duymuşlar ile cümle

duymuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.De hallottak néhány rémhírt.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Jednak słyszeli przerażające plotki.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.그러나 그들은 끔찍한 소문을 들은 적 있었습니다.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Ma avevano sentito storie spaventose.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Mais ils avaient entendu des rumeurs effrayantes.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Mas haviam ouvido rumores aterradores.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Nhưng họ đã nghe vài tin đồn đáng sợ.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Op deze eilanden en nog wat andere in de buurt woonden kannibalen.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Pero habían oído algunos rumores escalofriantes.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Toda slišali so strah vzbujajoče govorice.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Ωστόσο, είχαν ακούσει τρομακτικές φήμες.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Но те били чували ужасяващи слухове за тези острови.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.אבל הם שמעו כמה שמועות מפחידות.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.ولكنهم سمعوا شائعات مخيفة
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.マルキーズ諸島とその周辺には
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.즉 제대로 된 대여 시스템을 준비해서 저지의 대여를 추적, 관리해야 하고요
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.Гарна система обліку оренди потрібна щоб з"ясувати де будуть джерсі.
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.ففي تتبع التأجيرات، احتاجوا إلى نظام تأجير جيد ليتمكنوا من معرفة مكان القمصان الرياضية.
Formaların nerede olduğunu takip edebilmek için... ...iyi bir kiralama sistemine ihtiyaç duymuşlardır.レンタル業者用のシステムを駆使し 発送、ドライクリーニング、 マーケティングなどについて
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Biasanya orang yang tahu tentang bioluminesens sama sekali, mereka pasti membayangkan kunang-kunang.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Bij bioluminescentie denken mensen meestal aan deze jongens: vuurvliegen.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Dacă oamenii știu ceva despre bioluminiscență, știu despre ei, despre licurici.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.En général, si les gens ont entendu parler de bioluminescence, ils connaissent ces bestioles, les lucioles.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.사람들이 친숙한 생물 발광이 하나 있다면 바로 이 반딧불입니다.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Men, normalt når mennesker overhovedet er bekendt med bioluminiscence, er det disse fyre; det er ildfluer.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Wenn Menschen überhaupt mit Biolumineszenz vertraut sind, dann mit diesen Jungs hier, Glühwürmchen.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Zvyčajne, ak ľudia vôbec niečo vedia o bioluminiscencii, tak ide tieto zvieratká: svetlušky.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Обикновено, ако хората изобщо са наясно с биолуминесценцията, става дума за тези, светулките.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Обычно, если люди имеют понятие о биолюминесценции, обычно они знают о светлячках.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.בדרך-כלל, אם אנשים מכירים בכלל פליטת אור ביולוגית, זה אלה, הגחליליות.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.おそらく ホタルなどでしょうか 陸の生物で光るのは ムシやミミズや菌の
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Avevano sentito bin Laden dire che quella era la jihad, e reclamare la vittoria.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Habían escuchado a Bin Laden decir que eso era la yihad y adjudicarse la victoria.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Họ đã nghe bin Laden nói rằng đó là jihad, và tuyên bố chiến thắng cho điều đó.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.또한 빈 라덴은 그것이 지하드이며 지하드의 승리라고 말하는 것도 들었습니다. 그래서 이 나이 든 이맘은
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.L-au auzit pe bin Laden zicând că ăsta e jihad și invocând victoria acestuia.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Sie hatten bin Laden gehört, wie er sagte, dass sei der Dschihad und den Sieg für sich beanspruchte.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Slyšeli bin Ládina říkat, že tohle je džihád a požadovali pro to vítězství.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Słyszeli bin Ladena mówiącego, że to właśnie był dżihad, i okrzyknęli dla niego zwycięstwo.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Ze hadden bin Laden horen zeggen dat dit jihad was en hem de overwinning horen claimen.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.Они слышали, что бен Ладен говорил, что это джихад, и заявлял о победе в нём.
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.כבר שמעו את בן לאדן אומר שזהו ג'יהאד, וטוען לנצחון בו. והאימאם הזקן חשש
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.و قد سمعوا بن لادن يقول أن هذا هو الجهاد، و يدعي النصر باسمه. مما سبب القلق للإمام الشيخ
Ladin'in bunun bir cihad olduğunu söylediğini ve bunun bir zafer olduğunu iddia ettiğini duymuşlardı.だから年老いたイマームは 心配だったのです 彼の説教に誰も耳を貸さず 注意も払わないかもしれないと
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.Fu riferito a Ioab: «Ecco il re piange e fa lutto per Assalonne»
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.I oznajmino Joabowi: Oto król płacze i żałuje Absaloma.
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.왕이 그 아들을 위하여 슬퍼한다 함이 그 날에 백성들에게 들리매 그 날의 이김이 모든 백성에게 슬픔이 된지라
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.og Sejren blev den Dag til Sorg for alt Folket, fordi det hørte, at Kongen sørgede dybt over sin Søn.
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.ותהי התשעה ביום ההוא לאבל לכל העם כי שמע העם ביום ההוא לאמר נעצב המלך על בנו׃
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.فصارت الغلبة في ذلك اليوم مناحة عند جميع الشعب لان الشعب سمعوا في ذلك اليوم من يقول ان الملك قد تأسف على ابنه.
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.眾 民 聽 說 王 為 他 兒 子 憂 愁 、 他 們 得 勝 的 歡 樂 、 卻 變 成 悲 哀
O gün zafer ordu için yasa dönüştü. Çünkü kralın oğlu için acı çektiğini duymuşlardı.眾民聽說 王為 他 兒子憂愁 、 他們得勝 的 歡樂 、 卻變 成 悲哀
İlgili Sayfalar