Ana içeriğe geç
Sözlük

duyuyor ile cümle

duyuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un şu anda Boston'da olmadığını duyuyorum.I hear that Tom isn't in Boston now.
Tom Mary'nin samimiyetinden şüphe duyuyor.Tom doubts Mary's sincerity.
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.Tom regrets the decision he made late last night.
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.Tom regrets having introduced Mary to John.
Tom Mary'ye çok saygı duyuyordu.Tom had a lot of respect for Mary.
O sahilde çok sayıda kızın bikini giydiğini duyuyorum.I hear a lot of girls wear bikinis at that beach.
Biz doğal olarak ülkemizin eski tapınaklarıyla gurur duyuyoruz.We naturally take pride in the old temples of our country.
O hâlâ şüphe duyuyor.He is still having doubts.
O, matematikte iyi olmaktan gurur duyuyor.He's proud of being good at mathematics.
O, matematik yeteneklerinden gurur duyuyor.He's proud of his math skills.
Babasının ünlü bir bilimci olmasıyla gurur duyuyor.He is proud that his father was a famous scientist.
Ben kilom hakkında endişe duyuyorum.I'm worried about my weight.
Sesler duyuyorum.I hear voices.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
Duyuyor musun, bebek ?Are you hearing, baby?
Bunu ilk kez duyuyorum.This is the first time I've heard about it.
Hepimiz seninle gurur duyuyoruz.We're all very proud of you.
Bitişik odada birinin dolaştığını duyuyor musun?Do you hear someone moving around in the next room?
Kafamda sesler duyuyorum.I hear voices in my head.
Ben sadece senin şikayetini duyuyorum! Belki de başka bir şey yapamaz mısın?I only hear you complain! Perhaps you can't do anything else?
Onun hâlâ hayatta olduğunu duyuyorum.I hear that he's still alive.
Onun şimdi hastanede olduğunu duyuyorum.I hear that she's in the hospital now.
Neden en büyük bankalar en büyük kurtarma paketlerine ihtiyaç duyuyorlar?Why do the largest banks need the biggest bailout?
Onun Bay Smith'in sekreteri olduğunu duyuyorum.I hear that she's Mr. Smith's secretary.
Ben onun Tokyo Üniversitesi profesörü olduğunu duyuyorum.I hear he is a Tokyo University professor.
İngilizce öğretmenim Bay Taniguchi'ye saygı duyuyorum.I respect my English teacher, Mr. Taniguchi.
Tom'la gurur duyuyorum.I'm very proud of Tom.
Tom'la çalışmaktan onur duyuyorum.I'm honored to work with Tom.
Bana saygı duyuyor.He respects me.
Sana söylediğim için pişmanlık duyuyorum.I regret telling you.
Seninle çok gurur duyuyorum.I'm very proud of you.
Eminim ebeveynin seninle çok gurur duyuyordur.I'm sure that your parents are very proud of you.
Eminim annen-baban seninle çok gurur duyuyordur.I'm sure that your parents are very proud of you.
Bu grubun parçası olmaktan memnuniyet duyuyorum.I like being part of this group.
Soruma çok çabuk cevap verdiğin için minnet duyuyorum.I appreciate your answering my enquiry so promptly.
Bir ses duyuyorum.I am hearing a voice.
Vücudundan utan duyuyor.He's ashamed of his body.
Gücümüzle gurur duyuyorduk.We were proud of our strength.
Senin çocuksu kahkahanı duyuyorum.I hear your childish laughter.
Tom özel bisikleti ile çok gurur duyuyor.Tom is very proud of his custom bike.
O özel motosikleti ile çok gurur duyuyor.He's very proud of his custom motorcycle.
"Tom ve Mary'nin boşanıyor olduklarını duyuyorum" "O bir söylenti.""I hear Tom and Mary are getting a divorce." "That's the rumor."
Tom oğluyla gurur duyuyor görünüyor.Tom looks proud of his son.
Marc hatasından pişmanlık duyuyor.Marc regrets his mistake.
Beni görmek istediğini duyuyorum.I hear you wanted to see me?
Birbirimize ilgi duyuyoruz, değil mi?We're attracted to each other, aren't we?
Gülme duyuyorum.I hear laughing.
Sizin taşındığınızı duyuyorum.I hear you're moving out.
Sen ona ihtiyaç duyuyor olmayacaksın.You won't be needing that.
Sanırım onları duyuyorum.I think I hear them.
Yaptıklarımla son derece gurur duyuyorum diyemem.I can't say I'm terribly proud of what I did.
Babam hiç trafik kazası geçirmediğinden dolayı gurur duyuyor.My father is proud of the fact that he's never been in a traffic accident.
Seninle gerçekten gurur duyuyorum.I'm really proud of you.
Tom, ben sıkıntıdayım. Ben senin gelip beni almana ihtiyaç duyuyorum.Tom, I'm in trouble. I need you to come get me.
Motosikletini sattığını duyuyorum. Onun için ne kadar istiyorsun?I hear you're selling your motorcycle. How much do you want for it?
Kazandığımızı bildirmekten memnuniyet duyuyorum.I'm happy to report that we won.
Burada oturup seninle sohbet etmekten mutluluk duyuyorum.I'm happy to sit out here and chat with you.
Bütün bunlara rağmen, ben son derece gurur duyuyorum.Nevertheless, I'm immensely proud.
Yine de ben son derece gurur duyuyorum.Nevertheless, I'm extremely proud.
Biz neden aspartama ihtiyaç duyuyoruz?Why do we need aspartame?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod