Ana içeriğe geç
Sözlük

eş zaman ile cümle

eş zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Era come se questa gara si fosse divisa in due gare simultanee.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Foi como se a corrida se dividisse em duas corridas simultâneas.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Het was alsof de race werd opgesplitst in twee gelijktijdige races.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Man hatte den Eindruck, als würde sich dieses Rennen in zwei parallele Rennen aufteilen.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Nasz wyścig podzielił się na dwie równoległe gonitwy.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Oli kuin kisa olisi jaettu kahdeksi samanaikaiseksi kilpailuksi.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Seolah-olah perlombaan ini terpecah menjadi dua lomba simultan.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Можна сказати, що наші шляхи розійшлися.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.Можно сказать, что наши пути разошлись.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.وبدا كما لو أن هذا السباق قد انقسم إلى سباقين متزامنين.
CART'ın bizimle eş zamanlı olduğundan emin olana kadar bekleyeceğim.Maintenant vous devriez pouvoir voir le lien publié. OK, c'est bon, merci.
CART'ın bizimle eş zamanlı olduğundan emin olana kadar bekleyeceğim.Voy a esperar hasta ver la actualización CART para empezar bien
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Aantal torrents die u normaal gelijktijdig download:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Általában egyidejűleg letöltött torrentek száma:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Antal dataflöden du oftast laddar ner samtidigt:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Antal torrents du normalt downloader samtidig:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Anzahl der Torrents, die Sie üblicherweise zeitgleich herunterladen:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Liczba torrentów zwykle jednocześnie pobieranych:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Nombre de torrents qu'habituellement vous téléchargez simultanément & #160;:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Numărul de torente uzual descărcate simultan de către dumneavoastră:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Número de torrentes transferidas em simultâneo:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Número de torrents que suele descargar simultáneamente:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Numero di torrent che normalmente scarichi contemporaneamente:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Počet torrentov, ktoré obvykle sťahujete súčasne:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Počet torrentů, které obvykle stahujete současně:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Število torrentov, ki jih običajno prenašate istočasno:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Yleensä samanaikaisesti lataamiesi torrenttien määrä:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Αριθμός torrent που συνήθως λαμβάνετε ταυτόχρονα:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Кількість торентів, які ви зазвичай звантажуєте одночасно:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Число торрентов, которые обычно загружаются одновременно:
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:ふだん同時にダウンロードする torrent の数:
Dean Jansen: Sanırım, başlamaya hazırız. CART'ın bizimle eş zamanlı olduğundan emin olana kadar bekleyeceğim.Hmm, vamos ver:
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.A DVI- fájl hibás, nem található a postamble rész.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Datoteka DVI je močno okvarjena. Okular ni mogel najti ustreznega zaključka.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Die DVI-Datei ist beschädigt. Okular kann keinen gültigen Nachspann finden.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI- filen är svårt skadad. Okular hittar inte avslutningen.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI- filen er beskadiget. Okular kunne ikke finde postambelet.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI 파일이 심하게 손상되어서 꼬리말 부분을 찾을 수 없습니다.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI on vaikeasti korruptoitunut. Okular ei löytänyt loppuosaa.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI soubor je vážně poškozen. Okular nebyl schopen najít postambuli.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI файл сильно пошкоджений. Okular не може знайти кінцеву частину.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI файлът е повреден. Okular не намери постамбюл.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.DVI ファイルはひどく壊れています。Okular はポストアンブルを見つけられませんでした。
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.El archivo DVI está severamente dañado. Okular no ha sido capaz de encontrar el postámbulo.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Het DVI-bestand is ernstig beschadigd. Okular kon de postambule niet vinden.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Il file DVI è molto rovinato. Okular non ha trovato il postambolo.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Le fichier DVI est vilainement corrompu. Okular n'a pas été capable de trouver le préambule.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.O ficheiro DVI está bastante corrompido. O Okular não foi capaz de encontrar a peroração.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Plik DVI jest poważnie uszkodzony. Okular nie był w stanie znaleźć znacznika końca po danych.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Súbor DVI je veľmi poškodený. Okular nedokázal nájsť postambulu.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Το αρχείο DVI είναι κατεστραμμένο. Το Okular δεν μπόρεσε να εντοπίσει τον επίλογο.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.Файл DVI повреждён. Программа не может найти код завершения в файле DVI.
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.ملف DVI تالف جدا. أوكلار تعذر من العثور على الـpostamble.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Als de waarneming was dat ze in fase waren dan moest deze theorie worden verworpen.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Dacă ar fi fost observate a fi sincronizate, teoria ar fi fost respinsă.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Hvis de havde været observeret som værende i fase måtte teorien bortkastes.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Jeśli byłyby one zaobserwowane w fazie wówczas teoria zostałaby obalona.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Kdybychom je viděli přicházet zároveň, teorie by tím byla vyvrácena.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.Keby to tak bolo, teória by bola vyvrátená.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.만약에 북반구와 남반구의 계절이 같다면 지축이 기울어졌다는 설이 부정되지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod