Düğün eğlenceleri : Kararlaştırılan gün gelir.На сватанні домовлялися про день договору.
Bulvar'ın eğlence parkında 2009 yılına kadar 28 eğlence yeri vardı.Станом на 2004 рік в єпархії діяли 28 парафій.
Silah olarak kullanıldığı gibi eğlence aracı olarak da kullanılmışlardır.Також використовувалося як зброя.
Bence onlar sıradaki filme gerçekten eğlenceli yaklaşıyorlar.Мені здавалося занадто складним зробити фільм по-справжньому смішним.
İnsansı robotlar eğlence sektöründe de hızla ün salmaktadrlar.Роботи-гуманоїди стають винятово популярними у царині розваг.
Asker uğurlamaları eğlence ile gerçekleşmektedir.Офіцери вітають його з наступним шлюбом.
Buralarda dans gösterileri, çeşitli eğlenceler, oyunlar oynanır.Повсюдно проходять стихійні театралізації, масові танці, ігри, конкурси.
Yaratıcı ellerde kullanımı oldukça eğlenceli bir alettir.При належному використанні такого скидання — корисний механізм.
Grubun en eğlenceli üyesidir.Є найкомічнішим членом команди.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Після цього продовжують веселитися.
Bir albüm için eğlenceli bir isim olacağını düşündüm.Нове прізвисько і стало назвою майбутнього альбому.
Güzel, neşeli, eğlenceli.Geçirdiği kazadan sonra son bir ayını unutana kadar.तुषित, tuṣita IAST, «Сад Радості») в очікуванні, поки не настане час, сприятливий для Порятунку.
Ayrıca burası Planelerde ki eğlencenin merkezidir.Є також центром нічних розваг острова.
Ayrıca çok çeşitli ve eğlenceli seyirlik oyunlar da oynanır.Використовується також багато інших народних ігор та забав.
Ateş üstünden atlama, su kenarlarında piknik yapma, müzik, dans bugün gerçekleştirilen eğlencelerdir.Вночі влаштовували ілюмінацію, на площах лунали пісні і музика, веселощі завершували танцями.
Kızdan çengiler, sazlı bir eğlence ortamı isterler.Любить дражнити Теппея та весела дівчина від природи.
Üç tane olan Eğlence Evleri'nin sayısı, 34'e çıkar.Кількість жертв у будинку сягнула 34 осіб.
O çok eğlenceliydi.Це було так весело.
O çok eğlenceliydi.Це було дуже весело.
Dur. O artık eğlenceli değil.Зупинися. Це вже не смішно.
Matematik eğlenceli.Математика — це весело.
Optik fizik uygulamaları, iletişim, ilaç, üretim ve hatta eğlence ilerlemelerini oluşturur.Aplikace optické fyziky vytváří pokrok v oblasti komunikace, medicíny, výroby a dokonce i zábavním průmyslu.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur."Hraní her by měla být zábava.
İmkanları olanlar için, müzik ve dans aranan eğlencelerdi.Pro ty, kteří si to mohli dovolit, byla populární zábavou hudba a tanec.
Yemekli ve eğlencelidir.Průmysl i zábava.
İnsanların ilgisini çeken eğlenceli programlar yapar.Točí videa, která baví lidi.
Çok eğlenceli aktiviteler vardır.Věnuje se zde různým zábavným aktivitám.
Eğlence merkezinin ismi Flamingo Las Vegas'ın ardından konulmuştur.V roce 1999 bylo Flamingo Hilton přejmenováno na Flamingo Las Vegas.
NRK3, NRK tarafından kurulmuş olup Norveç'in gençlere ve genç yetişkinlere yönelik bir eğlence kanalıdır.NRK3 je norský veřejnoprávní televizní kanál, zaměřený na mládež a dospělé nižšího věku.
Ama bunun dışında da son derece eğlenceliydi." dedi.Přesto však docela zábavný..."
Bunu bir eğlence gibi görür.Je koncipován jako zábavní park.
