Ana içeriğe geç
Sözlük

eş ile cümle

eş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Eskisi kadar çok yüzmüyorum.I don't swim as much as I used to.
Bütün faturaları ödeyebilmek için eşyalarımdan çoğunu satmak zorundayım.I have to sell a lot of my things so I can pay all my bills.
Tom'un eski hilelerini yine yaptığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom is up to his old tricks again.
Eskiden çok et yerdim.I used to eat a lot of meat.
Eskisi kadar güçlü değilim.I'm not as strong as I used to be.
Mary'nin boynunda siyah bir eşarp vardı.Mary had a black scarf around her neck.
Lütfen eşyalarını dolaba koy.Please put your stuff in the closet.
Polis Tom'a odadan çıkmasına eşlik etti.The policeman escorted Tom out of the room.
Eski işini yeniden alabilirsin.You can have your old job back.
Bize eşlik etmek için buyurun.You're welcome to accompany us.
Tom eşarbı boynuna ayarladı.Tom adjusted the scarf around his neck.
Tom bir espri ile konuşmaya başladı.Tom began his speech with a joke.
Tom'un eski suç kaydı yok.Tom has no prior criminal record.
Tom eski ve güvenilir bir dosttur.Tom is an old and trusted friend.
Tom eski bilgisayarımızı bodruma koydu.Tom put our old computer in the cellar.
Tom soğutmak için pastayı mutfak penceresi eşiğine koydu.Tom put the pie on the kitchen windowsill to cool.
Tom eşyaları üç kümeye ayırdı.Tom separated the items into three piles.
Tom bir esir kampında üç yıl geçirdi.Tom spent three years in a prison camp.
Tom üç yıldır bir savaş esiriydi.Tom was a prisoner of war for three years.
Mary odaya girdiğinde Tom eşyalarından bazılarını karıştırıyordu.Tom was rummaging through some of his stuff when Mary walked into the room.
Tom eski bir laboratuvar önlüğü giyiyordu.Tom was wearing an old lab coat.
Sen esir kampından ne zaman serbest bırakıldın?When were you released from the prison camp?
Fırtına üç gündür şiddetli esiyor.The storm has been raging for three days.
Lütfen, eşinize selamlarımı iletin.Please send my regards to your wife.
Esperantoda vurgu sondan bir önceki heceye gelir.In Esperanto a stress falls on the penultimate syllable.
Eskisi kadar çok kitap okumuyorum.I don't read as many books as I used to.
Ben bir mucize eseri kurtuldum.I was saved as if by a miracle.
Yaz tatili her zaman tembellik ve rahatlamaya eşittir.Summer vacation always equals idleness and relaxation.
Onu seviyorum ama o bir eş cinsel.I love him, but he's gay.
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.Gay marriage should be legal.
Eş cinsel evliliği yasal olmalı mı?Should gay marriage be legal?
Bilgisayarınız eskimiş. Yeni bir tane almalısınız.Your computer is obsolete. You need to buy a new one.
Hükümet bazı eski uçakların hurdaya ayırmayı planlıyor.The government plans to scrap some of the older planes.
Bu eski resmi benim için onarabilecek bir ressam biliyor musun?Do you know an artist who can restore this old picture for me?
Tom eskidi kadar çok uyumuyor.Tom doesn't sleep as much as he used to.
Şu anda Esperanto öğretmek için Güney Amerika'dayım.Now I am in South America to teach Esperanto.
Şu anki ya da eski erkek arkadaşlarınla ilgilenmiyorum.I'm not interested in your current boyfriend or ex-boyfriends.
Tom bana eski arabasını satmaya çalıştı fakat ona ilgilenmediğimi söyledim.Tom tried to sell me his old car, but I told him I wasn't interested.
Tom hâlâ eski arabanı almakla ilgileniyor.Tom is still interested in buying your old car.
Tom bu yeri eskiden yaşadığı yerden daha çok seviyor.Tom likes this place better than where he used to live.
Tom esir tutuluyor.Tom is being held prisoner.
Tom esir alındı.Tom has been taken captive.
Tom eşyalarına dokunan insanları sevmez.Tom doesn't like people touching his stuff.
Bu, Boston'un en eski restoranıdır.This is Boston's oldest restaurant.
Boston'da eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend of mine in Boston.
Tom Mary'nin eşini tanıyor.Tom knows Mary's husband.
Tom'un eşi Mary'nin eşini tanımıyor.Tom's wife doesn't know Mary's husband.
Eski saat yıllardır rafta duruyordu.The old clock has stood on the shelf for years.
Sürekli çocukluğundaki eski anılardan bahsediyor.He is always talking about old memories of his childhood.
Aslında eski erkek arkadaşımla geri döndüm.As a matter of fact, I've gotten back with my old boyfriend.
Tom tekrar eski sevgilisiyle.Tom is back with his ex.
Esrar Kolarado'da artık yasaldır.Marijuana is now legal in Colorado.
Babam söylemek için her zaman esprili bir şey bulur.My father always comes up with something witty to say.
Tom ve ben eskiden oda arkadaşlarıydık.Tom and I used to be roommates.
Tom eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.Tom gathered his belongings and headed for the door.
Tom bir yerde esir tutuluyor.Tom is being held prisoner somewhere.
Hem yeni hem de eski her türlü kitabı kullanırız.We handle all type of books, both new and old.
Çeşmenin önünde gitarıyla kendine eşlik eden genç bir kadın vardı.In front of the water fountain, there was a young woman accompanying herself on a guitar.
Tom üzerinde "oturma odası eşyası" işaretli bir karton kutuyu açtı.Tom opened a cardboard box marked "living room stuff."
Tom eşiyle Almanya'da okurken tanıştı.Tom met his wife when he was studying in Germany.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod