Johannesen hala eğlence için bazen futbol oynamaktadır.時折お遊び程度でブルースのジャムセッションを行うこともあったらしい。
Ne şansdır ki Elflerin o gece eğlencesi vardır.そしてその夜、その豆にある奇跡が起こる。
Eğlenceli, şakacı, pozitif düşünen, sürekli gülen biridir.ポジティブで明るくいつも笑顔。
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.イベント等では、着ぐるみが子供たちを楽しませる。
İlk önce çok daha eğlenceli" diye yazdı.(中略)最初から気合いが凄かったんです」と評している。
Şirket, her ay iki ay ya da üç yeni oyunu mobil eğlence dünyasına sunmaktadır.選手は月に2つないし3つの開催に出場する。
Sabah tekrar eğlence başlar.このとき、朝勝は初陣している。
Bebege beyaz kiyafet giydirilir, dümbelekli çalgili eğlence düzenlenir, gelenler çeşitli hediyeler getirir.ノウルーズになると人々は新しい白い服を着、特別な料理を作り、若者たちは互いに贈り物を贈り合う。
Genel olarak bir "müziksel eğlence" olarak isimlendirilmektedir.一般には「文化祭」と呼ばれている。
Clarence: Eğlenceyi seven, son derece sevimli ve tombul 9 yaşında bir çocuktur.純粋無垢で茶目っ気があり、好奇心旺盛な9歳の男子。
Eğlence yapılır.遊び興じること。
Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu.ハリーは酔い、ヨーロッパ大陸の各所で過ごした日々を回想する。
Yani hala baştan sona eğlenceli bir patlama var.出始めに長い無敵時間がある。
2015 yılında Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası adında bir korsan kumpanyayı yönetmiştir.2015年 運営法人である「一般社団法人アビエススポーツクラブ」設立。
Eğlence devam ederken, geminin ikinci kaptanı bir şeylerin ters gittiğini hisseder.衝突の直前になって両旗艦の艦長は起こってはいけないことが起ころうとしていることを知った。
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.女とお金を楽して稼ぐ事ばかり考えている。
The Observer eleştirmeni Mark Kermode filmi ''çok eğlenceli ve çok hoş tatil ikramı'' olarak buldu.映画評論家のマーク・ケルモードは英オブザーバー紙面上にて、本作を「とても面白くて、とても素敵な"休暇のお楽しみ"」としている。
En eğlenceli yeri ise, yerken el, yüz her tarafın un olmasıdır.この頃の部活がきっかけでかるた、百人一首好きになる。
Bir zamanlar bir sihirbaz, hokkabaz ya da benzeri eğlence için ortak bir terimdi.このほか観劇、邦楽などの愛好家としても知られた。
Parkta hiçbir döşeli yol olmamasına rağmen yürüyüş için popüler bir eğlence yeridir.公園内でのハイキングは、険しい道のりにもかかわらず非常に人気がある。
Lily ile eğlenceli bir ilişkileri vardır.リリーと仲が悪い。
Komik ve eğlencelidir.Biraz aptaldır.金持ちでイケメンだが、ちょっとおバカ。
Mısır, eğlenceli yaşamın tadını çıkarmışa benzer.僕は人生を楽しみたい派。
Nazik, eğlenceli sevencen lop tavşanıdır.ほたるいか ランタンを持った親切なホタルイカの妖精。
Partilerde takılmayı seven, aylak ve başıboş eğlence adamıdır.陽気な性格で、お祭り好きでゴシップ好きな賑やかな少女。
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.感情的になりがちな舞子のフォロー及びなだめ役を務める。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.びっくりハウスは、遊園地のアトラクション (遊園地)である。
İçkili eğlenceler ve Tiyatral etkinlikler de düzenlenir.芸術展示や演劇上演が行われる。
Sahnede bulunan herkes olayların böyle acayip gelişmesini eğlenceli bulmaktadırler.出演者はみんなこれは面白い作品になりそうだと大変撮影に入れ込んだ。
Günümüzde Doğu Londra'nın önemli perakende, kültür ve eğlence merkezidir.今では、ロンドンの主要なビジネス、金融、文化の中心地である。
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.ゲームは面白いのが一番。
2009'da Starlet Eğlence Grup çatısı altında "Alexis Texas Entertainment" adlı porno ajansını kurdu.2009年、彼女は新しいビジネスをはじめ、スターレット・エンターテイメント・グループ(SEG)を親会社として「アレクシス・テキサス・エンターテイメント」をおこした。
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.同年冬,戎狄与晋講和,魏絳使戎、翟亲附,晋国再于諸侯中称霸。
Biz bunu eğlence ve bilgi için yaptık, para için değil.我们之所以创造eMule是为了快乐和知识,而不是为了金钱。
The A.V. Club, The Onion tarafından yayımlanan eğlence gazetesi ve internet sitesi.影音俱樂部(英语:The A.V. Club)是《The Onion》出版的娛樂報紙和網站。
Alaska Airlines, Windows Embedded 8 Industry-den uçak içi eğlence cihazlarında kullanır.阿拉斯加航空的机上娱乐设备便是使用Windows Embedded 8 Industry。
Ünlü icatların veya eğlence ürünlerinin birçoğu kişinin hayal gücünün ilhamı sayesinde üretilmiştir.最著名的发明或者娱乐产品是从一个人的想象性灵感创造出来的。
Eğlence yapılır.共相娛樂。
Yerleşim, alışveriş ve eğlence bölgesi olarak kullanılır.今天,它的功能为住宅,购物和娱乐区。
Miller'in evinde bir oda Uzaktan Rodolfo ile Federica'nın düğün eğlencelerinin neşeli sesleri gelmektedir.米勒家客厅 鲁道夫和费得里卡婚礼庆典的声音远远传来。
Şirket, 2009 yılı Aralık ayında Nielsen Business Media'nın eğlence ve medya bölümünün satılışı ile kuruldu.這家公司是由尼爾森商業媒體售出的娛樂與媒體部門,在2009年12月所成立的。
2009'da Starlet Eğlence Grup çatısı altında "Alexis Texas Entertainment" adlı porno ajansını kurdu.2009年,得克薩斯創立了亞歷克西·得克薩斯娛樂(Alexis Texas Entertainment),附屬於斯塔利特娛樂集團(Starlet Entertainment Group)。
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.郊野公園是一個給遊人享受郊遊樂趣的公園。
Bu süre içinde çok sıkılır: tek eğlencesi Pazar günlerinde yapılan Seine nehri gezileri ve tatillerdir.:2在这十年单调生活中,他唯一的娱乐就是周日在塞纳河上划船和假期。
Ne şansdır ki Elflerin o gece eğlencesi vardır.其後亦有參與《歡樂今宵》的演出。
Bu psikolojik oyunları oynamak eğlenceli oldu./ 这个游戏楞好玩。
Lions Gate Entertainment Corporation, Lionsgate adıyla iş yapmakta, Amerikan eğlence şirketi.獅門娛樂公司(Lions Gate Entertainment Corporation), 通稱“獅門公司”(Lionsgate),是一家美國娛樂公司。
Digital Spy, Birleşik Krallık'ta bir eğlence ve medya haber sitesi.數碼間諜(Digital Spy)是一家英國的娛樂和新聞網站,创建于1999年。
Bu eğlence, Şarampol'deki Talim Meydanı'nda yapıldı.遊戲設定在虛構的城市Palmont 。
Düğünlerde eğlence adına silah sıkanlarda olur.根据传统,婚礼上还会放烟火。
Romalılar Portekiz’i şarap ve eğlence tanrısı Baküs ile özdeş tutarlardı.罗马人将他们的酒神巴克科斯与葡萄牙联系起来。
Babası Eğlence Parkı'nın sahibidir.父親是酒井清秀。
Baştan sona eğlenceli bir üç dakika.崇祯六年正月初一日病薨。
Eğlence merkezi Eylül 2008'de açılmıştır.藝術中心於2008年9月末對外開放。
Daha çok oyunculuk gibi, eğlenceli."它感覺更像是角色扮演,很有趣。
Eğlenceye düşkün bir mahallesimüz vardır.所屬經紀公司是渡邊娛樂。
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.一時成為趣談。
Makati ayrıca Metro Manila'nın önemli bir kültür ve eğlence merkezi olarak bilinmektedir.馬卡蒂也以馬尼拉大都會的文化與娛樂中心聞名。
Daha eğlenceli ve hızlı.這張更快、更激進。
Çünkü bindikleri tren onlara eğlence yerine ölüm saçacaktır.拷問狂熱者,比起進食更熱衷於玩樂般的殺戮。