Ana içeriğe geç
Sözlük

eğlence ile cümle

eğlence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.BT. Det bliver sjovere at være morsom kvinde.
Festivalde sanatçılar dinlenir, eğlenceler yapılır, halk oyunları oynanır ve tanışmalar sağlanır.3: Entertainer/ Underholder; Det vil underholde dit folk og gøre dem glade.
Popüler bir eğlence türü de gladyatör dövüşleriydi.En populær form for underholdning var gladiatorkamper.
Bunlar eğlenceli ve heyecan vericiydi."«Morsomt og spennende».
Bu gösteriler, insanların eğlenceli bulduğu herhangi bir şey olabilir.En gateopptreden kan består av alt som folk finner underholdende.
Eğlence yapılır.Om det er moro?
Aynı zamanda da yeryüzündeki en eğlenceli ve bencil kişi.Han var også den mest herlig underholdende og selvopptatte mann på jordens overflate.
Medyanın bunu alıp eğlence dışında bir şey yapmaya çalıştığı zamanlar oldu.Ofte prøver medio å lese noe inn i dette, eller gjøre det til noe annet når det kun er ment som underholdning.
Six Flags adını Arlington, Teksas'ta kurulan ilk eğlence parkı olan Six Flags Over Texas'tan almıştır.Vest for Dallas i Arlington ligger den opprinnelige Six Flags parken, Six Flags Over Texas.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Historier om spøkelser har til alle tider vært populær underholdning.
Kasabada her yıl birkaç kültürel ve eğlence programları düzenlenir.I løpet av året arrangeres flere ulike kultur- og idretts-arrangement i kommunen.
Şirket gelişti ve çabucak işçilerin baş eğlence kaynağı oldu.Selskapet vokste og ble raskt et eget rederi.
Bugs Bunny tüm çocukların izleyeceği eğlenceli bir çizgi filmdir.Bugsy Malone er en gangsterkomedie-musikal, der alle rollene blir spilt av barn.
Bu metinler yol kenarı eğlenceleri olarak da işlev görüyordu.De fungerte også som underholdning og tiltrakk turisme.
Tek bir erkeğin olmaması eğlenceli, hepsiyle aynı anda takılmak filan.Han ville ikke ha noe unnasluntring og ville ha alle til å stå opp samtidig.
Biraz eğlenceliydi, hatta şarkıyı biraz yanlış öğrendik.Sangen ble ikke veldig kjent og fikk heller ikke mye oppmerksomhet.
Oğlanın evinde de o gece çeşitli eğlenceler olur.På kveldene ble det ofte arrangert dans på huset.
Alman ZDF Kanalı'nda yayınlanan Tv müzik eğlence programı "ZDF Fernsehgarten" 'i hazırlayıp sunmaktadır.I dag bruker den tyske fjernsynskanalen ZDF tårnet.
Gelin geldikten sonra damat evinin önünde oyunlar oynanır, eğlence yapılır ve düğün tamamlanmış olurdu.De hadde faktisk gått til hennes hjem før bryllupet, hadde fått hennes velsignelse.
Mizahi ve eğlenceli filmler de yapmıştır.Hun har også laget tegneserier og animasjonsfilm.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.De syntes dette var så komisk at de lo hjertelig ved synet av henne.
Düğün törenleri oldukça gösterişli ve eğlencelidir.Hans bøker er levende og underholdende.
Roc Nation, Shawn "Jay-Z" Carter tarafından kurulan Amerikalı müzik yayın ve eğlence şirketidir.Roc Nation LLC er et amerikansk underholdningsselskap som ble grunnlagt av Shawn «JAY-Z» Carter i 2008.
Eğlence için genelde 8 veya 6 sonla oynanır.Den besto normalt av seks til åtte lag.
Ama bunun dışında da son derece eğlenceliydi." dedi.«Det er et mirakel at det gikk bra.» o.a.
2005'te Lost, Entertainment Weekly'nin "Yılın Eğlencesi" olarak seçildi.Etter rollen i Lost ble hun stemt fram som en av «Breakout Stars of 2004» av Entertainment Weekly.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Den andre omgangen skulle bli mye mer underholdende.
Eğlenceye düşkün bir mahallesimüz vardır.Morsomt for eier å følge med på.
Eğlenceli biri olan Dean sportif biridir ve iyi çizim yapar.Claude Wynant er en temperamentsfull og noe distré forretningsmann og oppfinner.
1953 yılında açılan göl popüler bir eğlence mekanı haline geldi.Etter å ha vært med på en festival i 1935 ble de en populær gruppe.
Yemekli ve eğlencelidir.Ombord er det både mat og underholdning.
