Ana içeriğe geç
Sözlük

eş zaman ile cümle

eş zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun hayali eş zamanlı bir çevirmen olmak.Her dream is to become a simultaneous interpreter.
1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu.In the early 1950s, a computer could execute only one program at a time.
The International 2014 aynı zamanda ESPN'nin eş zamanlı aktarım hizmeti ESPN3'te de yayınlanmıştır.For The International 2014, coverage was also simulcast on ESPN's streaming service ESPN3.
Bazen eş zamanlı olarak ayrı bloklar üretilebilir ve geçici bir çatal oluşturulabilir.Sometimes separate blocks can be produced concurrently, creating a temporary fork.
Eş zamanlı olarak müzik marketlerdeki fiziki satışları da başladı.At the same time, its physical sale began at the music markets.
Eş zamanlı olarak, AB ülkelerine yapılan ihracat, yirmi sekiz ülkeye, %26.6 idi.Simultaneously, exports to EU countries, of which there are twenty-eight, was 26.6%.
Bir kullanıcı 1'den 32'ye kadar eş zamanlı paralel iletim kanallarının sayısını ayarlayabilir.A user can set up the number of concurrent parallel transmission channels from 1 to 32.
Film Münih'te, eş zamanlı olarak Almanca ve İngilizce olarak çekildi.It was filmed in Munich and was shot simultaneously in German and English.
Bu pistler havalimanına eş zamanlı inişler ve havalanmalara müsaade etmiş oldu.Prior permission is required to land at this aerodrome.
Eş zamanlı olarak bir Rus televizyonunda grafik tasarımcı olarak çalıştı.At the same time she worked as a computer graphic designer at a Russian television channel.
Sıvı akış denklemleri Maxwell'in elektromanyetizma denklemleri ile eş zamanlı olarak çözülmüştür.The fluid flow equations are solved simultaneously with Maxwell's equations of electromagnetism.
Fakat RİS eş zamanlı kodlarla entegre edilebilir.It is possible, however, to integrate ROS with real-time code.
Eş zamanlı çeviri medyada da sık sık kullanılır.Her self-translations are often published at the same time.
Kanada'da ise küresel olarak eş zamanlı şekilde izlenebildi.In Canada, it airs simultaneously on Global.
1957 sonbaharında, NATO tarafından kuzeyde eş zamanlı üç büyük tatbikat gerçekleştirildi.Three major exercises were held concurrently in the northern autumn of 1957.
Eş zamanlı birden çok yükleme ve indirme.Palpi slight and porrect (extending forward).
Eş zamanlı olarak Maldivler, Nepal ve Sri Lanka nezdinde Büyükelçiliğini yürütmüştür.He was non-resident Ambassador to Sri Lanka and Nepal at the same time.
Bazı özgür yazılım paketleri eş zamanlı olarak sahipli koşullarda bulunabilir.Some free software packages are also simultaneously available under proprietary terms.
607'de Mezopotamya ve Ermenistan'da eş zamanlı istilalar başlattı.In 607, he launched concurrent invasions on Mesopotamia and Armenia.
Eş zamanlı dikkat birçok eş zamanlı aktivite ve olaya odaklanmayı gerektirir.Simultaneous attention requires focus on multiple simultaneous activities or occurrences.
Bu projede akıllı eş zamanlı bir altyazı sistemi geliştirdik.And in this project we've developed a form of intelligent real-time subtitles.
Bu yarış eş zamanlı yürüyen iki yarış haline geldi.It was as if this race split into two simultaneous races.
Eğer eş zamanlı oldukları gözlenseydi, teoride çürümüş olacaktı.If they'd been observed in phase, the theory would have been refuted.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Co-evolution entwined insects and birds and plants forever.
CART'ın bizimle eş zamanlı olduğundan emin olana kadar bekleyeceğim.I am going to wait until I see the CART update to really get started.
Böylece denekle eş zamanda etkili bir şekilde üç boyutlu veri alabiliyorsunuz.So, effectively, you get 3D data in real time of the subject.
Eş zamanlı izleme teknolojisinin ; temiz suya erişimi geliştirebildiğinireal-time monitoring technology could improve access to clean water
Bu altını, vadeli piyasada satacaksınız. Spot aldınız ve eş zamanlı olarak vadeli satıyorsunuz.So you enter into that forward contract.
Şimdi de parmaklarımla eş zamanlı olarak onu hareket ettirebilirim.And then what I can do is manipulate them with both of my fingers at the same time.
Bunlar iki tane sayı ve biz eş zamanlı olarak iki denklem çözüyoruz. .These are actually two numbers here, and we're actually simultaneously solving two equations.
Şimdi, bunları eş zamanlı olarak çözelim.Let me solve all of these simultaneously.
Sol ve sağ panellerden eş zamanlı görünümSynchronize preview from left and right panels
İşaretlendiyse, görünümler eş zamanlı olacaktır.If checked, views will be synchronized
Çoğunlukla eş zamanlı olarak indirdiğiniz torrent sayısı:Number of torrents you usually download simultaneously:
Sıra yöneticisinin çalıştıracağı en fazla eş zamanlı indirme sayısıThe maximum number of simultaneous downloads the queue manager will run.
Sıra yöneticisinin çalıştıracağı en fazla eş zamanlı dağıtım sayısıThe maximum number of simultaneous seeds the queue manager will run.
Yapışkan tuşları iki tuş eş zamanlı olarak basıldığında kapatTurn sticky keys off when two keys are pressed simultaneously
DVI dosyası kötü bir şekilde bozuk. Okular, eş zamanlama takısını bulamadı.The DVI file is badly corrupted. Okular was not able to find the postamble.
& Eş zamanlama& Sync
UNIX parola eş zamanlamasıUNIX password sync
En fazla eş zamanlı bağlantı sayısı:& Maximum number of simultaneous connections:
Eş Zamanlı ÇevirimOn the Fly Conversion
Şu anda eş zamanlı olarak kurumun kapasitesini pekiştirmek için çalışıyoruz.We are now simultaneously working on strengthening the Agency's capacity.
Anlaşma kapsamında iki çocuk kitabı Yunanistan ve Çin'de eş zamanlı olarak yayınlanacak.Two books for children will be published simultaneously in Greece and China under the deal.
Esasen bu iki koşul eş zamanlı hareket ediyor."In fact, both conditions act simultaneously," Aralica said.
Sistemdeki ağ bölümlerinin her biri için bir eş zamanlama sunucusu seçilir.A synchronization master is selected for each of the network segments in the system.
Eş zamanlı olarak, özgür bir kadınla evlilik dışı ilişkiler ciddi şekilde ele alınıyordu.Simultaneously, extramarital relations with a free woman were severely dealt with.
Eş zamanlı olarak Çin'de de kartografik araştırmalar yaptı.In China he also undertook cartographic surveys.
Eş zamanlı demek, aynı gün ve aynı saat anlamına gelmez.Simultaneous doesn't mean the same day and the same hour.
Bu iki model E-Savunma platformu üzerine kurulmuş ve eş zamanlı olarak test edilmiştir [2]These two models were set on E-Defense platform and tested simultaneously.[6]
İki bina modeli eş zamanlı sarsma masası testi.Concurrent shake-table testing of two building models.
Pozitif ve negatif yük taşıyıcıları bazen eş zamanlı olarak da bulunabilir.Positive und negative Superhumps können gleichzeitig auftreten.
Bununla eş zamanlı olarak 1891'e kadar sürecek olan büyük boyutlu versiyon üzerinde çalıştı.Gleichzeitig arbeitete er an der erst 1891 vollendeten großformatigen Fassung.
İngilizce versiyonla eş zamanlı çekilmiş.Englischsprachige Siteversion verfügbar.
Eş zamanlı olarak bir Rus televizyonunda grafik tasarımcı olarak çalıştı.Gleichzeitig arbeitete sie als Computergrafikerin bei einem russischen TV-Sender.
607'de Mezopotamya ve Ermenistan'da eş zamanlı istilalar başlattı.En 607, il lance une invasion simultanée de la Mésopotamie et de l'Arménie.
Žižek'e göre, bir insanı çeşitli yollarla gözlemleyebiliriz ancak bu yollar eş zamanlı varolmaz.Pour Žižek, nous pouvons voir une personne de différentes manières, mais ces manières s'excluent mutuellement.
Dünyanın tarihinin başlarında farklı yaşam biçimleri yaklaşık eş zamanlı olarak belirmiş olabilir.Nous pouvons dans les différentes heures distinguer les âges successifs d'une vie humaine.
Buna rağmen omeprazolün emilimi eş zamanlı olarak yenen yemekle azalır.El rango de absorción de omeprazol, no obstante disminuye concomitantemente con la entrada de comida.
Dezavantajları ise küçük bozulma etkileri ve CCDnin eş zamanlı yazılması ve okunması zorunluluğudur.Las desventajas son efectos de distorsión menores y que el CCD tiene que ser escrito y leído a la vez.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod