Duygusuzluk ölümdür.Apathy is death.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.I mistook happiness for a lot of other things, like numbness or decadence or selfishness.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Callousness, selfishness, ruthlessness.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Der Gefühlskälte. Der Selbstsucht. - Der Rücksichtslosigkeit.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Der Gefühlskälte. Der Selbstsucht. - Der Rücksichtslosigkeit.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Insensibilidad, egoísmo, crueldad.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.-Känslokyla, själviskhet, hänsynslöshet. -Nej.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.- Nepãsãtor, egoist, nemilos. - Nu-i aºa.
Duygusuzluk, bencillik, acımasızlık.Tunnekylmyydestä, itsekkyydestä, häikäilemättömyydestä.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Confundi felicidade com muitas outras coisas, como entorpecimento, decadência ou egoísmo.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.전 행복을 다른 것으로 잘못 이해하고 있었어요. 무감각, 퇴폐, 이기심 같은 걸로요.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Myliłam szczęście z czym innym, z brakiem uczuć, dekadencją czy samolubstwem.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.Μπέρδευα την ευτυχία με πολλά άλλα πράγματα, όπως με την απάθεια, τον εκφυλισμό ή τον εγωισμό.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.ולחיות בעולם הזה של הכאב?" חשבתי בטעות ששמחה זה הרבה דברים אחרים, כמו קהות חושים, או התנוונות או אנוכיות.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.و هذا العالم مع الألم؟" لقد فهمت السعادة بصورة خاطئة ضمن أشياء كثيرة أخرى كالخدر أو الانحلال أو الانانية
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.堕落や わがままと取り違えていました ヴァギナモノローグと この旅から