duymuşsun ile cümle
duymuşsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.力+1 知性+1といったものを 現実生活には あまりないものです
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Avrete sentito parlare di SSRI, che sono farmaci utilizzati per trattare queste malattie.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Bạn đã nghe đến SSRIs, chúng là thuốc dùng để chữa các loại bệnh này.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Hallottunk az SSRI-kről, ezen betegségek kezelésére való gyógyszerekről.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Han oído hablar de los ISRS, medicamentos usados para tratar estas enfermedades.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Je heb gehoord van SSRI's, die medicijnen zijn die gebruikt worden om deze ziektes te genezen.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Ouviram falar de ISRSs, que são fármacos usados para tratar estas doenças.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Počuli ste o SSRI (typ antidepresív), čo sú lieky, ktoré sa používajú na ich liečbu.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Sie kennen SSRIs, Medikamente, die zur Behandlung dieser Krankheiten genutzt werden.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Słyszeliście też o SSRI. To leki, którymi leczy się te choroby.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.이런 병들을 치료하는 우울증치료제(SSRI)도 들어 보셨을 겁니다.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Vous avez entendu parler des ISRS, qui sont des médicaments utilisés pour traiter ces maladies.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Вы слышали об антидепрессантах — лекарствах, используемых для лечения этих болезней.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.Чували сте за SSRs, които са лекарства, които се използват да лекуват тези болести.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.שמעתם על מעכבי קליטה חוזרת של סרוטונין (SSRI's), שמשמשים כתרופות כנגד הפרעות אלו.
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.قد سمعتم بال SSRIs وهي الأدوية التي تستخدم لعلاج هذه الأمراض
SSRI'ı duymuşsunuzdur, bu hastalıkları iyileştiren ilaçlar.これらの病気のための薬で セロトニンがどう作用するのかは
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Avrai certamente sentito parlare del "Padre".
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Debes de haber oído lo de ese "Padre".
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Deve ter ouvido dizer da boca daquele tipo, o "Pai".
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.I må have hørt fra ham Father-fyren.
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Musiałeś słyszeć o tym, którego zwą Father.
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur. Ne kurban edeceğini ve ne elde edeceğini.Olette kuulleet valvojasta ja mitä hän aikoo uhrata ja saavuttaa.
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Ni måste ha hört från Father.
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Θα είχες νεότερα του λεγόμενου Φάδερ.
Şu "Father" denen adamdan duymuşsunuzdur.Должно быть, вам уже что-то сообщил этот "отец".
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur:Habrán oido la frase: "Las cargas opuestas se atraen,
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur: "Karşıt yükler çeker, aynı yükler iter."Ați auzit deja de expresia "sarcinile opuse se atrag, sarcinile asemănătoare se resping."
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur: "Karşıt yükler çeker, aynı yükler iter."Có thể bạn đã nghe tới câu này, "Trái dấu hút, cùng dấu đẩy".
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur: "Karşıt yükler çeker, aynı yükler iter."Forse avete sentito la frase "Cariche opposte si attraggono, cariche uguali si respingono."
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur: "Karşıt yükler çeker, aynı yükler iter."Vous avez peut-être déjà entendu que "les charges opposées s'attirent, et les charges égales se repoussent."
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur: "Karşıt yükler çeker, aynı yükler iter."Ίσως να έχετε ακουστά τη φράση, "Τα ετερώνυμα έλκονται, όπως τα ομώνυμα απωθούνται".
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur:이런 문구를 들은 적이 있을 거에요. "반대 극끼리 끌어당기고,
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur:Возможно, вы слышали фразу:
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur:ייתכן כי שמעתם את הביטוי "מטענים הפוכים נמשכים,
Şu ifadeyi duymuşsunuzdur:ربّما قد سمعت بالعبارة: الشُحنات المتضادّة تتجاذب،
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Avete sentito tutti il termine:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Baiklah, Anda pasti sudah pernah mendengar:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Bem, todos vocês já ouviram a expressão:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur: "Doğuştan cerrah."Mindannyian hallották már a kifejezést: Született sebész.
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur: "Doğuştan cerrah."Très bien, vous avez tous déjà entendu dire: " C'est un chirurgien né. "
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:În regulă, aţi auzit expresia:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Je hebt allicht al gehoord:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:이런 말 들어보셨을겁니다.
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Muy bien, todos hemos oído la expresión:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Sie kennen diesen Spruch:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Vâng, hẳn là tất cả các bạn đều nghe đến cụm từ:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Všichni jste už určitě slyšeli výraz:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Wszyscy znamy określenie:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Λοιπόν, έχετε ακούσει όλοι τον όρο:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Ви всі чули такі слова:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Вы все наверняка слышали фразу:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:Добре, всички вие сте чували израза:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:טוב, כולכם שמעתם את הביטוי:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:حسنا، جميعكم قد سمع المصطلح:
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur:「彼は生まれつきの外科医だ」
Tanrının bana bağışladığı lütfu size ulaştırmakla görevlendirildiğimi duymuşsunuzdur.ako ste sicer slišali o oskrbništvu milosti Božje, ki mi je dana za vas,
Tanrının bana bağışladığı lütfu size ulaştırmakla görevlendirildiğimi duymuşsunuzdur.akže ste počuli o správe milosti Božej, ktorá mi je daná cieľom vás,
Tanrının bana bağışladığı lütfu size ulaştırmakla görevlendirildiğimi duymuşsunuzdur.(Dacă cel puţin aţi auzit de isprăvnicia harului lui Dumnezeu, care mi -a fost dată faţă de voi.
Tanrının bana bağışladığı lütfu size ulaştırmakla görevlendirildiğimi duymuşsunuzdur.Ha ugyan hallottátok Isten kegyelmének rendelkezését, melyet nékem adott a ti érdeketekben;
İlgili Sayfalar