Ana içeriğe geç
Sözlük

duyurdu ile cümle

duyurdu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.של קולות האנשים בכיכר תחריר.
Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.لأصوات المعتصمين في ميدان التحرير.
Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.ある晩 タハリール広場にいる
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne birJeg er sikker på, at du er fortrolig med det, og jeg tænke brevet og lade dem vide, at
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne bir비뇨기과 볼리우드 기억이 발표 그 맑은 시작 막 이래 괜찮아요 놀라운 일
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne birNevím, kolik thelma pocta posoudit nález jednoho z senátu galon
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne birOrdnung, was eine verblüffende 1020 50 bis hin zum anderen 70 passt zu mir
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne birאורולוג וליווד זוכר מודיע ברור שמאז התחילה הקרומית בסדר מה שמדהים
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne birالمسالك البولية بوليوود تذكر تعلن ذلك واضحا منذ بداية الغشائي حسنا ما هو مذهل
Ürolog bollywood Unutma duyurdu açıkça başlangıç ​​membranöz yana tamam şaşırtıcı ne bir大丈夫驚くべき何 他の人に1020年50はるばる
WHO açıklamadan üç ay önce duyurdu, ve bu sayede SARS yayılmadan önce onu durdurabildik.세계보건기구보다 GPHIN이 석 달이나 앞서 발표를 했기 때문입니다. 또한, 우리가 SARS가 유행병으로 번지는 것을 저지한 것도 도움이 됐습니다.
WHO açıklamadan üç ay önce duyurdu, ve bu sayede SARS yayılmadan önce onu durdurabildik.שלושה חודשים לפני שארגון הבריאות העולמי הכריז על זה, ובגלל זה יכולנו לעצור את המגיפה הכלל עולמית של הסארס.
WHO açıklamadan üç ay önce duyurdu, ve bu sayede SARS yayılmadan önce onu durdurabildik.قبل ثلاثة أشهر من إعلان منظمة الصحة العالمية لذلك، وبسبب ذلك كان بمستطاعنا إيقاف وباء السارس.
WHO açıklamadan üç ay önce duyurdu, ve bu sayede SARS yayılmadan önce onu durdurabildik.パンデミックを防ぐことができたのです GPHINとロン セイント ジョンに感謝しましょう
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.A helyi újságunk ünnepelte a hírt.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Die Lokalzeitung feierte diese Nachricht.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.E il mio giornale locale celebrò la notizia.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Et le journal de ma ville a fêté la nouvelle.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Iar ziarul meu local a sărbătorit asta.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.그러자 지역 신문에서 이 소식을 축하해 주었고,
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Mijn plaatselijke krant stak de loftrompet af.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Nawet miejscowa gazeta opisała to wydarzenie.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Och min lokaltidning firade nyheten.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.O jornal local publicou a notícia.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Và tờ báo địa phương đã đăng tin này.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Y mi periódico local festejó la noticia.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Η τοπική εφημερίδα πανηγύρισε το γεγονός.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Моя місцева газета зробила з цього сенсаційну новину.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.Наша местная газета растрезвонила новость.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.והעתון המקומי פרסם את הידיעה.
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.جريدتي المحلية احتفلت بالخبر
Yerel gazetem haberi övünçle duyurdu.地元の本屋は大騒ぎし
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby dokázal, že připouští k sobě křik nuzného, a volání chudých že vyslýchá.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Aby przywiódł na nich wołanie znędzniałych, a pokazał, że wysłuchuje wołanie ubogich.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa , Và_Chúa nghe tiếng kêu_la của kẻ bị gian_truân .
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Chúng làm cho tiếng kẻ nghèo thấu đến Chúa, Và Chúa nghe tiếng kêu la của kẻ bị gian truân.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.daß das Schreien der Armen mußte vor ihn kommen und er das Schreien der Elenden hörte.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.De bragte så den armes rop inför honom, och rop av betryckta fick han höra.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.de sorte que o clamor do pobre subisse até ele, e que ouvisse o clamor dos aflitos.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.forat de skulde la de fattiges skrik komme for ham, forat han skulde høre de undertryktes rop.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.haciendo que el clamor del pobre llegase ante él, y que él oyera el clamor de los afligidos
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Hogy a szegény kiáltását hozzájok juttatja, és õ a nyomorultak kiáltását meghallja.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Ils ont fait monter à Dieu le cri du pauvre, Ils l`ont rendu attentif aux cris des malheureux.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.in so storili, da je k Njemu doletelo vpitje ubožcev, da je slišal trpinov krik.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.그들이 이와 같이 하여 가난한 자의 부르짖음이 그에게 상달케 하며 환난 받는 자의 부르짖음이 그에게 들리게 하느니라
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Mereka menyebabkan orang miskin berkeluh kesah tangisan mereka didengar Allah
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.pôsobiac to, že prichádza k nemu krik chudobného. A on počuje krik biednych.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.så de voldte, at ringe råbte til ham, og han måtte høre de armes Skrig.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.sì da far giungere fino a lui il grido dell'oppresso e fargli udire il lamento dei poveri
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.vaan saattoivat vaivaisten huudon kohoamaan hänen eteensä, ja hän kuuli kurjain huudon.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.και εκαμον να ελθη προς αυτον η κραυγη των πτωχων, και ηκουσε την φωνην των τεθλιμμενων.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.Така че направиха да стигне до Него викът на сиромасите, Та Той чу вика на угнетените.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.так что дошел до Него вопль бедных, и Он услышал стенание угнетенных.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.להביא עליו צעקת דל וצעקת עניים ישמע׃
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.حتى بلّغوا اليه صراخ المسكين فسمع زعقة البائسين.
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.甚 至 使 貧 窮 人 的 哀 聲 達 到 他 那 裡 、 他 也 聽 了 困 苦 人 的 哀 聲
Yoksulun feryadını Ona duyurdular; Düşkünlerin feryadını işitti.甚至 使貧 窮人 的 哀聲達 到 他 那裡 、 他 也 聽 了 困苦 人 的 哀聲
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod