Gelin geldikten sonra eğlenceler bir süre daha devam eder ve daha sonra düğün sona erer.입사 이후에는 연애를 미루는듯하다가 결국 결혼에 골인한다.
Özellikle bu çıkarma anlarındaki mücadele gerçekten inanılmaz eğlenceli.다이묘가 최전선에 나가 전투를 벌이는 일은 매우 이례적이었다.
Bir zamanlar bir sihirbaz, hokkabaz ya da benzeri eğlence için ortak bir terimdi.그밖에도 전차 경주나 악극 공연 등 사람들의 인기를 얻은 오락이 있었다.
Yazması eğlenceli olan türlü ilişkiler hakkında bir şeyler yazdım.이야기책을 좋아하는 세자비를 위해 재미있는 이야기책들을 가져다드리고는 했다.
Bu psikolojik oyunları oynamak eğlenceli oldu.זה היה כיף, כל המשחקים הפסיכולוגיים הללו.
Şovun stili eğlenceli ama yıllardır insanın içine dokunmuyor." diye yazdı.התוכנית עדיין מצחיקה, אבל היא כבר לא מצליחה לגעת בלב האנשים מזה שנים".
Popüler bir eğlence türü de gladyatör dövüşleriydi.אחת מצורות הבידור הפופולריות ביותר הייתה קרבות גלדיאטורים.
Ona göre hikayeler yalnızca eğlenceden çok daha fazlasını temsil ediyordu.עבורו הסיפורים יצגו הרבה יותר מרק שעשוע.
2012 yılından beri eğlence ve oyun içerikli videolar çekmektedir.פורסמו גם עיבודים לספרים ומשחקי וידאו מאז 2012.
Güzel ve eğlenceli bir çocukluk geçirdi.הצגת ילדים מצחיקה ומהנה.
Sabah tekrar eğlence başlar.בבוקר התחדשו המהומות.
"En iyi Müzik Eğlence".המוזיקה היא הכי טובה."
Dünya çapında araç üreticilerinin çoğu zamanla kendi eğlence sistemlerine CarPlay-in dahil olacağını söyledi.רוב יצרניות הרכב בעולם הודיעו שישלבו את CarPlay לתוך מערכות הבידור ברכביהן בשנים הקרובות.
O çok çalışıyor onunla çalışmak gerçekten eğlenceli oldu."ממש היה לי כיף לעבוד איתה".
Eğlenceli yapımları üreten ekonomik sektöre ise eğlence sektörü denir.התעשייה המספקת תכנים בידוריים, נקראת תעשיית הבידור.
Çok eğlenceli aktiviteler vardır.שהיו מעשיה נעימים.
Babası Eğlence Parkı'nın sahibidir.אביו היה בעל סדנה לנגרות בניין.
Daha çok oyunculuk gibi, eğlenceli."הפעלול הזה הוא כיף."
Çok güzel ve eğlence iyisidir.איזו התרגשות, איזו שמחה!
Komik ve eğlencelidir.Biraz aptaldır.הוא מצחיק ואהוב ונחשב קצת דחוי.
Balo eğlenceli olarak devam eder.אני מקווה להמשיך לשחק טוב.
Bunlar eğlenceli ve heyecan vericiydi."בחוץ הוא היה מהיר ונלהב;".
O gece gençler sabaha kadar eğlence yaparlar.הם חוגגים עד הבוקר.
Aynı zamanda "Yılbaşı gecesi" eğlencesi de önemli bir gelenektir.ערב ההעצמה הוא מסורת חיובית גם כן.
Partilerde takılmayı seven, aylak ve başıboş eğlence adamıdır.ג'ק: ילד שקט שחובב מסיבות.
Kadınların en büyük eğlencesi Mart ayındaki oğlak eğlencesidir.מטרת העץ היה לשעשע את ילדי חברי הגילדה בחג המולד.
Eğlenceli, güzel bir yaz akşamıydı.היה זה בליל שמחת תורה.
Han Şatır (Han Çadırı), Kazakistan'ın başkenti Astana'da yer alan bir alışveriş ve eğlence merkezidir.חאן שאטיר (בקזחית: Хан Шатыр) הוא מרכז קניות ובילויים ענק הנמצא במרכז העיר אסטנה בירת קזחסטן.
Seventeen Dergisi, "zekice, eğlenceli, romantik" diyerek kitap hakkında olumlu bir eleştiri yapmıştır.האובזרבר כינה את הספר "רומן אינטליגנטי ביותר, מתוחכם ומהנה".
İlerlemiş yaşına rağmen çok eğlenceli birisidir.למרות גודלה היא זריזה מאוד.
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.סוף זמנה הוא בסוף שלוש שעות זמניות.
Bunu bir eğlence gibi görür.הכול מוצג כמו תוכנית בידור.
Eğlence merkezi Eylül 2008'de açılmıştır.מרכז "אופק" החל לפעול בספטמבר 2008.
Makati ayrıca Metro Manila'nın önemli bir kültür ve eğlence merkezi olarak bilinmektedir.מקאטי ידועה גם כמרכז קוסמופוליטי ומרכז תרבות ובידור מדרגה ראשונה במטרו מנילה.
Çeşitli eğlenceler yapılır gece biter.לילה בכיף מה נסגר?
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.באותם ימים היה שיט על האגם בידור פופולרי.
Düğün eğlenceleri : Kararlaştırılan gün gelir.תאריכים אישיים כגון: ימי הולדת, ימי נישואין הפכו ליום חג שבטי.
Johannesen hala eğlence için bazen futbol oynamaktadır.לעיתים משתמשים מתרגלי פילאטיס בכדור התעמלות בתרגיליהם.
Sadece değişik bir tarzda yazdım ve eğlenceli olduğunu düşündüm," dedi.התחלתי לכתוב קומדיה בצורה שונה וזה היה מלהיב".
Çünkü bindikleri tren onlara eğlence yerine ölüm saçacaktır.לאחר ההבשלה נושרים הפירות ונובטים במקום נפילתם.
Eğlence sektörü, eğlence alanında iş faaliyetleridir.חלומה הוא להתקדם בתעשיית הבידור.
Şirket, her ay iki ay ya da üç yeni oyunu mobil eğlence dünyasına sunmaktadır.חברת החדשות משדרת כל יום בערוץ כשלוש שעות של מהדורות חדשות או תוכניות אקטואליה, ובסופי שבוע כשעתיים וחצי.
Esneklik açısından mükemmel değil, ama çok eğlenceli."באופן מצחיק למדי, אבל בצורה אופטימית."
Eğlenceli ve şirin bir çocuktur.נער חברותי ונחמד.
Yine de kabadayılığın sadece eğlence için yapıldığı örnekler vardır.חידות שחמט אחרות משמשות, כדרכן של חידות, לשעשוע בלבד.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.פסטיבלים תרבותיים ודתיים מתקיימים בעיר מדי שנה.
Ancak ne yazık ki şimdi bir günlük eğlence şeklinde yapılmaktadır.בכל יום מתפרסם בקבוצה אתגר יומי.
Ana sayfası, bir eğlence sanatçısı olarak kariyerinin 2004'ten beri olaysız olduğunu gösteriyor.(על פי בא-גד אלימלך, מאז 2004 אין אף סרט כזה.)
Ne şansdır ki Elflerin o gece eğlencesi vardır.לאירוע השירה יש מנחה המוביל את הערב.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.עונג גדול להיכנס לבית ברוך-יה זה.
Seyahat etmek çok eğlencelidir.טיול הוא כיף מאד.
Eğlenceler geç saatlere kadar devam eder.Веселието продължава до късна вечер.
Walibi World bir Hollanda'nın en büyük eğlence parklarından biridir.Walibi World е сред най-големите увеселителни паркове в Нидерландия.
Yuliya tüm boş zamanlarını eğlence merkezinde veya tiyatroda müzisyenlerle beraber geçiriyordu.Свободното си време, Савичева прекарва с музиканти в центъра или в театъра.
Lifehacker, Trello hakkkında "Proje işbirliğini kolay ve eğlenceli hale getiriyor" tanımı yapmıştır.Lifehacker казва, че то "прави сътрудничеството по проект просто и някак приятно".
Hepsi de eğlence dünyasında çalışıyordu.Всички деца работят в развлекателната индустрия.
Aynı zamanda adanın iş, finans, yönetim, ulaşım, alışveriş ve eğlence merkezidir.Селището е центъра на острова за бизнес, финанси, пренос на стоки, транспорт, пазаруване и за развлечения.
Güzel ve eğlenceli bir çocukluk geçirdi.Въпреки всичко тя прекарва щастливо и безгрижно детство.
Johannesen hala eğlence için bazen futbol oynamaktadır.Ларсен продължава понякога да участва в турнири към днешна дата.
Eğlence için genelde 8 veya 6 sonla oynanır.Най-често е в 3/8 или 6/8 такт.