duymuşlar ile cümle
duymuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun çok dürüst bir adam olduğunu duymuşlardı.They had heard that he was a very honest man.
Romalılar dikilitaşlara büyük bir ilgi duymuşlardır.This country had always been of great interest to the Roerichs.
Genelde insanlar eğer biyolüminesans kavramını duydularsa bunu ateşböcekleri nedeniyle duymuşlardır.Now, usually if people are familiar with bioluminescence at all, it's these guys; it's fireflies.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.They've probably heard of the South Beach Diet, or the Atkins Diet.
Romalılar dikilitaşlara büyük bir ilgi duymuşlardır.Die Romulaner sind nun an Gesprächen interessiert.
Hamm "Onlar Tim Burton'ın adını Pee-wee's Big Adventure ile duymuşlardı.Il semblerait que ce film ait influencé "Pee-Wee Big Adventure" de "Tim Burton".
İki kardeş de küçük yaşta müziğe ilgi duymuşlar ve 7 yaşında ilk şarkılarını yazmışlardır.Desde muy pequeña demostró interés por la música, tal es así que escribió su primera canción a los 7 años.
Koy!") diye bir ses duymuşlar.Lasciateci ascolarvi!"
Koy!") diye bir ses duymuşlar.Клянусь, я слышал!».
Hamm "Onlar Tim Burton'ın adını Pee-wee's Big Adventure ile duymuşlardı.Hamm explicou: "Eles ouviam o nome de Tim Burton e eles pensavam em Pee-wee's Big Adventure.
Šrámek ve yandaşları komünist partisinin giderek artan rolünden endişe duymuşlardır.Šrámek e seus co-partidários se preocupavam com o crescente papel do partido comunista.
Koy!") diye bir ses duymuşlar.Acho que alguém me ouviu, lá em cima!”
Romalılar dikilitaşlara büyük bir ilgi duymuşlardır.Producenci zauważyli duże zainteresowanie cafe racerami.
Farklı insanlar, belirtileri doğrultusunda farklı tedavilere ihtiyaç duymuşlardır.Olika människor behöver olika behandlingar beroende på vilka symptom de har.
Hamm "Onlar Tim Burton'ın adını Pee-wee's Big Adventure ile duymuşlardı.Ο Χαμ εξήγησε "Ακούνε το όνομα του Τιμ Μπάρτον και σκέφτοναι την ταινία 'Η Μεγάλη Περιπέτεια του Πι-Γουί'.
Šrámek ve yandaşları komünist partisinin giderek artan rolünden endişe duymuşlardır.Šrámek og hans partifeller engstet seg for den økende rolle til kommunistpartiet.
Farklı insanlar, belirtileri doğrultusunda farklı tedavilere ihtiyaç duymuşlardır.Orang yang berbeda memerlukan perawatan yang berbeda pula, bergantung pada gejala mereka.
Kızlar fundalık bir yerden geçerken birden bir çığlık duymuşlar.Tiba-tiba, dari dalam tenda, terdengar suara teriakan.
Koy!") diye bir ses duymuşlar.“Đọc mà thấy giật mình!” – ông Nhân nói.
Koy!") diye bir ses duymuşlar.ご注意ください」の音が入っている。
İki kardeş de küçük yaşta müziğe ilgi duymuşlar ve 7 yaşında ilk şarkılarını yazmışlardır.אנדראה התאהב מגיל 6 במוזיקה של מילים וכתב שיריו הראשונים בגיל 7.
Farklı insanlar, belirtileri doğrultusunda farklı tedavilere ihtiyaç duymuşlardır.Различните хора се нуждаят от различни видове лечение, в зависимост от симптомите.
Hamm "Onlar Tim Burton'ın adını Pee-wee's Big Adventure ile duymuşlardı.Hamm je tvrdio, "Čuli su Burtonovo ime i odmah pomislili na Pee-weejevu veliku avanturu.
95'te hepsi normal şarkı söylemiş. 96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Em 1995 todas cantavam uma música normal, mas em 1996 ouviram-se umas músicas estranhas.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.그런데 96년이 되자 그들은 몇가지 특이한 노래들을 불렀습니다.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Ale v 1996 bolo počuť pár divných.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Dar în '96 ei au auzit niște cântece ciudate.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Doch 1996 hörten sie einige sonderbaren Gesänge.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Maar in '96 hoorden ze een paar vreemde liederen.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Mais en 1996, elles ont entendu quelques chants étranges.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Ma nel '96 furono ascoltati dei canti insoliti.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Pero en el 96 oyeron algunas canciones extrañas.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Но в 96 раз они услышали несколько странных песен.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.Но през 96-а чули някои странни песни.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.אבל בשנת 96' הם שמעו כמה שירים מוזרים.
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.ولكن في عام 96 بدا العلماء بالاستماع الى نغمات غريبة
96'da tuhaf birkaç şarkı duymuşlar.この変わった歌は西海岸のクジラに
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Avrà probabilmente sentito parlare della dieta South Beach o della dieta Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Có thể họ đã nghe về chế độ ăn kiêng South Beach hay Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.De har förmodligen hört talas om South Beach-dieten eller Atkinsdieten.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.De har sandsynligvis hørt om South Beach diæten, eller Atkins diæten.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Habrán oído hablar posiblemente de la dieta South Beach, o la dieta de Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Ils ont probablement entendu parler du régime South Beach ou du régime Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Mereka mungkin pernah mendengar tentang Diet South Beach atau Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Možná slyšeli o dietě South Beach nebo Atkinsově dietě.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Probabil au auzit de dieta South Beach, sau dieta Atkins.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Sie haben vermutlich von der South Beach-Diät oder der Atkins-Diät gehört.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Słyszeli coś o Diecie South Beach, lub o Diecie Atkinsa.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.기껏해야, South Beach 다이어트나 Atkins 다이어트 정도겠죠.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.USDA食物ピラミッドもある
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Valószínűleg hallottak a South Beach Diet-ről vagy az Atkins Diet-ről.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Ze hebben waarschijnlijk weleens gehoord van het "South Beach dieet" of het "Atkins Dieet".
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Πιθανότατα έχουν ακούσει για την δίαιτα της Νότια Ακτής, ή τη δίαιτα Ατκινς.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Вероятно са чували за Саут Бийч диета, или Аткинс диета.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Мабуть, він щось чув про модні дієти, такі як дієта Південного узбережжя чи дієта Аткінса.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.Он слышал только что-то о модных диетах, типа диета "Южного пляжа" или диета Аткинса.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.הם בודאי שמעו על דיאטת סאוט ביץ' או אטקינס.
Büyük olasılıkla, Güney Sahili Diyeti veya Atkins Diyeti'ni duymuşlardır.من المحتمل قد يكونوا سمعوا بحمية الشاطيء الجنوبي , أو حمية الواتكينز .
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Aber sie hatten beängstigende Gerüchte gehört.
Fakat bazı korkutucu söylentiler duymuşlardı.Ale o nich slyšeli hrozivé zvěsti.
İlgili Sayfalar