eğitim almak ile cümle

eğitim almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Halkın geniş bir bölümü devlet okullarında eğitim almaktadır.שאר המורים במדינה מלמדים בבתי ספר ציבוריים.
Üniversitede 17.000 öğrenci eğitim almakta ve 3.000 personel çalışmaktadır.באוניברסיטה לומדים 44,000 סטודנטים ומועסקים בה כ-3,000 מרצים.
Ondan eğitim almak için yola çıkar.Той го взима при себе си за обучение.
Bu üniversitede halen 20.000 öğrenci eğitim almaktadır.Към този момент в училището се обучават 202 ученика.
Laurence ve Temeraire, eğitim almak için İskoçya'daki Loch Loggan Kuşlağı'na gönderilirler.Zatim su on i Temeraire poslani u Loch Laggan, u Škotsku, gdje se zmajevi treniraju.
Lee'nin ailesi iş için taşınmak zorunda kaldıklarından, Lee birçok farklı okulda eğitim almak zorunda kaldı.Otac mu je zbog potrebe službe često selio, tako da je Severin osnovnu školu pohađao u različitim mjestima.
Günümüzde üniversitede Estonya dışından 400 öğrenci eğitim almaktadır.Do danes je na akademiji diplomiralo že več kot 400 študentk in študentov.
1976 yılında, Paris'te Gustave Roussy Enstitüsü'nde ek eğitim almak için izin Fransız hükümetinden burs aldı.1976 m. papildomai mokėsi Paryžiaus Gustave Roussy institute.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chcą coś robić, ubrudzić sobie ręce, chcą by szkoła była praktyczna.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chtějí dělat věci, chtějí si ušpinit ruce, chtěji vzdělání pro praxi.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chúng muốn làm thứ gì đó, chúng muốn đôi tay mình đầy vết bẩn, chúng muốn giáo dục là để phục vụ thực tế.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Csinálni akarnak valamit, be akarják piszkítani a kezüket, a valósághoz kapcsolódó oktatást akarnak.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ei vor să facă lucruri, ei vor să se murdărească pe mâini, ei vor ca educaţia să fie de-adevăratelea.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Eles querem fazer coisas, querem meter as mãos na massa, querem que o ensino seja real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ellos quieren hacer, quieren ensuciarse las manos; quieren que la educación sea para la vida real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ils veulent faire des choses, ils veulent se salir les mains, ils veulent que l'éducation soit "pour de vrai".
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.이 학생들은 무언가를 하고 싶어하고, 손에 기름을 묻히고 싶어합니다. 이 학생들은 살아있는 교육을 원하고 있습니다.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Mereka ingin melakukan sesuatu, ingin mengotori tangan mereka, mereka ingin pendidikan yang sebenarnya.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Oni chcú robiť veci, chcú si zašpiniť ruky, chcú reálne vzdelávanie.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Sie wollen Dinge tun, sie wollen ihre Hände schmutzig machen, sie wollen wirkliche Bildung.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Voglio fare qualcosa, vogliono sporcarsi le mani, vogliono che la loro educazione sia pratica.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ze willen dingen doen, ze willen hun handen vuil maken, ze willen écht onderwijs.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Θέλουν να κάνουν πράγματα, να λερώσουν τα χέρια τους θέλουν εκπαίδευση για την πραγματική ζωή.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Вони хочуть зробити щось, вони хочуть забруднити руки, вони хочуть, щоб освіта була по-справжньому.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Они хотят заниматься практическими вещами, хотят работать, хотят, чтобы образование что-то значило.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Те искат да правят неща, искат да изцапат ръцете си, искат образованието да бъде истинско.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.הם רוצים לעשות דברים, הם רוצים ללכלך את הידים, הם רוצים שחינוך יהיה מחובר למציאות.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.يريدون ان يقومون بعمل اشياء، يريدون ان تتسخ اياديهم، يريدون ان يكون التعليم واقعي
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.世の中に役立つ教育を受けたいのです みなさんの中から手伝っていただける方が
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Aprendí que no debía cambiar ninguna parte de mi cuerpo para obtener una educación.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Descobri que não tinha que trocar parte do meu corpo para poder estudar.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Ho imparato che non dovevo barattare parte del mio corpo per poter studiare.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Ich erfuhr, dass ich nicht einen Teil meines Körpers gegen Ausbildung eintauschen muss.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Ik leerde dat ik geen stuk van mijn lichaam moest verkopen om een opleiding te krijgen.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Jag fick reda på att jag inte behövde byta bort en del av min kropp för att få utbilda mig.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.J'ai appris que je n'avais pas à faire le négoce d'une partie de mon corps pour accéder à l'éducation.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.교육을 받기 위해 신체 일부를 내걸지 않아도
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Pochopila jsem, že jsem nemusela vyměnit část svého těla za vzdělání.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Saya belajar bahwa saya tidak perlu menukar organ tubuh saya untuk mendapat pendidikan.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Tôi biết rằng tôi không cần phải đổi một phần trên cơ thể mình để được đi học.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Że nie musiałam oddać kawałka ciała, by zasłużyć na edukację.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Zistila som, že som nemusela vymeniť časť môjho tela za možnosť vzdelávať sa.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Έμαθα ότι δεν χρειαζόταν να ανταλλάξω μέρος του σώματος μου για να μορφωθώ.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Разбрах, че не е трябало да изтъргувам част от тялото си, за да получа образование.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Я дізналася, що я не повинна була торгувати частиною свого тіла, щоб отримати освіту.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.Я узнала, что не обязана была лишаться части своего тела, чтобы получить образование.
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.למדתי שהוא לא חוקי בקניה. למדתי שלא הייתי חייבת למכור חלק מגופי
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.تعلمت أن لم أكن مضطرة لإتجار بجزءا من جسدي
Eğitim almak karşılığında, vücudumun bir parçasını takas etmek zorunda olmadığımı öğrendim.私には教育を受ける権利があったのです
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Desde recibir una educación, a tener un trabajo, a poder comer helado.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Du droit à être éduquée, à celui de travailler, à celui de pouvoir même être autorisée à manger une glace.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.교육의 권리, 근로의 권리, 심지어 아이스크림을 먹을 권리도 없었습니다.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Onderwijs krijgen, werk hebben, de toelating hebben om een ijsje te eten.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Școlarizarea, angajarea în muncă, să le fie permis să mănânce înghețată.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Studiare, avere un lavoro e persino avere il permesso di mangiare un gelato.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Von Bildung über Arbeit bis hin zum Recht, ein Eis essen zu dürfen.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Από το δικαίωμα στην εκπαίδευση και στην εργασία, μέχρι το δικαίωμα να τρώνε παγωτό.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.Начиная с образования, трудоустройства и заканчивая разрешением есть мороженное.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.От правото на образование, на работа, до правото дори да ядеш сладолед.
Eğitim almaktan, çalışmaktan, hatta dondurma yemekten mahrum edilmişlerdi.זכות לחינוך, לתעסוקה, ואפילו לאכילת גלידה.

İlgili Sayfalar