duymuşsun ile cümle

duymuşsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.DNA、デオキシリボ核酸ですね。
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.Ich bin mir sicher, alle von euch haben schon einmal von dem Molekül DNA gehört.
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.Saya yakin bahwa banyak dari kalian sudan pernah mendengar tentang molekul
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.Som si istý, mnoho Vy všetci už počuli molekuly
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.Я уверен что вы все слышали об этой молекуле.
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.רבים מכם שמעו כבר על מולקולת הDNA
Sanıyorum çoğunuz DNA molekülünü ve açılımının deoksiribonükleik asit olduğunu duymuşsunuzdur.انا متأكد، الكثير منكم قد سمع مسبقاً عن المركب
Satmak kelimesinin finansal terminolojide kullanılan tanımı 'Halka Arz Etmek' , bunu daha önce duymuşsunuzdur.Banka predá tieto akcie verejnosti (formou IPO).
Satmak kelimesinin finansal terminolojide kullanılan tanımı 'Halka Arz Etmek' , bunu daha önce duymuşsunuzdur.あなたは、それをその様に考える事が出来ます。
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.섭씨 2도에 대해 들어보셨을 겁니다. 온도 상승폭을 섭씨 2도 미만으로 제한해야 한다는 의미죠.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Ați auzit despre cele "două grade": că ar trebui să limităm creșterea temperaturii la maxim 2 grade.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Avete sentito parlare dei '2 gradi': si dovrebbe limitare l'aumento della temperatura non oltre i 2 gradi.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Han oído de los "dos grados": que debería limitarse el aumento de temperatura a no más de 2 grados.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Hiện tại, bạn đã nghe tới "hai độ" rằng là chúng ta nên giới hạn sự gia tăng nhiệt độ không quá hai độ
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Já ouviram falar dos "dois graus"? Devíamos limitar o aumento da temperatura no máxmo a dois graus.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Sie haben von "zwei Grad" gehört: Der Temperaturanstieg sollte auf "zwei Grad" begrenzt werden.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Słyszeliście o "dwóch stopniach": powinniśmy ograniczyć wzrost temperatury do nie więcej niż dwóch stopni.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.Θα έχετε ακούσει για τους "δύο βαθμούς": τον περιορισμό της αύξησης της θερμοκρασίας μέχρι δύο βαθμούς.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.الآن، سمعتم عن "الدرجتين الإثنتين": يجب أن نحد من أرتفاع درجة الحرارة إلى ما لا يزيد عن درجتين.
Şimdi, "iki derece" meselesini duymuşsunuzdur: sıcaklık seviyesini iki dereceden fazlaya çıkaramayız.気温の上昇を2度以内に収めるべきだと しかにその数字の科学的裏付けは少ない
Şimdiye kadar HIV/AIDS, Tüberküloz veya kızamık gibi hastalıkları ihmal etmemeniz gerektiğini duymuşsunuzdur.HIV/エイズや結核 麻疹だと思いますが それらの病を合計した人数より 多くの子供が下痢で亡くなっています
Şimdiye kadar HIV/AIDS, Tüberküloz veya kızamık gibi hastalıkları ihmal etmemeniz gerektiğini duymuşsunuzdur.아마도 에이즈나 결핵, 홍역같은 질병에 대해 관심을 가져달라는 얘기를 들으셨겠지만
Şimdiye kadar HIV/AIDS, Tüberküloz veya kızamık gibi hastalıkları ihmal etmemeniz gerektiğini duymuşsunuzdur.Sie wurden sicher schon aufgefordert, sich über
Şimdiye kadar HIV/AIDS, Tüberküloz veya kızamık gibi hastalıkları ihmal etmemeniz gerektiğini duymuşsunuzdur.ואתם ודאי נדרשתם להיזהר מדברים כגון איידס, שחפת או חצבת,
Şimdiye kadar HIV/AIDS, Tüberküloz veya kızamık gibi hastalıkları ihmal etmemeniz gerektiğini duymuşsunuzdur.و لربما تمت مطالبتك أن تهتم بالإمور مثل فيروس نقص المناعة البشرية/الإيدز أو السل أو الحصبة
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Chắc bạn có biết đến cách phát minh này ra đời.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Daar heb je wellicht al van gehoord.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Imagiologia de Ressonância Magnética functional [IRMf] É provável que já tenham lido ou ouvido falar nele.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.여러분들 모두 한번 쯤은 읽어보거나 들어본 적이 있을 거에요.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Pravdepodobne ste o nej už čo-to počuli.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Probabil toţi aţi citit sau auzit despre ea.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Probablemente han leído u oído a alguien mencionarlo en algún lugar.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Sie alle haben wahrscheinlich schon davon gehört oder gelesen.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Tutti voi ne avrete probabilmente letto o sentito parlare in qualche modo.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Valószínűleg mind olvastak, vagy hallottak róla valamilyen formában.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Vous en avez sans doute tous entendu parler d'une manière ou d'une autre.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Πιθανόν να έχετε όλοι διαβάσει ή ακούσει γι΄αυτό σε κάποιο είδος ενσάρκωσης.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Вероятно всички сте чели или чували за това, в някаква инкарнация.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Ми використовуємо для цього метод функціональної магнітно- резонансної томографії.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.Наверное, вы все читали об этом или где-то слышали.
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.בודאי קראתם או שמעתם על כך בהקשר
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.ولابد أنكم جميعاً قد قرأتهم أو سمعتم عنه في بعض
Sizler muhtemelen bunun canlı örnekleri ile ilgili birşeyler okumuş veya duymuşsunuzdur.一言二言で説明して差し上げましょう
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Các bạn đã nghe về việc lên level và sức mạnh 1+, và trí khôn 1+.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Han oído de subir niveles y fuerza +1, e inteligencia +1.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.I har sikkert hørt om at stige i level og få plus-ét i styrke, og plus-ét i intelligens.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Já ouviram falar de "Nível seguinte", "Energia+1", "Inteligência +1".
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Jullie hebben wel al gehoord van een level bijkrijgen en plus-een kracht, en plus-een intelligentie.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.여기 계신 분들도 레벨업이나 능력치 향상은 들어봤을 겁니다.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Ni har hört talas om "level up" och "plus-one" i styrka, och "plus-one" i intelligens.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Sie haben bestimmt von "Level hoch" und "+1 Stärke" gehört oder "+1 Intelligenz".
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Słyszeliście o kolejnych poziomach i sile +1 czy inteligencji +1.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Určitě jste slyšeli o zvyšování úrovně síly a inteligence po jednotkách.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Voi ați auzit de creșterea în nivel și plus unu la putere, și plus unu la inteligență.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Vous avez déjà entendu les expressions "Niveau suivant" et "Force +1", "Intelligence +1".
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Ви чули про перехід до вищих рівнів, про "плюс один до сили" і "плюс один до кмітливості".
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Вы, конечно, слышали о прохождении уровней, накоплении силы и интеллекта во время игры.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.Чували сте за изкачване на по-високи нива и сила плюс едно, и интелигентност плюс едно.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.שמעתם על לעלות רמות ופלוס אחד לכח, ופלוס אחד לתבונה.
Sizler seviye yükselmeyi ya da artı bir gücün ve artı bir zekanın ne olduğunu duymuşsunuzdur.لقد سمعتم عن رفع الرتبة والقوة زائد واحد، والذكاء زائد واحد.
İlgili Sayfalar