Adalet duygun yok mu?Don't you have a sense of justice?
Harika bir mizah duygun var.You've got a great sense of humor.
Senin bir mizah duygun var.You have a sense of humor.
Duygunu takdir ediyorum.I appreciate the sentiment.
Duygunu paylaşıyorum.My heart goes out to you.
Bu duygunun ne demek olduğunu çok iyi bilenlerdenim.I am one of those who know this feeling only too well.
Senin bir mizah duygun var. Bunu seviyorum.You have a sense of humor. I like that.
Mizah duygun vardı.You used to have a sense of humor.
Keyifsizlik duygunun işinle ilgili olduğunu düşünüyor musun?Do you think your feeling of malaise is related to your job?
Senin garip bir mizah duygun var.You have a strange sense of humor.
Onun için hiç herhangi bir duygun yok mu?Don't you have any feelings for her at all?
Eksiksiz bir şiir, bir duygunun düşünceyi ve düşüncenin kelimeleri bulduğu yerdir.A complete poem is one where an emotion finds the thought and the thought finds the words.
Ve tum bunlarin ustune, bir de sizinle iletisime geciyor, duygunun yaptigi seyleri yapiyor.On top of that, it communicates, which is what emotion does.
Gördüđüm herţey sensin Seksi aţkýný ve duygunu ebediyen istiyorumYou're everything that I seeI want your heart, love and emotion endlessly
Üzerimde izini býraktýn, Seksi aţkýný ve duygunu ebediyen istiyorumYou left your mark on me, I want your heart, love and emotion endlessly
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.This is a problem with courtesy among people.
Daha sonra dokunma duygunuz var, bir USB anahtarıyla eşit hızda.Then you have touch, which is about the speed of a USB key.
Bütün tehlike duygunu kaybetmişsin.You've lost all sense of danger.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.American women said to Len, when he dated them, "You're no fun. You don't have positive emotion.
Bir duygunun otonom yönü, duyguya tepki verme yeteneği sağlar.The autonomic aspect of an emotion provides the ability to react to the emotion.
Tek fark uyandırılan duygunun olumlu ya da olumsuz olmasıdır. [1]The only difference is whether the emotion evoked is positive or negative.[13]
Duyguna güvenmelisin.Vertraue auf deine Intuition!
Harika bir mizah duygun var.В тебе гарне почуття гумору.
Harika bir mizah duygun var.У тебе чудове почуття гумору.
Estetik duygunuzu tatmin edecek şey nedir?あなたの美意識を満足させるものは何ですか?
Bohr tatildeydi; ama Rabi doğruca moleküler hidrojenin manyetik duygunluğunu hesaplamak üzere çalışmaya gitti.雖然玻爾在休假,但是拉比馬上就開始計算氫分子的磁化率。
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Americké ženy říkaly Lenimu, když s nimi randil, "Není s tebou žádná legrace. Nemáš žádné positivní emoce.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Amerikanska kvinnor sa till Len, när han dejtade dem, "Du är inte rolig. Du har inga positiva känslor.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Amerikanske kvinder sagde til Len, når han datede dem, "Du er ikke sjov. Du har ikke positive følelser.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Ameriška ženska je Lenu rekla, ko sta bila še par, "Nisi zabaven. Ne čutiš pozitivnih emocj.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Amerykańskie dziewczyny mówiły mu, kiedy zapraszał je na randki, "Nie ma z Tobą zabawy, nie ma frajdy.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Femeile americane i-au zis lui Len, când le-a dat întâlnire, nu eşti distractiv, nu ai emoţii pozitive.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.렌이 데이트 할 때 미국 여성들은 이런 말을 했죠. 당신은 재미없어요. 긍정 감정이 없어요. 떠나 버립니다.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Le donne americane, quando lo incontrano, gli dicono, non sei simpatico, non hai emozioni positive.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Les femmes disaient à Len, quand elles sortaient avec lui, tu n'es pas drôle, tu ne ressens rien.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Phụ nữ Mỹ nói với ông ta, khi họ hẹn hò, "Anh không có gì hay cả. Anh không có cảm xúc tích cực.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Wanita Amerika yang ia kencani selalu berkata, "Kamu tidak menyenangkan. Tidak punya emosi positif.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok. Yıkıl karşımdan.Amikor randizni próbált, a nők azt mondták neki, hogy unalmas, és hogy nincsenek pozitív érzelmei.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok. Yıkıl karşımdan.Las mujeres norteamericanas salían con Len y le decían: no eres entretenido, no tienes emoción positiva.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Οι Αμερικανίδες που έβγαιναν με το Λεν του έλεγαν "Δεν έχεις πλάκα. Δεν έχεις θετική ενέργεια.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Американки, зустрічаючись із Леном, говорили йому: "З тобою нудно. Ніяких позитивних емоцій.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.Американките казваха на Лен, когато излизаше на срещи с тях: "Не си забавен. Нямаш позитивна емоция.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.На свиданиях ему приходилось слышать от американских женщин: "С тобой неинтересно, никаких позитивных эмоций.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.נשים אמריקאיות אמרו ללן, כשהוא יצא איתן, אתה לא כיפי, אין לך רגשות חיוביים, תתחפף.
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.عندما يواعد نساءا امريكيات فإنهم يقلن له, "صحبتك غير ممتعة. تفتقر للمشاعر الإيجابية, فلتغرب عن وجهى."
Amerikalı kadınlar, Len ile çıktıklarında şöyle der; eğlenceli değilsin, olumlu duygun yok.あなたって全く楽しくなくて ポジティブな気持ちも持ってない さっさとどこかへ行って レンはとても裕福だったのでパーク・アべニューの精神分析家のところへ診察に行き
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Asta este o problema de politete intre oameni
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Aυτό είναι αγένεια προς τους συνανθρώπους σου.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.C'est une question de courtoisie entre les gens.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Das ist das Problem der Höfflichkeit unter der Menschen.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Đây là chuyện về phép lịch sự giữa người với người.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Dit is een probleem met hoffelijkheid onder de mensen.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Gre za dostojnost.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Ini adalah masalah sopan santun antara orang-orang.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Napewno znasz uczucia Ha Ni a mimo to wciąż przyprowadzasz ją do naszego domu.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Questo è un problema di cortesia fra le persone.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.Это проблема с вежливостью между людьми.
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi..זו בעיה עם אדיבות בין אנשים
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.هذه هي المشكلة من المجاملة مع الناس..
Bu insanlara karşı olan saygı duygunda bir problemin olduğunun göstergesi.あんたは礼儀も知らない子なの?