Ana içeriğe geç
Sözlük

eğilimli ile cümle

eğilimli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Zenginler insanları küçük görmeye eğilimlidir.The rich are apt to look down on people.
Biz boşa zaman geçirmeye eğilimliyiz.We are apt to waste time.
Öğrenciler aynı hataları yapmaya eğilimlidir.The students are apt to make the same mistakes.
Bu, öğrencilerin yapmaya eğilimli olduğu bir hata.This is a mistake students are apt to make.
Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.That path is apt to be muddy after rain.
Karım üşütmeye eğilimli.My wife is liable to catch a cold.
Biz hangi programın açık olduğuna bakmaksızın televizyon izlemeye eğilimliyiz.We are apt to watch television, irrespective of what program is on.
Bu gerçeği unutmaya eğilimliyiz.We are apt to forget this fact.
Biz bir yabancı gördüğümüzde İngilizce kullanmaya eğilimliyiz.We tend to use English when we see a foreigner.
Genç insanlar günah işlemeye eğilimlidir.Young people are prone to fall into temptation.
Genç insanlar, öyle düşünmeye eğilimlidir.Young people tend to think so.
Genç insanlar o şekilde davranmaya eğilimlidir.Young people are apt to behave that way.
Genç insanlar, boşa zaman harcamaya eğilimlidir.Young people are apt to waste time.
Genç insanlar şeytana uymaya eğilimlidir.Young men are prone to fall into temptation.
Genç insanlar her şey hakkında şikâyet etmeye eğilimlidir.Young people tend to complain about everything.
Küçük çocuklar onları sürekli izlemiyorsanız dolaşmaya eğilimlidirler.Small children tend to wander off if you don't watch them all the time.
Yeni doğmuş bir bebek hasta olmaya eğilimlidir.A newborn baby is liable to fall ill.
Yol göle doğru hafifçe eğilimlidir.The road curves gently toward the lake.
Japonya depreme eğilimlidir.Japan is subject to earthquakes.
Ona katılmazsan, kızmaya eğilimlidir.If you disagree with him, he is liable to get angry.
O, öfke nöbetlerine eğilimlidir.He is subject to fits of anger.
O, kızmaya eğilimlidir.He is inclined to get mad.
Para açısından her şeyi düşünmeye eğilimli.He tends to think of everything in terms of money.
Toplantılara geç kalmaya eğilimlidir.He tends to be late for meetings.
O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.He is apt to give vent to his feelings.
O heyecanlanmaya eğilimlidir.He is prone to getting excited.
İnsanların isimlerini unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget people's name.
O geç kalmaya eğilimli.He is apt to be late.
O öfkeye eğilimliydi.He was prone to anger.
O, unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget.
O, sözünü unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget his promise.
O, ödül kazanmaya eğilimlidir.She is apt to win the prize.
O, okula geç kalmaya eğilimlidir.She tends to be late for school.
Sinirlenmeye eğilimlidir.She is apt to lose her temper.
Çok konuşmaya eğilimlidir.She tends to talk too much.
O, hata yapmaya eğilimlidir.She is apt to fail.
O, hızlı konuşmaya eğilimlidir.She tends to speak rapidly.
Dikkatsiz bir insan hata yapmaya eğilimlidir.A careless person is apt to make mistakes.
Bebekler hastalıklara karşı eğilimlidir.Infants are subject to diseases.
Yurt dışında yaşarken çeşitli tuhaf gelenekleri görmeye eğilimli olursun.While living abroad, you tend to see a variety of strange customs.
İğrenç şeyler söylemeye ve yakınmalarını abartmaya eğilimlidir.He is apt to say atrocious things and to exaggerate his grievances.
Turnalar yuvalarını kilisenin çan kulelerine yapmaya eğilimliler.The cranes tend to make their nests in the bell towers of churches.
O, şiddete eğilimli.He's inclined to violence.
Kahveyi çok fazla sevmem ama arada bir bir fincan almaya eğilimliyim.I don't like coffee too much, but I tend to have a cup once in a while.
Tom aşırılara gitmeye eğilimlidir.Tom is apt to go to extremes.
Tom'un güzel şekilde Fransızcayı nasıl konuşacağına eğilimli olduğundan şüphe ediyorum.I doubt that Tom will ever learn how to speak French properly.
Ben yavaş konuştuğum için insanlar sözümü kesmeye eğilimlidir.People tend to interrupt me because I speak too slowly.
İnsanlar heyecanlandıklarında seslerini yükseltmeye eğilimlidirler.People tend to raise their voices when they get excited.
Çoğu köpeklerin ısırdığını düşünmeye eğilimliyiz.We tend to think that most dogs bite.
Tom intihara eğilimli.Tom is suicidal.
Arkadaşım onun intihara eğilimli olduğunu söylüyor.My friend says that she's suicidal.
Tom ile aynı fikirde olmaya eğilimliyim.I tend to agree with Tom.
Kabul etmeye eğilimliyim.I tend to agree.
Tom'la aynı fikirde olmaya eğilimliyim.I'm inclined to agree with Tom.
Tom'a inanmaya eğilimliyim.I'm inclined to believe Tom.
Bu intihara eğilimli olur.That would be suicidal.
İsimleri unutmaya eğilimliyim.I'm prone to forget names.
Dünya 23.4 derecelik bir açıyla eğilimlidir.The Earth is tilted at an angle of 23.4 degrees.
Tom çok konuşmaya eğilimlidir.Tom tends to talk too much.
Tom oldukça hızlı konuşmaya eğilimlidir.Tom tends to speak quite fast.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod