eğilim ile cümle

eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Se on oikein hyvä -- "Lapsikuolleisuuden tasot ja kehityssuunnat" -- paitsi tämä sivu.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Zelo je dobro--"Stopnje in trendi v umrljivosti otrok"- razen te strani.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Είναι πολύ καλή --"Επίπεδα και Τάσεις στην Παιδική Θνησιμότητα" -- εκτός από αυτή τη σελίδα.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Він добрий - "Рівень і тенденції в дитячій смертності" - крім цієї сторінки.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Много е добър -- "Нива и тенденции в детската смъртност" -- освен тази страница.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.Он очень хорош -- "Уровень и тренды в детской смертности" -- кроме этой страницы.
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.זה טוב מאד -- "רמות ומגמות בתמותת ילדים" -- חוץ מהעמוד הזה
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.انه تقرير رائع .. في ارقام مرضية عن معدل وفيات الاطفال في العالم باستثناء هذه الصفحة
Çok iyi bir rapor --"Çocuk Ölümlerindeki Oran ve Eğilimler"-- ama bu sayfa hariç.このページを除いては このページは最悪です
Çok iyi chappie değil, yaka ve konuşma teslim eğilimli evine şehrin yeni su temin sistemi yönünde.아주 괜찮은 놈, 오히려 대화를 옷깃 그것을 고발하고 의향 그의 고향 마을의 새로운 물 공급 시스템의 방향.
Çok iyi chappie değil, yaka ve konuşma teslim eğilimli evine şehrin yeni su temin sistemi yönünde.故郷の町の新しい水供給システムの方向。 我々は、時間がすべてについてだったので、彼は立って可能性が高い、という結論にそれぞれのギャングを解決
Çok yavaş bir eğilim.C'est très lent.
Çok yavaş bir eğilim.Det går väldigt långsamt.
Çok yavaş bir eğilim.É muito devagar.
Çok yavaş bir eğilim.Es geschieht sehr langsam.
Çok yavaş bir eğilim.Este un proces foarte lent.
Çok yavaş bir eğilim.E" un processo molto lento.
Çok yavaş bir eğilim.Ez egy nagyon lassú folyamat.
Çok yavaş bir eğilim.Het gaat uiterst langzaam.
Çok yavaş bir eğilim.Je to velmi pomalé.
Çok yavaş bir eğilim.굉장히 느립니다.
Çok yavaş bir eğilim.Muy lentamente.
Çok yavaş bir eğilim.Nó [diễn ra] rất chậm.
Çok yavaş bir eğilim.Prebieha to veľmi pomaly.
Çok yavaş bir eğilim.To powolny proces.
Çok yavaş bir eğilim.To se dogaja zelo počasi.
Çok yavaş bir eğilim.Είναι πολύ αργή διαδικασία.
Çok yavaş bir eğilim.Става много бавно.
Çok yavaş bir eğilim.Цей процес є дуже повільний.
Çok yavaş bir eğilim.Это медленный процесс.
Çok yavaş bir eğilim.זה איטי מאוד
Çok yavaş bir eğilim.و هذا ببطء شديد
Çok yavaş bir eğilim.地球上のあらゆる流れには対抗する流れが登場します
Çok yavaş bir eğilim.好慢咁縮細
Çünkü bu ortaklıkların çoğunun başarısız olma eğiliminde olduğunu unutmayın.왜냐하면 이런 파트너십은 대개 실패하기 때문이죠
Çünkü bu ortaklıkların çoğunun başarısız olma eğiliminde olduğunu unutmayın.Ponieważ należy pamiętać, że większość tych partnerstw jest nieudana.
Çünkü bu ortaklıkların çoğunun başarısız olma eğiliminde olduğunu unutmayın.Porque, recuerden que la mayoría de estas alianzas tienden a fracasar.
Çünkü bu ortaklıkların çoğunun başarısız olma eğiliminde olduğunu unutmayın.لأن معظم هذا الشراكات لا تحقق النجاح.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.A to proto, že máme tendenci kostru považovat za pevnou a neohebnou soustavu, která poskytuje rychlost a sílu.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.Bởi vì ta thường nghĩ về bộ xương như hệ thống đòn bẩy ứng nhắc sản sinh ra tốc độ và sức mạnh.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.Dat komt omdat we skeletten zien als als stijve hefboom-systemen die snelheid en kracht produceren.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.왜냐하면 사람들은 보통 뼈를 힘이나 속도를 내는데 필요한 딱딱한 지렛대 정도로 생각하기 때문이죠.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.וזה מפני שאנחנו נוטים לחשוב על שלדים כמערכות תמיכה קשיחות שמייצרות מהירות וכוח.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.وذلك لأننا نتجه للأعتقاد ان الهياكل انها انظمة رفع صلبة تنتج السرعة والقوة.
Çünkü iskeletlerin hız ya da güç üreten sert kaldıraç sistemleri olduklarını düşünmeye eğilimliyiz.速度や力を生み出すための 単なるカチカチの レバーと思われがちです 私が初めて携わった 生物学の研究は
Çünkü yük yığınları kendilerini dengelemeye,... ...eşitlemeye eğilimlidirler.Адже заряд намагається розподілитися, зрівнятися.
Daha geniş bağlamda eğilimlerin analiz edilmesiAnálisis de tendencias en el contexto general
Daha geniş bağlamda eğilimlerin analiz edilmesiAnalyses de tendances dans un contexte général
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.Gdy działamy na obszar mózgu, który wpływa na przyswajanie dobrych wiadomości, nasz optymizm znika.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.그리고 좋은 소식을 정리하는 것을 알려진 이 부분의 뇌활동을 간섭하여 낙관주의적 편견을 사라지게 해보았습니다.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.Rồi chúng tôi xâm nhập vào vùng não và thâm nhập thông tin tốt vào và tính tích cực biến mất.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.לאחר מכן הפרענו לאיזור המוחי אשר מבצע אינטגרציה לחדשות טובות במטלה הזו, והטיית האופטימיות נעלמה.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.ثمّ تدخلنا في المنطقة التي وجدنا بأنها تلتقط الأخبار الجيدة في هذه المَهمة، فاختفى الميل للتفاؤل.
Daha sonra, bu çalışmadaki iyi haberleri değerlendiren bölgeyi etkiledik ve iyimserlik eğilimi yok oldu.干渉してみたところ 楽観主義バイアスは消え去りました この結果には仰天しました
Depresif bir insanın kendisine olan saygısı azalma eğilimindedir.Uma pessoa deprimida parece ter sempre uma baixa auto-imagem.
Depresif bir insanın kendisine olan saygısı azalma eğilimindedir.Zdá se, že osoba trpící depresí o sobě má vždy nízké mínění.
Depresif bir insanın kendisine olan saygısı azalma eğilimindedir.الأنسان المكتئب دائماً عنده انخفاض في الصورة الذاتية
Dikkatsiz ve kaza yapmaya eğilimli.Dia ceroboh dan sering menyebabkan masalah.
Dikkatsiz ve kaza yapmaya eğilimli.E' incauta e soggetta ad incidenti.
Dikkatsiz ve kaza yapmaya eğilimli.Elle est insouciante et cause des accidents.
İlgili Sayfalar