duyuyorsunuz ile cümle

duyuyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer insanların da aynı şeyi yaptığını duyuyorsunuz.And you hear other people doing the same thing.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.So you can pick up the phone, you hear a dial tone, but its just a fake-out.
Değilim. Ne dediğimi duyuyorsunuz.You can see what I said about it.
Bu kelimeyi basında sürekli duyuyorsunuz.You hear it on the media all the time.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.So you need to help him out.
Bu söylemi, arkadaşlarınızdan, ailenizden, medyadan ve okuldan yıllardır duyuyorsunuz.You have heard that phrase uttered by your friends, family, schools and the media for decades.
Ve kulaklıklarınızı taktığınızda şunu duyuyorsunuz, siz Glenn Gould'un vücudundasınız.And when you put on headphones, and you listen to this, you're inside of Glenn Gould's body.
Bugün, sabah akşam susmayan bu cehennemlik makineleri duyuyorsunuz.Today, you hear these infernal machines going night and day.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.You're actually hearing and seeing the electron flow with the lines.
Sonra da şöyle şeyler duyuyorsunuz,And then you'll hear people say,
Bunları okuyorsunuz, konuşulanları duyuyorsunuz.You read about it, you hear about it.
Fairytale'in sözlerinde nasıl olursa olsun, herşey yolunda şeklinde duyuyorsunuz.You hear the text of the Fairytale that it is somehow just like that, okey so it was in a way.
Nanoteknoloji, nano partiküller, bunlarla ilgili bir sürü şey duyuyorsunuz.Nanotechnology, nanoparticles, you hear a lot of worry about this.
Otların arasında bir hışırtı duyuyorsunuz.And you hear a rustle in the grass.
Geçen birkaç yıdır duyuyorsunuz, dünya Saddam Hüseyin artık iktidarda olmadığı için daha güvenli.You've heard in the past several years, the world is safer because Saddam Hussein is not in power.
- Peki, neden hikaye uydurma ihtiyacı duyuyorsunuz?- Yes but why do you need to make up stories?
Onun gördüğünden kuşku mu duyuyorsunuz?Will you dispute with him what he saw?
Siz ise hâlâ kuşku duyuyorsunuzEven then you doubt.
Belirlenmiş süre O'nun katındadır. Siz ise hâlâ kuşku duyuyorsunuzAnd there is in His presence another determined term; yet ye doubt within yourselves!
Bu mirası yaşıyor, onun sorumluluğunu hissediyor ve onunla gurur duyuyorsunuz.You live this heritage, feel the responsibility of it and are proud of it.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Je kan de telefoon opnemen, je hoort een kiestoon, maar die is nep.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.수화기를 들고, 다이얼 톤을 들으면 되는거죠
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.levantan el teléfono y escuchan el tono de llamado pero es sólo el sonido.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Man kann auch den Hörer abheben und ein Freizeichen hören, aber dieses ist nicht echt.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Po podniesieniu słuchawki słychać sygnał centrali,
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Poti sa ridici receptorul si sa auzi un ton, dar este doar un ton fals.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Puoi alzare la cornetta, senti il segnale, solo che è finto.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Вдигате слушалката и чувате нормалния тон, но той е фалшив.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.Вы можете поднять трубку - и услышите гудок, но он ненастоящий.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.כך שאתה יכול להרים את הטלפון, אתה שומע צליל חיוג,
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.تستطيع التقاط سماعة الهاتف, وستسمع نغمة الاتصال,
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.でもこれはまやかしに過ぎません 発信音はWAVファイルで
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.예를들자면 미국병사 한명의 생명이 수많은 이라크 시민들의 목숨과 같은 가치가 있는 것처럼 말하지요.
"bir Amerikan askerinin hayatı sayısız Iraklı sivilinkine bedeldir" gibi konuşmalarını duyuyorsunuz mesela.例えば 1人のアメリカ人兵士の命が 無数のイラク市民の命と 同等だなどと言い始めます 限度を過ぎると
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Bạn đang nghe và nhìn luồng điện từ với các đường kẻ.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.De fapt auzim şi vedem fluxul electronilor cu liniile.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.De hecho, están viendo y escuchando el flujo de electrones al fluir con las líneas.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Je hoort en ziet hoe het electron meevloeit met de lijnen.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.실제로 전자가 이 선을 따라 흐르는 것을 보고 들을 수 있습니다.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Můžete vidět a slyšet, jak se elektron pohybuje.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Sie hören und sehen praktisch die Elektronen entlang der Linien fliessen.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Słyszymy i widzimy w liniach przepływ elektronów.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.State ascoltando e vedendo l'elettrone scorrere lungo le linee.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Ténylegesen hallható és látható, amint az elektron a pályákon mozog.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Vous entendez et voyez l'électron flotter avec les lignes.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Βλέπετε και ακούτε τις πραγματικές ροές του ηλεκτρονίου με τις γραμμές.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Всъщност чувате и виждате как електронът се движи с линиите.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Електронний потік фактично чутний і видимий в лініях.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.Электронный поток фактически слышен и виден в линиях.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.אתם שומעים ורואים את זרימת האלקטרון בקווים.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.في الواقع أنكم تسمعون وتشاهدون سريان الإلكترون مع الخطوط.
Bir elektronun akışını çizgileriyle görüyor ve duyuyorsunuz aslında.白い点は 時間的・空間的に
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Aşa că trebuia să-l ajut.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Así que tenías que ayudarlo.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Do đó bạn cần giúp ông vượt qua.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Dus je moest bijspringen.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.그러니 그를 도와야 합니다.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Quindi c'era bisogno di aiutarlo.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.Så vi behövde hjälpa honom.
Böylece,ona yardımda bulunma ihtiyacı duyuyorsunuz.So musste man ihm aushelfen.

İlgili Sayfalar