Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Občutkov gospoda Huxter so bile žive, ampak kratko.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Pán Huxter na pocity boli živé, ale krátke.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Pan Huxter na pocity byly živé, ale krátké.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Pan Huxter odczucia były żywe, ale krótki.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Sensasi Mr Huxter itu yang jelas tapi singkat.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Senzaţii domnului Huxter au fost vie, dar scurte.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Αισθήσεις του κ. Huxter ήταν ζωηρά, αλλά σύντομη.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Г-н Huxter відчуття були яскраві, але коротко.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Г-н Huxter ощущения были яркие, но кратко.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.Г-н Huxter усещания са ярки, но кратко.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.وكان السيد Huxter الأحاسيس وحية ولكن قصيرة.
Mr. Huxter duyumları canlı ama kısa.彼はちょうど彼の前に男を見たと教会のコーナーや丘のために活発に噴出して
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairAcho que a maioria das crianças sente o mesmo, que as coisas não eram para ser assim.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairEen van de dingen waar ik het over heb, is het gevoel dat ik als kind had dat er iets niet klopte
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairJag tror de flesta barn har någon känsla av det, att det inte är meningen att det ska vara så här.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairLuulen että useimmat lapset aistivat sen jollain tasolla, sen ei kuuluisi olla näin.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairMyślę, że większość dzieci też to czuje, że świat powinien być inny.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairMyslím, že většina dětí má nějaký takový smysl, že věci by neměli být tak, jak jsou.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairParmis les choses dont je parle est ce sentiment de tourment absurde que j'avais étant enfant.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairЕто защо днешната криза няма да си отиде.
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairאני חושב שלרוב הילדים יש תחושה כזו,
Sanırım çoğu çocuğun böyle bir duyumsaması vardır, böyle olmaması gerektiğine dairたとえば、こんなに月曜日が嫌いなのは変だ、
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Đó thật sự là một dạng của bệnh rối loạn cảm giác.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Formentlig en slags synæstesi.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Forse una forma di sinestesia.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.아마도 일종의 공감각 같은 것이었겠죠.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Mungkin sebuah bentuk sinestesia.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Najbrž neke vrste sinestezija.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Pravdepodobne forma synestézie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Pravděpodobně šlo o formu synestezie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Prawdopodobnie był to rodzaj synestezji.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Probabil o formă de sinestezie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Probablemente, una forma de sinestesia.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Probablement une forme de synesthésie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Provavelmente, uma forma de sinestesia.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Valószínűleg a szinesztézia egy formája.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Waarschijnlijk een vorm van synesthesie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Wahrscheinlich eine Form von Synästhesie.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Πιθανότητα κάποια μορφή συναισθησίας.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Вероятно това беше форма на синестезия.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Можливо, це була форма синестезії.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.Наверное, какая-то форма синестезии.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.כנראה סוג של סינסתזיה.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.ربما أحد أشكال الحس المشترك.
Sanırım duyum ikiliğinin bir formu.でも -
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.그 지역 농장주들로 부터 목화를 손질하는 어려움에 대한 이야기를 들었겠죠.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Miejscowy plantator powiedział mu o problemach z czystością bawełny.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Ông đã được một số nông dân địa phương kể về khó khăn trong làm sạch bông.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.On rapporte que des planteurs locaux lui auraient fait part de la difficulté de nettoyer le coton.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Presupunem că unii localnici i-au spus de dificultatea de a curăţa bumbacul.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Segundo parece, os plantadores locais falaram-lhe da dificuldade de limpar o algodão.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Supuestamente, algunos plantadores le hablaron de la dificultad de limpiar el algodón.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.Вероятно, местные плантаторы рассказали ему о том, как трудно собирать хлопок.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.מספרים שנאמר לו מפי מגדלים מקומיים על הקושי בניקוי הכותנה.
Tahminen yerel pamuk yetiştiricilerinden pamuk temizliğinin zorluğuna dair duyumlar aldı.ولربما أخبره أحد المزارعين بصعوبة تنظيف القطن التي يواجهونها.
Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.A mój zmysł węchu wcale nie jest upośledzony.
Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.A s čuchom nemám nič.
Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.E não há nada de errado com o meu olfacto.
Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.En ik kan prima ruiken.
Ve koku duyumla ilgili bir sorunum yok.És semmi baja a szaglásomnak.