eğlendirmek ile cümle
eğlendirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşi insanları eğlendirmek olan ve şovlara katılan kişi bir eğlendiren kimsedir.The man whose work it is to amuse people who attend a show is an entertainer.
O, yabancı misafirleri eğlendirmekten sorumludur.He is in charge of entertaining the foreign guests.
Bu öğrenciler öğrenmek istemiyorlar. Sadece kendilerini eğlendirmek istiyorlar.These students don't want to learn. They just want to enjoy themselves.
Herkese merhaba! Biz sizi eğlendirmek için buradayız.Hello, everybody! We're here to entertain you.
Onlar öğretmenlerini eğlendirmek için bir gösteri koydular.They put on a show to entertain their teachers.
Ben sadece onları eğlendirmek istiyorum.I just want to humiliate them.
Ben sadece onu eğlendirmek istiyorum.I just want to humiliate him.
Öğrenciler sıkılırlarsa kendilerini eğlendirmek için yollar bulurlar.If the students are bored, they will find ways to entertain themselves.
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim.""I'm bored!" "Then find something to do! I'm not here to entertain you."
Tom şarkı söylemek ve insanları eğlendirmek için para alır.Tom gets paid to sing and to entertain people.
Sami kendini eğlendirmek için bir yol buldu.Sami found a way to keep himself amused.
Kendilerini ve başkalarını eğlendirmek için davrandıkları belirgin olarak görülmektedir.They apparently do things for their own and others' entertainment.
Klip şiddet içerikliydi ve seyircileri eğlendirmek için yapılan dövüş sahneleri barındırıyordu.The scene descends into violence and fighting to which the audience find amusement.
Bu durumuyla “zavallıları eğlendirmek istediğini” belirtmektedir.The editors called it "endearingly entertaining".
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)But I'm pretty sure it's not in order to enjoy ourselves." (Laughter)
Gregor keman resitali daha fazla eğlendirmek için görünüyordu.Gregor seemed to entertain them more than the violin recital.
Hindistan'da kuş farklı olacağını ve bakmak için onu eğlendirmek. onları.They would be different from the birds in India and it might amuse her to look at them.
Kâr etmek ve eğlendirmek için dizayn edilmiş. AVLANMAHUNTlNG
Kızlarla gönül eğlendirmekle mi meşgulsün yoksa?Are you taking care of the girls you went out with?
Yaptıkları şey doldurulmuş hayvan kılığına girmek ve spor etkinliklerinde insanları eğlendirmek.What they do is they dress up as stuffed animals and entertain people at sporting events.
Ünlüler, çıkmak ve gönül eğlendirmek içindir. Onlarla kim evlenir?A celebrity is someone to date briefly when you're young, not marry!
Uzmanlar hikâyelerin bizi eğlendirmek için kapasitemizin üzerine çıktıklarına inanıyor.Now experts believe that stories go beyond our capacity for keeping us entertained.
Gerçekten önemli sorunları olan insanlar eğlendirmek için.The Al Qaeda was essentially a kind of a by-product of
Yûsuf dedi ki: "O, gönlünü eğlendirmek için beni kullanmak istedi."(Joseph) said: "It was she who wanted to seduce me."
Vallahi, ben onunla gönlümü eğlendirmek istedim de o masum bir tavırla bundan çekindi.I did desire his person, but he preserved himself from sin.
Ben onunla gönül eğlendirmek istemiştim. O, özü-sözü doğru insanlardandı."It was I who desired to seduce him, but he is indeed a man of virtue." --
Ben onunla gönül eğlendirmek istemiştim.It was I who sought to tempt him.
Hobileri, nadir orkideleri toplamak ve kraliyet hanımlarını eğlendirmek olarak tanımlandı.His hobbies were described as collecting rare orchids and entertaining royal ladies.
Yaşlılar tarafından çocukları eğlendirmek için de kullanılırlar. [1]They are also used for entertaining the children by the elderly.[1]
Şarkıcılar, gruplar, DJ'ler ziyaretçileri eğlendirmektedir.Singers, Bands, Djs, entertain the visitors.
İkisi Vidin'e geçtiler ve burada, Baker Mihrace'yi eğlendirmek için Vidin köle pazarına gitti.The two continued into Vidin where, to amuse the Maharajah, Baker went to the Vidin slave market.
Tomsky onları eğlendirmek için neşeli bir şarkı söylemektedir.Tomski les distrait avec une chanson.
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim.""¡Me aburro!" "¡Entonces encuentra algo que hacer! No estoy aquí para entretenerte."
Ayrıca bu izleyicileri aralarda eğlendirmek için de bir komedyen tutuldu.También era un humorista dentro de este espectáculo.
Kundukviran Mahallesi'ndeki bahçesine eşini dostunu toplar, onları eğlendirmekten büyük zevk alırdı.Le desagradaba el cuerpo de su esposo y buscaba entretenimientos amorosos en cualquier parte.
Nanite kazasından önce, hastanedeki çocukları eğlendirmek üzere eğitilmiş bir terapi şempanzesiydi.Перед нано-взрывом Бобо был шимпанзе для терапии, развлекающий детей в больнице.
Zonko'nun şaka dükkânı sihirli şakaların olduğu insanları eğlendirmek için yaratılmış bir dükkândır.Зонко «Зонко» — магазин в деревне Хогсмид для шутников и людей с чувством юмора.
Bu durumuyla “zavallıları eğlendirmek istediğini” belirtmektedir.““Isto é, definitivamente, para empoderar as mães a se divertirem.
O zamanlar oyunların birçoğu Baltık Alman soylularını eğlendirmek için sahnelenen komedilerden oluşmuştur.A maioria das peças na época eram comédias voltadas para a diversão da nobreza local do Báltico.
Tomsky onları eğlendirmek için neşeli bir şarkı söylemektedir.Tomski zingt een grappig liedje.
Kendilerini ve başkalarını eğlendirmek için davrandıkları belirgin olarak görülmektedir.Ze lijken zichzelf en anderen te willen vermaken.
Zonko'nun şaka dükkânı sihirli şakaların olduğu insanları eğlendirmek için yaratılmış bir dükkândır.Zonko's Fopmagazijn - Winkel voor magische fopartikelen.
Tomsky onları eğlendirmek için neşeli bir şarkı söylemektedir.Tomski zabawia hazardzistów śpiewem.
Zonko'nun şaka dükkânı sihirli şakaların olduğu insanları eğlendirmek için yaratılmış bir dükkândır.Крамниця «Зонко» Магазин жартівливих товарів.
Didaktik sanat, eğlendirmek ve eğitmek anlamına gelirdi.Задумом театру було як обучати, так і розважати.
Kendilerini ve başkalarını eğlendirmek için davrandıkları belirgin olarak görülmektedir.Evidentně dělají věci, aby pobavili sami sebe i ostatní.
Klip şiddet içerikliydi ve seyircileri eğlendirmek için yapılan dövüş sahneleri barındırıyordu.Jejich vzájemné zápasy měly statut exhibice k pobavení publika.
Stewie orada akşam yemeği yerken evin hizmetçisini hırsızlıkla suçlayarak kendisini eğlendirmektedir.Stewie közben lopás gyanújába keveri a házban szolgáló alkalmazottat.
Kundukviran Mahallesi'ndeki bahçesine eşini dostunu toplar, onları eğlendirmekten büyük zevk alırdı.Η γυναίκα του συγκυβερνήτη τον περίμενε με φίλους για να διασκεδάσουν.
Tek yapması gereken Marsellus Florida'dayken Mia'yı dışarı çıkarıp eğlendirmektir.Deretter ber Marsellus Vincent om å ta hans kone Mia med på byen, mens han selv er utenbys.
Didaktik sanat, eğlendirmek ve eğitmek anlamına gelirdi.Seni didaktis bermaksud menghibur dan mengajarkan.
O zamanlar oyunların birçoğu Baltık Alman soylularını eğlendirmek için sahnelenen komedilerden oluşmuştur.Повечето от постановките по това време са комедии за развлечение на местните балтийски германски благородници.
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)Aber ich bin mir ziemlich sicher, dass wir es nicht deshalb sind, um uns zu amüsieren." (Gelächter)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)Ale jestem głęboko przekonany, że nie po to, aby mieć zabawę." (Śmiech)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)Ale jsem si velmi jistý, že ne proto, abychom si užívali." (smích)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)(cười)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)Dar sunt foarte sigur că nu pentru a ne simți bine." (Râsete)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)De egész biztos vagyok benne, hogy nem azért, hogy jól érezzük magunkat." (Nevetés)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)하지만 분명한 것은 우리가 즐기기엔 적합하지 않습니다." (웃음)
Ama kendimizi eğlendirmek için olmadığına eminim" (kahkahalar)Maar ik ben er vrij zeker dat het niet is om onszelf te amuseren." (Gelach)