En eğlenceli yeri ise, yerken el, yüz her tarafın un olmasıdır.Av de vanskeligste er å sveise, er hvor en har hele sveisen over seg.
Eğlenceli ve şirin bir çocuktur.Snill og litt smådum.
Nazik, eğlenceli sevencen lop tavşanıdır.En middelsstor, lyst gråbrun påfuglspinner.
Kanal komedi, drama ve eğlence programları yayınlar.Kanalen sender nyheter, show og underholdningsprogrammer.
Bölüm tuhaf, şapşal ve eğlenceli."Og det er morsomt, veldig morsomt».
2010 yılında, o bir Çinli Eğlence Şirketi ile anlaşma imzaladı ve Çin'de halen aktiftir.Pada tahun 2010, ia menandatangani kontrak dengan Perusahaan Entertainment Cina dan saat ini aktif di Cina.
Walibi World bir Hollanda'nın en büyük eğlence parklarından biridir.Walibi World adalah salah satu taman hiburan terbesar di Belanda.
The A.V. Club, The Onion tarafından yayımlanan eğlence gazetesi ve internet sitesi.The A.V. Club adalah sebuah koran hiburan dan website yang diterbitkan oleh The Onion.
Restoran sahibi Joseph Kroll için bir eğlence mekanı olarak 1844 yılında inşa edilmiştir.Gedung tersebut dibangun pada 1844 sebagai sebuah tempat hiburan untuk pemilik restoran Joseph Kroll.
Şımarık, eğlenceli, seksi, enerjik." dedi.Centil, menyenangkan, genit, energik."
Eğlence parkı yoktur.Sama sekali tidak ada hiburan.
Atları korur, eğlenceyi sever.Dia menyukai kuda, memelihara, dan menungganginya.
Sam Warner şehrin eğlence merkezi Idora Park'ta film makinisti olarak iş buldu.Sam Warner kemudian bekerja pekerjaan sebagai proyeksionis di Idora Park.
Aşırı tekrarlar bu ürkütücü eğlenceyi bile sıkıcı hale getirmiştir.Abjeksi selanjutnya menimbulkan juga kenikmatan yang menyimpang.
Makati ayrıca Metro Manila'nın önemli bir kültür ve eğlence merkezi olarak bilinmektedir.Makati dikenal dengan budaya kosmopolitannya, juga sebagai pusat budaya dan hiburan di Metro Manila.
Crown Casino and Entertainment Complex, Melbourne, Avustralya'da bulunan bir kumarhane ve eğlence kompleksi.Crown Casino adalah sebuah kompleks kasino dan hiburan di Southbank, Melbourne, Victoria.
Her çalışanın ortak eğlence ve dinlenme merkezlerine giriş hakkı vardır.Setiap karyawan memiliki akses menuju pusat hiburan kantor.
Yine 2011 yılında Forbes, grubu Güney Kore eğlence sektörünün en güçlü ismi ilan etti.Forbes juga mengungkapkan kelompok adalah penghibur paling kuat di Korea Selatan untuk tahun 2011.
Ne şansdır ki Elflerin o gece eğlencesi vardır.Gereja-gereja mengadakan perayaan pada malam itu.
4Music, Birleşik Krallık'ta yayın yapan bir müzik ve eğlence kanalı.Q adalah majalah musik dan hiburan yang diterbitkan di Inggris.
Aynı sene, SMAP, haftalık eğlence programı SMAP×SMAPı sunmaya başladı.Pada tahun 1996, SMAP memulai acara variety berjudul SMAP X SMAP.
Buralarda dans gösterileri, çeşitli eğlenceler, oyunlar oynanır.Di berbagai daerah juga dilangsungkan berbagai pameran, pawai, dan pertandingan olahraga.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Pada masa itu, layang-layang telah menjadi permainan yang popular di sana.
Variety, 1905'te New York'ta Sime Silverman tarafından kurulan bir haftalık eğlence-ticaret dergisidir.Majalah ini pertama diterbitkan oleh Sime Silverman di New York pada tahun 1905 dalam bentuk mingguan.
WAR, INC. eğlenceli ve şaşırtıcı derecede dokunaklı bir film.Film ini dengan screen play yang sangat fun dan entertaining.
Hala düğünlerde eski usul eğlenceler tertip edilir.Hoho ini juga adalah hiburan dalam pernikahan sejak dulu.
Johannesen hala eğlence için bazen futbol oynamaktadır.Selain itu Mytha sesekali bermain bowling.
Joe eğlenceli ve komik bir karaktere sahiptir.Napoleon juga memiliki penampilan yang cantik dan lucu.
Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır.Maksudnya kesenangan di sini adalah bukan saja kesenangan ragawi tetapi juga kesenangan rohani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod