.In Esperanto, the syllable before the last one is always stressed.
Yeni seçilen belediye başkanı eskiden profesyonel güreşçiydi.The newly-elected mayor used to be a pro wrestler.
Bu, gizli dinsel törenleri kullanan eski bir örgüt.It's an old organization that uses secret rituals.
Ben değiştim. Eskiden olduğum gibi aynı insan değilim.I've changed. I'm not the same man I used to be.
Bir kadın asla eskisi kadar güzel değildir.A woman is never as beautiful as she used to be.
Matematik insan kadar eskidir.Mathematics is as old as Man.
Tom onun hakkında bir espri yaptı.Tom made a joke about it.
Tom sizin eski dost olduğunuzu söyledi.Tom said you're old friends.
Estonya'yı ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Estonia.
Tom eşine bir servet bıraktı.Tom left his wife a fortune.
Tom eşini ve çocuklarını terk etti.Tom left his wife and children.
Tom eskisi gibi aynı hatayı yaptı.Tom made the same mistake as before.
Tom senin eski bir arkadaşın olduğunu söylüyor.Tom says he's an old friend of yours.
Tom eşyalarını toparlamaya başladı.Tom started packing his things up.
Onlar çocuklara okula kadar eşlik etmeyecek.They will not accompany the children to school.
Tom eşyaları kutudan çıkarmaya başladı.Tom started taking things out of the box.
Mary ağzını kapatıp esniyor.Mary's covering her mouth and yawning.
Ben Tom'un eski pijamasını giyiyorum.I'm wearing Tom's old pajamas.
Bu eski bir klişe.It's an old stereotype.
Eskisi gibi eğlenceli değil.It's not funny anymore.
Bu dilin olağanüstü esnekliğinden büyülendim.I'm fascinated by the extraordinary flexibility of this language.
Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.Seen from a distance, the rock looked like an old castle.
Yedi yıllık savaş esaretinden sonra Tom çökmüş bir adamdı.After seven years of wartime captivity, Tom was a broken man.
Buraya biri girmiş. Eşyalarımın onları bıraktığım yerde olmadığını söyleyebilirim.Someone's been here. I can tell that my things aren't where I left them.
Eskiden bu gömlek sana çok yakışırdı ama sanırım kurutma makinesinde çekmiş.That shirt used to look really nice on you, but I think it shrank in the dryer.
Ben herhangi bir yerde sana eşlik edebilir miyim?Can I escort you anywhere?
Şu eşyalardan bazıları benim olabilir.Some of that stuff might be mine.
Bu eski bavulu Tom'a verebilir miyim?Would it be OK if I gave Tom this old suitcase?
Hiyerarşi eşitliğe karşıdır.Hierarchy is against equality.
Hayatta kalmam, insan vücudunun kolay kolay yok edilemezliğinin eseridir.The fact that I survived is a tribute to the indestructibility of the human body.
Tom delikleri olan eski bir tişört giyiyordu.Tom was wearing an old t-shirt with holes in it.
Chiqui Esperanto konuşan bir papağandır.Chiqui is a parrot that speaks Esperanto.
Estetik kliniklerini ziyaret eden insanların sayısı bu son yıllarda artmaktadır.The number of people who visit aestethic clinics have been on the rise these last years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod