Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırСтановясь старше, баобабы обычно становятся мягкими внутри и опустевают.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırוהבאובבים, ככל שהם מזדקנים, נוטים להיעשות ציפתיים וחלולים בליבתם.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırإذن فإن هذه الشجرة كلما تقدمت في العمر كلما أصبحت كاللب في وسطها و وجوفاء من خارجها
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşır中心部がパルプ状になり空洞化します そして動物たちの
Ben ekonomide duygusal etmenlerin önemli olduğuna inanıyorum. Ama yine de aşağı eğimli olacaktır.Křivka bude každopádně klesat.
Ben gidip biraz restoran tür parlak ışıkları için eğimli hissetmiyorum, ben, orada Muriel Singer bulundu.내가 가서 작은 식당의 일종 나는 밝은 빛이 경사 기분이 안되면, 거기에 모후 싱어를 찾았어요
Ben gidip biraz restoran tür parlak ışıkları için eğimli hissetmiyorum, ben, orada Muriel Singer bulundu.نوع من المطعم الصغير الذي أذهب إلى عندما وجدت أنني لا أشعر يميل لأضواء ساطعة ، مورييل سنجر هناك ،
Ben gidip biraz restoran tür parlak ışıkları için eğimli hissetmiyorum, ben, orada Muriel Singer bulundu.私は明るいライトのために傾いて感じていない時、私は、そこにミュリエルシンガーを発見 ドアの近くのテーブルに一人で座って。
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorA od té doby je třeba stroj zakřivené povrchy na část vnější průměr
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorE allora abbiamo bisogno di superfici macchina curvo sul diametro esterno della parte
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorE desde então temos de máquina curvada superfícies no diâmetro externo da parte
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorÉs mivel mi kell gép íves felületek a rész külső átmérője
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorEt puisque nous devons surfaces machine courbé sur le diamètre extérieur de la partie
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorI od tego czasu musimy maszyna zakrzywione powierzchnie na średnicy zewnętrznej części
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorJa koska meidän kone kaarevat pinnat osan ulkohalkaisija
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyor이후 우리는 부품의 외부 직경에 기계 곡선 표면에 필요
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorOg da vi skal maskinen buede overflader på den del ydre diameter
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorŞi din moment ce avem nevoie de masina de curbat suprafeţe pe partea pe diametrul exterior
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorUnd da müssen wir Maschine gebogene Flächen auf der Teil-Außendurchmesser
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorVà kể từ khi chúng ta cần máy cong bề mặt đường kính ngoài của phần
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorY desde entonces tenemos a las superficies de la máquina curvada en el diámetro exterior de la parte
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorΚαι από τότε πρέπει να μηχανή καμπύλες επιφάνειες σε εξωτερική διάμετρος του τμήματος
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorИ с тех пор нам нужно машина изогнутые поверхности на части наружный диаметр
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorИ тъй като ние трябва да машина извити повърхности на външния диаметър на детайла
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyorومنذ ذلك الحين نحن بحاجة إلى الأسطح المنحنية آلة في القطر الخارجي للجزء
Beri parçanın dış çapı makine eğimli yüzeylerde gerekiyor我々 は内部の把持顎でそれを保持する必要があります。
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin""A vida está é como um declive; ou subimos ou descemos".
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Az egyik így szól: "Az élet lejtős; vagy felfele mégy, vagy lefelé."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Điều đầu tiên, họ nói, "Cuộc đời là một con dốc; con chỉ có thể tiến lên, còn không sẽ bị tụt lùi."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Erstens, sagten sie, "Das Leben ist wie ein Hang; man geht entweder nach oben, oder es geht bergab."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Jedna mówi, "Życie jest na równi pochyłej, albo idziesz w górę, albo schodzisz."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin""Je leeft op een hellend vlak, ofwel ga je naar boven, ofwel ga je naar beneden."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"첫 번째로, 부모님들은 "인생은 경사로에 있단다. 너는 올라가던지 아니면 내려가게 되지."라고 말했습니다.
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin""La vita è su un pendio; si può salire, oppure scendere."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Le premier, comme ils disaient, "La vie est sur une pente; soit tu montes, soit tu descends."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Pertama, mereka berkata, "Hidup adalah sebuah lereng; anda mungkin naik, atau turun."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"První, kterou říkali: "Život je stále v pohybu. Buď jdeš nahoru anebo dolů."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Una, que la vida es una pendiente; o subes, o bajas.
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Unul, au spus, "Viaţa e pe un plan înclinat; fie te ridici, fie cazi."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin""Život je stále v pohybe, buď ideš nahor alebo padáš."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Ένα, είπαν " Η ζωή είναι ένα κεκλιμένο μονοπάτι μπορείς είτε να πας επάνω, είτε να κατέβεις".
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Во-первых, они любили повторять, что жизнь - это гора, ты либо поднимаешься, либо опускаешься вниз.
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"По-перше вони говорили:" Життя-це схил," яким ти або піднімаєшся, обо котишся донизу".
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"Първо, те казаха, "Животът върви по наклон; или се качваш нагоре, или слизаш надолу."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"דבר ראשון, הם אמרו "החיים הם שיפוע; או שאתה בעלייה, או שאתה בירידה."
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"الأول ، قالوا : "الحياة على المنحدر ؛ إما أن تصعد إلى الأعلى ، أو أن تنحدر إلى الأسفل. "
Bir, dediler ki "yaşam eğimli bir yüzeyin üzerindedir; ya yukarı çıkarsın, ya da aşağı inersin"お前はその坂を上るか 転がり落ちるかだ」という言葉 そして2つ目の言葉は、
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğim기울기가 음수이므로 오른쪽 아래로 내려가는 직선을 그릴게요
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğimLad os tegne en linje. Eftersom linjen har en negativ hældning, aftager linjen.
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğimNakreslím přímku, a protože naše přímka má záporný sklon, tak nakreslím přímku skloněnou dolů.
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğimА тепер я накреслю лінію. Оскільки наша лінія має від'ємний нахил, то я накреслю лінію, що нахилена вниз.
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğimدعوني ارسم خط، وبما ان الخط هنا ميله سالب فسأرسم خط انحداره لأسفل
Bir doğru çizeyim ama buradaki doğrunun eğimi negatif olduğundan aşağıya doğru eğimli bir doğru çizeceğim下方傾斜線を描画します。 このような線です。
Bu baya dik, baya yüksek eğimli bir doğru olacak.Det bliver ikke helt præcis. Det er en temmeligt stejl linje med en stor hældning.
Bu baya dik, baya yüksek eğimli bir doğru olacak.이런 형태의 직선이 되겠군요
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.C'est un intérieur courbe.
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.Đó là 1 góc nội thất cong phức tạp.
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.Es ist eine zusammengesetzte, kurvige Inneneinrichtung.
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.Es un complejo interior curvo.
Bu bir birleşen eğimli iç mekandı.E un interior din curbe combinate.