Ne şansdır ki Elflerin o gece eğlencesi vardır.Jsou to právě tito skřítci, kteří večer 24. prosince nadělují dárky.
2013 verilerine göre Six Flags'in eğlence parklarını 26,100,000 kişi ziyaret etmiştir.Podle studie vypracované společností Six Flags navštívilo v roce 2001 zábavní parky 319 milionů lidí.
Popüler bir eğlence türü de gladyatör dövüşleriydi.Zvláštní sortou otroků byli gladiátoři.
Daha önceden ise kültür ve eğlence aktiviteleri için kullanıldı.Kromě toho byla využívána i pro různé kulturní a zábavní akce.
Arkadaşları arasında hayat dolu, eğlenceli ve esprili bir kişi olarak tanınır.Kolegové ho znali jako vtipného, zábavného a taktního společníka.
Şehrin en önemli eğlence merkezlerinden biri Liseberg parkıdır.Jihovýchodně od náměstí Götaplatsen se rozkládá zábavní park Liseberg, jeden z největších v Evropě.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Společnost se orientovala hlavně na zábavu pro děti.
Erkek tarafındaki düğünlerde ise akşam yemeklerinden sonra "meclis" adı verilen içkili eğlenceler yapılır.Ke slavení večeře Páně pak slouží jakýkoli stolek, zvaný Stůl Páně.
Eğlence yapılır.Oslavujeme tě.
Hiç şüphesiz biz eğlence olsun diye müzik yapıyorduk.Zpočátku se zabýval hudbou pouze pro zábavu.
Daha sonra bazı çocuk ve eğlence programlarında yapımcı olarak çalışmaya devam etti.Dále pracovala jako vedoucí různých dětských a zábavních show.
Eğlence sektörü, eğlence alanında iş faaliyetleridir.Server se zabývá aktualitami ze zábavního průmyslu.
Sky1, Birleşik Krallık'taki ve İrlanda'daki British Sky Broadcasting eğlence kanalı.Sky1 je zábavní kanál společnosti BSkyB, vysílající ve Velké Británii a Irsku.
Şarkılarında günlük olayları eğlenceli bir dille anlatır.V pořadu vypráví své životní příběhy humornou formou.
Babası Eğlence Parkı'nın sahibidir.Jeho otec byl majitelem hospody.
Bu psikolojik oyunları oynamak eğlenceli oldu.Tato experimentální tvorba jej bavila.
Atları korur, eğlenceyi sever.Má rád hry a pohyb.
Eğlence için genelde 8 veya 6 sonla oynanır.Sixball hrají obvykle 4, nebo 8 hráčů najednou.
Bu doğa festivalinde bazı eğlenceler düzenlenmektedir.V Hullu je pořádáno několik festivalů.
Eğlence parkı yoktur.Není zde žádný přírodní park.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Udělejte si ze života někdy trochu zábavu!
Hepsi de eğlence dünyasında çalışıyordu.Všichni jsou aktivní ve světě showbyznysu.
Her tür eğlenceyi çok severdi.Má rád veškeré typy pohybu.
Kabin Süper kapasitörler tarafından desteklenmektedir modern bilgi-eğlence sistemi ile donatılmıştır.Kabina řidiče je uzamykatelná a je vybavena moderním informačním a komunikačním systémem.
Yazması eğlenceli olan türlü ilişkiler hakkında bir şeyler yazdım.Podívejte se, co jsme dělali mezi natáčením a na další legrační věci.
İçsel doyumun kaynağı davranışın birey için ilginç ve eğlenceli olmasıdır.Přítomnost přitažlivého a zábavného muže je pro ně vzrušující.
Düğün merasim ve eğlenceleri başlamıştır.Začíná karneval a taneční zábava.
Aynı zamanda "eğlenmek" ve "eğlence" anlamlarına gelmektedir.Používá se pro pobavení i pro zachování „soukromí“ mezi mluvčími.
Daha eğlenceli ve hızlı.Prožívá hluboce a rychle.