Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.Wir brauchen neue Modelle ein Anführer und Mensch unserer Welt zu sein.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.Нам нужны новые примеры того, как можно быть лидером и человеком в мире.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.Нуждаем се от нови модели на лидер и на човек в света.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.אנו זקוקים למודלים חדשים של מנהיגות ואנושיות בעולם הזה.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.نحتاج نماذج جديدة لأن تكون قائدا وإنسانا في العالم.
Biz dünyada bir lider ve bir insan olan... ...yeni modellere ihtiyaç duyuyoruz.新しいモデルが必要なのです 私は最初 銀行員として働いていました
Bizim ailenin dahisidir. Lev! Birileri beni duyuyor mu?Č il genio di famiglia.
Bizim ailenin dahisidir. Lev! Birileri beni duyuyor mu?Han är släktens geni.
Bizim ailenin dahisidir. Lev! Birileri beni duyuyor mu?Han er slægtens geni.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, ak chceme vedieť koľko je hodín, musíme nosiť čosi, čo nám to povie.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.A tak my, pokud chceme vědět, kolik je hodin, musíme nosit něco, abychom to zjistili.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Così per noi, se vogliamo sapere che ore sono, dobbiamo avere al polso qualcosa che ce lo dica.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Et donc pour nous, si nous voulons avoir l'heure, nous devons porter quelque chose pour nous la donner.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jadi untuk kita, jika anda ingin mengetahui waktu, anda haruslah memakai sesuatu untuk dapat mengetahuinya.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Jeśli chcemy wiedzieć która godzina, to musimy mieć zegarek.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.시간을 알기 위해선 시간을 알려줄 뭔가를 지니고 다녀야 했습니다.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Og så for os, hvis du vil vide hvad klokken er, må du gå med noget der viser det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Para nós, se queremos saber as horas, temos de usar um objeto que as diga.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Så för oss, om man vill veta vad klockan är, måste man använda något som talar om det.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Şi pentru noi, dacă vrei să știi cât e ceasul, trebuie să porți ceva care să-ți spună.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Szóval, ha mi meg akarjuk tudni az időt, hordanunk kell valamit, ami megmutatja.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Tako, če želimo vedeti, koliko je ura, moramo nositi nekaj, kar nam bo to povedalo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Uskomme, että kellonajan tietämiseksi meillä on oltava ranteessa kello.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Vậy nên nếu ai đó muốn biết thời gian, anh ta phải đeo một thứ gì đó hiển thị thời gian.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Y así, para nosotros, si quieres saber la hora, tienes que usar algo para saberlo.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Και για αυτό χρειαζόμαστε να φοράμε κάτι για να κοιτάζουμε την ώρα.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И така за нас, когато искаме да знаем часа, трябва да носим нещо, което да ни го показва,
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.И чтобы узнать который час, нам надо что-то носить.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.Тож для нас, коли ми хочемо знати час, потрібно носити щось, що нам вкаже його.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.ולכן בשבילנו, אם רוצים לדעת את השעה, יש לשים משהו שיאמר לנו זאת.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.وهكذا بالنسبة لنا، إذا أردت معرفة الوقت، يجب عليك أن ترتدي شيئا يدلك عليه.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.時を告げるものを身につける必要がありました 今の子供たちは デジタル化された世界に住んでいますから
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Abbiamo bisogno di tecnologia come principio organizzativo base.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.A technológiára mint szervezeti alapelvre van szükségünk.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Avem nevoie de tehnologie ca principiu organizaţional de bază.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Chúng ta cần công nghệ như là một nguyên tắc tổ chức nòng cốt.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Główne założenia organizacyjne powinniśmy oprzeć na technologii.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.핵심 조직 원칙으로 만들 기술이 필요합니다.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Necesitamos la tecnología como principio organizativo central.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Nous avons besoin de la technologie comme principe fondamental d'organisation.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Precisamos de tecnologia como um princípio nuclear de organização.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Vi behöver teknologi som en av våra organisationsgrunder.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.We hebben behoefte aan technologie als kernorganisatorisch principe.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Wir brauchen Technologie als ein Kernprinzip der Organisation.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Χρειαζόμαστε την τεχνολογία σαν μια βασική αρχή οργάνωσης.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нам нужны технологии как основной организационный принцип.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нам потрібна технологія як центральний організаційний принцип.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.Нуждаем се от технологиите, като основен принцип в организациите.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.אנחנו צריכים טכנולוגיה כעקרון מנחה בארגון שלנו.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.نحتاج التكنولوجيا كمبدأ تنظيمي جوهري.
Biz teknolojiye organizasyonel esasımız olarak ihtiyaç duyuyoruz.テクノロジーは必要不可欠です 重役会議でも技術戦略は必要で そこで必要とされるのは
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.Das waren wir von Anfang an.
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.우리는 이미 우리가 들어올 때입니다.
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.Ήμασταν ήδη όταν μπήκαμε στο κίνημα.
Biz zaten dahil olduğumuzda, bununla gurur duyuyorduk.كنا فخورين بذلك من قبل أن ندخل.
Böyle bir auto-mail yaptığın için sana saygı duyuyorum.Admiro-o muito por ter feito um auto-mail assim.
Böyle bir auto-mail yaptığın için sana saygı duyuyorum.Jag beundrar verkligen dig som har gjort den här.
Böyle bir auto-mail yaptığın için sana saygı duyuyorum.Jeg beundrer dig virkelig for at kunne lave dem.
Böyle bir auto-mail yaptığın için sana saygı duyuyorum.Ogromnie pana szanuję za zrobienie tego auto-maila.
Böyle bir auto-mail yaptığın için sana saygı duyuyorum.Olet todella taitava, kun osaat tehdä tällaisen auto-mailin.