Bir topluma ait olma duygusuna yabancılaştırıldığımız gibi, aynı. Doğaya gözlerimizle目に見える自然は、単なる物の集まりです。
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.Alles, das ein Gefühl der Verbindung und Gemeinschaft und Liebe herstellt, hat tatsächlich Heilkraft.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.사회 안에서 관계를 형성하는 것은 어떤것이든 사람을 치유하고 사랑 역시 그렇다는 것입니다.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.שכל דבר שיוצר תחושה של קשר ושל קהילה ואהבה הוא ממש מרפא.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.إن اي شيء يجعلك تحس بشيء من الإرتباط بالمجتمع والحب, هذا بحد ذاته يعزز الشفاء.
Bir tür bağlantı duygusu ve topluluk ve sevgi duygusu yaratan her şey sağaltıcıdır.絆や団結や愛の全てがヒーリングです これに気付けば 病気をせずに 人生をより満喫できます
Biz, biz olma duygusunu kaybediyoruz.”Em Dar es Salaam, estamos perdendo o sentido de nós mesmos.
Biz, biz olma duygusunu kaybediyoruz.”Estamos perdiendo un sentido de nosotros mismos en Dar es Salaam.
Biz, biz olma duygusunu kaybediyoruz.”In Dar verlieren wir unser Selbstbild.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Chúng mang lại cho chúng ta nhận thức sâu xa hơn điều mà thực sự thường phát triển trong cuộc sống.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Ci fa capire meglio cosa ci vuole affinchè possiamo prosperare nella nostra vita.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Daje nam głębsze poczucie czego tak naprawde potrzebujemy żeby się nam wiodło w tym życiu.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Dá-nos uma sensação mais profunda daquilo que é necessário para que prosperemos nesta vida.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Egy mélyebb megértést ad nekünk arról, hogy mit jelent igazán, nekünk ebben az életben boldogulni.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Het geeft ons een dieper besef van wat er eigenlijk voor nodig is voor ons om te floreren in dit leven.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.이것은 우리에게 실제로 삶을 번영하기 위해 무엇을 해야 하는지 깊은 깨달음을 줍니다.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Ne dă un mai bun simţ a ce anume e nevoie de fapt pentru ca noi să prosperăm în această viaţă.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Nos da un sentido más profundo de lo que significa realmente prosperar en esta vida.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Poskytuje nám lepšie pochopenie toho, čo to znamená, mať potešenie zo života.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Umožňuje nám lépe pochopit, co přesně potřebujeme, abychom se měli v životě dobře.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Μας δίνει να καταλάβουμε καλύτερα τι χρειάζεται για να θριαμβεύσουμε.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Вона дає нам глибше розуміння того, що насправді потрібно нам, щоб процвітати у цьому житті.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Дава ни по-дълбоко усещане за това какво действително ни трябва, за да преуспеем в този живот.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.Она дает нам более глубокий смысл, о том, что на самом деле значит для нас процветать в этой жизни.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.הוא מעניק לנו מושג עמוק יותר של מה שבאמת נחוץ כדי להצליח בחיים.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.انه يعطينا ادراك عميق مالذي تاخذه لكي نزدهر في هذه الحياة
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.大事なことを 与えてくれます 人間の資質を語る時
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Alla luce di questo gli umani non sono forse degli specisti enormemente crudeli?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Apakah manusia bukan spesiesis paling tidak berhati di antara yang lain?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Avand in vedere aceste lucruri, nu sunt oamenii cei mai inraiti specisisti dintre toti?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Ilyen megvilágításban nem az ember-e a legszívtelenebb fajista az összes közül?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Unter diesem Licht gesehen, sind die Menschen nicht von allen die gefühllosesten Speziesisten?
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?Απ' αυτή την άποψη, δεν είναι οι άνθρωποι οι πιο άσπλαχνοι σπησισιστές από όλους;
Bu açidan, insanoglu en duygusuz tür ayrimcisi degil midir?באור זה, האין זה כך שבני אדם ?הם הספישיסטיים הקשוחים מכולם
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Alla luce di questo gli umani non sono forse degli specisti enormemente crudeli?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Avand in vedere aceste lucruri, nu sunt oamenii cei mai inraiti specisisti dintre toti?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Bajo esta luz, ¿No somos los humanos los especistas más insensibles del mundo?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Če tako pogledamo, ali niso ljudje najbolj neusmiljeni "vrstisti"?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Dalam terang ini, adalah manusia tidak yang paling tak berperasaan speciesists dari semua?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?En ceci, les humains ne sont-ils pas les plus durs spécistes de tous ?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?I detta ljuset, är inte människor de mest känslokalla "artisterna" av alla?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Ilyen megvilágításban nem az ember-e a legszívtelenebb fajista az összes közül?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Není člověk z tohoto pohledu ten nejnecitelnější druh ze všech?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Unter diesem Licht gesehen, sind die Menschen nicht von allen die gefühllosesten Speziesisten?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?W tym świetle czyż człowiek nie jest najbardziej niedbałym stworzeniem ze wszystkich?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?В этом свете, люди нет самый черствый speciesists всех?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?באור זה, האין זה כך שבני אדם הם הספישיסטיים הקשוחים מכולם?
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Hay una sensacion bien real de elegancia y abertura en este espacio.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Ty dodávají prostoru eleganci a otevřenost.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Все виглядає справді витончено та відкрито.
Bu alanda gerçek bir ferahlık ve zerafet duygusu yaratılmış.Это придаёт помещению изящество и ощущение простора.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Aceasta intensitate a emotiei este caracteristica perioadei eleniste.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Die interessante emotie was heel typisch van de Hellenistische periode.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Esa emoción interesante era muy típica del periodo helenístico.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Esta emoção interessante era muito típica do período Helenístico
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Tato zaujimava emocia bola velmi typicka pre Helenisticke obdobie.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Tato zvláštní emoce, byla velice typická v helénském období.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Αυτό το ενδιαφέρον συναίσθημα ήταν τυπικό της Ελληνιστικής περιόδου
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Ж: Интерес к эмоциям весьма характерен для периода эллинизма.
Bu asalet duygusu, Helenistik dönem eserlerinde çok karşılaştığımız bir durum.Ця цікава емоція являється типовою для елліністичного періоду.