duygusallık ile cümle

duygusallık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.And that woman did not have sentimental compassion.
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Why it means you have to wash a car, what is it, that sensuality you have to touch about it?
Toronto Star'dan Jane Stevenson ise performansı gösterinin duygusallıkta üst noktası olarak değerlendirdi.Jane Stevenson, du Toronto Sun a salué la performance comme se démarquant dans le spectacle.
Toronto Star'dan Jane Stevenson ise performansı gösterinin duygusallıkta üst noktası olarak değerlendirdi.Jane Stevenson do Toronto Star classificou o desempenho como o ponto alto emocional do espetáculo.
Toronto Star'dan Jane Stevenson ise performansı gösterinin duygusallıkta üst noktası olarak değerlendirdi.Jane Stevenson, a Toronto Star írója a koncert érzelmi csúcspontjának tartja a számot.
Toronto Star'dan Jane Stevenson ise performansı gösterinin duygusallıkta üst noktası olarak değerlendirdi.Jane Stevenson iz revije Toronto Sun je nastop pohvalila, saj naj bi bila najbolj izstopajoča točka koncerta.
Ugo Foscolo'nun yapıtlarında tutkulu bir duygusallıkla biçimsel yetkinlik birleşti.Gustavo Adolfo taktika buvo pagrįsta efektyvia ugnies galia.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Abban az asszonyban nem volt szentimentális együttérzés.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.A ta žena mě nelitovala.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Dan wanita itu tidak memiliki kasih sayang sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Die vrouw had geen sentimenteel medeleven.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.E quella donna non era spinta da compassione sentimentale.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Essa mulher não tinha uma compaixão sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Et cette femme n'avait pas de compassion sentimentale.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.I ta kobieta nie miała sentymentalnego współczucia.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.그 분은 감정적인 연민을 가지고 있진 않았었습니다
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Și acea femeie n-avea compasiune sentimentală.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Und diese Frau hatte kein sentimentales Mitgefühl.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Và người phụ nữ đó không có lòng trắc ẩn ủy mị.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Y esa mujer no tenía compasión sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Κι εκείνη η γυναίκα δεν είχε συναισθηματική συμπόνια.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.И състраданието на тази жена не беше сантиментално.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.И эта женщина обходилась без сентиментального сострадания.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.І ця жінка не мала сентиментального співчуття.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.ולאותה אישה לא היתה חמלה רגשנית.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.وتلك المرأة لم تكن تملك التعاطف الوجداني
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.感傷的な慈悲を持っていませんでした。 彼女は驚くべき強さを持っていました。
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.Die sensualiteit is het beeldhouwwerk dat erin zit.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.꼭 만져야 할 것 같은 관능미가 뭘까요? 그건 바로 조각입니다. 그 관능미.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.בה אתם חייבים לגעת? זה הפסל שנכנס לזה. החושניות הזו.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.التي عليك أن تلمس فيها؟ هذا هو النحت الذي يدخل فيها. تلك الشهوانية.
Buradaki konu heykeltraşlık. Duygusallık.そしてそれは自動車を制作する人たちによって 形づくられているのです
Duygusallık. Araba yapan, aynı bu şekilde çalışan kadınlar ve erkekler tarafından yapıldılar.É feita por homens e mulheres que trabalham assim, que fazem carros.
İşe yaramaz duygusallık?Che sentimento inutile.
İşe yaramaz duygusallık?Det er en værdiløs følelse!
İşe yaramaz duygusallık?Nic nie warte sentymenty?
İşe yaramaz duygusallık?Qué sentimiento más inútil.
İşe yaramaz duygusallık?Se on turha tunne.
İşe yaramaz duygusallık?Um sentimento indigno?
İşe yaramaz duygusallık?Värdelös känsla!
İşe yaramaz duygusallık?Бесполезное чувство?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Che cosa provate quando dovete lavare la macchina, che cos'è, quella sensualità che vi spinge a toccarla?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?De ce asta înseamnă că trebuie să speli mașina, ce-i asta, acea senzualitate pe care trebuie să o atingi?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Dlaczego musisz umyć samochód, co jest tą, tą zmysłowością, że musisz go dotknąć?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?왜 차를 다듬어야 하는 것인지, 그것에 무엇인지, 뭔가
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Miért kell lemosnod az autódat, mi az, az az érzékiség amit meg kell érintened rajta?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?¿Por qué supone que hay que lavar un coche, qué es, esa sensualidad acerca de ello que tienes que tocar?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Que sensualidade é esta de ter que lhe tocar?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Waarom moet je een auto wassen? Wat is die sensualiteit die je moet aanraken?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Warum spüren Sie den Drang, Ihr Auto zu waschen; was ist diese Sinnlichkeit, die Sie Ihr Auto anfassen lässt?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Защо то означава, че трябва да миеш една кола - каква е тази чувственост, която трябва да докоснеш в нея?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?Почему важно, что вам нужно мыть автомобиль, что означает эта чувственность, с которой вы прикасаетесь к нему?
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?למה זה אומר שאתם צריכים לרחוץ מכונית, מה זה, זו חושניות
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?ما الذي يعنيه أنه عليك أن تغسل سيارة, ما هي, تلك الشهوانية
Neden size arabanızı yıkamanız gerektiğini söylüyor, ne demek bu, bu duygusallık niye?この触れたくなるような官能性は何なのか それこそ彫刻の本質です 官能性
Ve ayrıca çok hızlı bir zekaya ihtiyaç duyulduğunu bunun yapış yapış bir duygusallık olmadığını da görüyorum.A také, že to vyžaduje kritický rozum, a nejen sentimentální pocit.
Ve ayrıca çok hızlı bir zekaya ihtiyaç duyulduğunu bunun yapış yapış bir duygusallık olmadığını da görüyorum.E far loro capire che questo richiede un'estrema intelligenza, non solo un sentimento sdolcinato.
Ve ayrıca çok hızlı bir zekaya ihtiyaç duyulduğunu bunun yapış yapış bir duygusallık olmadığını da görüyorum.En dat ze zien dat er een grote intelligentie voor nodig is en niet alleen maar een klef gevoel.
Ve ayrıca çok hızlı bir zekaya ihtiyaç duyulduğunu bunun yapış yapış bir duygusallık olmadığını da görüyorum.Juga patut dilihat bahwa hal ini membutuhkan kepintaran, bukan hanya sekedar sikap yang lembut.
Ve ayrıca çok hızlı bir zekaya ihtiyaç duyulduğunu bunun yapış yapış bir duygusallık olmadığını da görüyorum.동정심은 또한 예민한 지성도 요구합니다. 단지 끈적끈적한 감상적 느낌만이 아닙니다.

İlgili Sayfalar