eğilim ile cümle

eğilim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Basınç Eğilimi:% 1distance, unitTryktendens:% 1distance, unit
Basınç Eğilimi:% 1distance, unitΤάση πίεσης:% 1distance, unit
Basınç Eğilimi:% 1distance, unitЗміна тиску:% 1distance, unit
Basınç Eğilimi:% 1distance, unitИзменение давления:% 1distance, unit
Basınç Eğilimi:% 1distance, unitاتجاه الضغط:% 1distance, unit
Basınç Eğilimi:% 1distance, unit気圧傾向: %1distance, unit
Başka bir eğilim de, aşağıya doğru giderseniz grupta, bu durumda, soygazlar -- iyonlaştırma enerjisi azalır.다른 경향은, 어떤 한 족에서 아래로 내려 갈수록 이 경우, 0족 기체입니다. 이온화 에너지는 감소합니다.
Başka bir eğilim de, aşağıya doğru giderseniz grupta, bu durumda, soygazlar -- iyonlaştırma enerjisi azalır.Wenn man eine Familie runtergeht zum Beispiel die Nobelgase nimmt die Ionisationsenergie ab.
Başka bir eğilim de, aşağıya doğru giderseniz grupta, bu durumda, soygazlar -- iyonlaştırma enerjisi azalır.ثم التدرج الاخر هو، كلما توجهنا نحو الاسفل في الزمرة في هذه الحاله هذه هي الغازات النبيلة فان طاقة التاين تقل
Başlıca eğilimleri vurgulamak amacıyla buraya yalnızca birkaç gösterge alınmıştır.Slechts enkele indicatoren zijn hier opgenomen om de belangrijkste
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.F.eks. er det er muligt for et givent atom at stjæle en elektron fra kulstof-atom. .
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.Hoe het is mogelijk voor een ander atoom om een elektron weg te nemen van een koolstofatoom.
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.그 이유가 어떻든지 말이죠 --
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.בגלל איזושהי סיבה... ואנו נדבר על
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.لسبب معين
Bazı belirli elementlerin atomlarının daha fazla elektrona eğilimli oldukları hakkında konuşacağız.そしてある元素の中性の原子は,
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.A kábítószerrel összefüggő halálozásban nemek szerinti
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.Tendencje w zakresie nagłych zgonów związanych z narkotykami
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.Trendy náhlých úmrtí souvisejících s drogami
Bazı ülkelerde uyuşturucuya bağlı ölüm raporlarında kaygı verici bir eğilim ortaya çıkmaya başlamıştır.V niektorých krajinách sa začal v správach o úmrtiach súvisiacich s drogami objavovať znepokojujúci trend.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.Az egyes országok prevalenciaértékeit az összesített átlagokhoz hasonlítva közöljük.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.De trend van afzonderlijke landen kan echter afwijken van dit algemene beeld.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.È risaputo che, a livello individuale, esiste spesso una relazione tra il consumo di sostanze diverse.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.Mohli by sa spomenúť aj niektoré dlhodobé trendy v krajinách.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.Två geografiskt avlägsna länder, Armenien och Isle of Man, är de länder där droganvändningen avviker mest.
Bazı uzun vadeli ülke eğilimlerinden de söz edilebilir.Za zmínku stojí také dlouhodobé trendy v některých zemích.
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.C'est peut-être une forte tendance, vous comprenez..
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.Ehkä se on voimakas taipumus.
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.Quizá esa es una tendencia fuerte, véis?
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.Talvez essa seja uma forte tendência.
Belki bu güçlü bir eğilimdir, görüyor musun.Возможно, это сильная тенденция...
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Forse gli oggetti tendevano a mantenere la loro velocità e la loro direzione.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.이는, 물체들은 그들의 속도, 속력, 방향을
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Może przedmioty mają tendencję do utrzymywania swojej prędkości i kierunku.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Možná mají tělesa sklon zachovávat si svoji rychlost a směr.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Poate obiectele au tendinta de a-si mentine velocitatea, de a-si mentine viteza si directia.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Tal vez, los objetos tienen una tendencia a mantener su velocidad, aceleración y su dirección.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Vielleicht haben Körper die Tendenz, ihre Bewegung beizubehalten, ihre Geschwindigkeit und ihre Richtung.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Ίσως τα σώματα να έχουν τάση να διατηρούν την ταχύτητά τους, σε μέτρο και κατεύθυνση
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Може би обектите имат тенденция да запазват своите скорост и посока.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.Можливо, тіла мають здатність зберігати власну швидкість та напрямок.
Belki cisimler kendi hızlarını, süratlerini ve hareket yönlerini koruma eğilimlerine sahiptirler.維持するように、 それは、その速度、その加速と方向を維持することです。 そして仮にそれらの加速が零ならば、それらは沈静を維持しているでしょう。
Ben bir hikaye anlatıyordum, bu eğilimlerle ilgili.Aion kertoa vielä yhden tarinan taipumuksesta.
Ben bir hikaye anlatıyordum, bu eğilimlerle ilgili.As tendências estão lá. Eu estava contando uma outra história, sobre estas tendências.
Ben bir hikaye anlatıyordum, bu eğilimlerle ilgili.J'ai raconté une histoire aussi à propos de cette tendance.
Ben bir hikaye anlatıyordum, bu eğilimlerle ilgili.Las tendencias están todavía allí. Yo contaba una historia también, de esta tendencia.
Ben bir hikaye anlatıyordum, bu eğilimlerle ilgili.Я уже рассказывал эту историю о склонностях.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Creio que estamos prontos para falar um pouco de propriedades gerais da tabela periódica
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Creo que estamos listos para empezar a hablar de unas tendencias generales de la tabla periódica.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Ich denke, wir sind jetzt bereit um über ein paar allgemeine Tendenzen im Periodensystem zu reden.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.내 생각엔 우리는 주기율표의 일반적인 경향에 대해 공부할 준비가 되었다고 봅니다.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Myślę, że jesteśmy już gotowi, żeby omówić pewien trend obecny w układzie okresowym pierwiastków.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Myslím, že teď už můžeme začít hovořit o nějakých obecných trendech v periodické tabulce.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Penso che siamo pronti per iniziare a parlare di alcune tendenze generali nella tavola periodica.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.Думаю, ми готові розпочати розмову про деякі загальні закономірності періодичної таблиці.
Bence şu an, periyodik tablonun genel eğilimlerinden bahsetmeye hazırız.اعتقد اننا الان مستعدون للتحدث عن بعض التغيرات المتدرجة في الجدول الدوري
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.A tudományt kedvelem, ahol amit látunk és bebízonyíthatunk, az szolgál a tudásunk alapjául.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Eu înclin spre ştiinţă, unde ceea ce vezi şi poţi verifica este fundaţia a ceea ce ştim.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.Ik hou van wetenschap, wat we zien en kunnen bewijzen is het fundament van onze kennis.
Ben daha çok, bildiğimizin temellerinin görüp tespit edebileceklerimizde bulunduğu bilime eğilimliyimdir.J'ai tendance à aimer la science, où ce que nous voyons et pouvons prouver est la base de ce que nous savons.
İlgili Sayfalar