Tom yedi yıl önce eşini kaybetti.Tom lost his wife seven years ago.
Chunkey, Amerikan yerlisi kökenli eski bir oyundur.Chunkey is an ancient game of Native American origin.
Ben şimdi Esperanto öğreniyorum.I am now learning Esperanto.
Eskisi gibi değilim.I'm not like I used to be.
Altının karesi otuz altıya eşittir.Six squared equals thirty-six.
Yaşadığım ev eski.The house that I live in is old.
Allah'ın gözünde tüm insanlar eşittir.In God's eyes all men are equal.
Bu eski bir kullanımdır.This is an obsolete usage.
Tom dolabından eski bir ayakkabı kutusu çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out an old shoebox from his closet and opened it.
Eski arabamızı gerçekten satıp satamayacağımız şüpheli.It's doubtful whether we can really sell our old car.
Tom oturma odasında eski bir film izliyor.Tom is in the living room watching an old movie.
Tom üç bardak espresso taşıyarak içeri geldi.Tom came in carrying three cups of espresso.
Tom eşyalarını topladı ve odayı terk etti.Tom collected his things and left the room.
Tom Mary'e, eski bir gazete makalesi gösterdi.Tom showed Mary an old newspaper article.
Tom bir grup insana ofisine kadar eşlik etti.Tom led the group of men into his office.
Tom, eski ekmek kızartma makinesini atmayı planlıyor.Tom plans to throw away his old toaster.
Tom binanın dışında Mary'ye eşlik etti.Tom escorted Mary out of the building.
Tom, Mary'nin eski erkek arkadaşının erkek kardeşidir.Tom is Mary's ex-boyfriend's brother.
Tom ve Mary eşit derecede kafası karışmış görünüyordu.Tom and Mary looked equally confused.
Tom eşyalarını çantasına koydu.Tom put his things in his briefcase.
Tom ve Mary eşit derecede mutlu görünüyordu.Tom and Mary looked equally happy.
O eşarbı neden takıyorsun?Why are you wearing that scarf?
Tom eşyalarını topladı ve gitti.Tom packed his things and left.
Bu eski kız arkadaşım Mary.This is Mary, my ex-girlfriend.
Tom eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put his things into a box.
Bu, benim eski erkek arkadaşım Tom.This is Tom, my ex-boyfriend.
Tom şarkıya eşlik etmeye başladı.Tom started singing along.
Mary eski bir kız arkadaş.Mary is an old girlfriend.
Tom'un eşi ile hiç tanışmadım.I've never met Tom's wife.
Bütün eşyalarım gitti.All of my things are gone.
Tom asla benim eşim değildi.Tom was never my partner.
Tom esmer ve yakışıklıdır.Tom is dark and handsome.
Bu, kapı eşiğindeydi.This was on the doorstep.
Onlar çok eski dostlar.They're very old friends.
Mary benim eski kız arkadaşım.Mary is my ex-girlfriend.
Tom senin esprili olduğunu söyledi.Tom said you were witty.
Espri mi yapıyorsun?Are you being sarcastic?
Tom bir esnemeyi bastırdı.Tom suppressed a yawn.
Onlar eski dostlar.They're old friends.
Tom benim eski patronum.Tom is my old boss.
Şemsiyeni Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsin.You may find your umbrella at the Lost and Found.
Şemsiyenizi Kayıp Eşya Bürosunda bulabilirsiniz.You may find your umbrella at the Lost and Found.
Eski kale, tepenin üstündedir.The old fort is at the top of the hill.
Bayrak esintide dalgalandı.The flag fluttered in the breeze.
Tom benim eski öğrencimdir.Tom is a former student of mine.
Gerçekte Esperanto ülkesi nerededir?Where is Esperantoland actually?
Esperanto alfabesinin 28 harfi vardır.The Esperanto alphabet has 28 letters.
Esperanto'nun rengi yeşildir.The colour of Esperanto is green.
Eski araba hurda için alındı.The old car was taken for scrap.
Eski araba hurda için alınıyor.The old car is being taken for scrap.
Müzede eski silahların bir sergisi var.There's an exhibition of ancient weapons at the museum.
Benim eski erkek arkadaşım benimle takıntılı.My ex-boyfriend is obsessed with me.
Bizim esas sorunumuz çözümsüz kalır.Our main problem remains unsolved.
Bu aynı eski sorun.It's the same old problem.
Bu eski vazonun benim için kıymeti büyük.This old vase is valuable to me.
Bu kasabada bir yerde eski bir fırın yok mu?Isn't there an old bakery somewhere in this town?
Esperanto kolay bir dil olsaydı düzeltmene ihtiyacım olmazdı.If Esperanto were an easy language I wouldn't need a proofreader.
O esnada neredeydi?Where was she at that moment?
O esnada o neredeydi?Where was she at that moment?
Esperanto, dünyayla kucaklaşmamızı sağlıyor.Esperanto allows us to embrace the world.