İkinci tur. Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.Никъде... шофиране, господине.
İkinci tur. Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.Я буду бити вас з цеглою, якщо ви робите!
İkinci tur. Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.אני אדפוק אותך עם לבנה אם אתה עושה!
İkinci tur. Jeju Adası'nda sizinle ilk karşılaştığımızda... ...içimde çok garip duygular hissettim.سأقصفك بطابوقة إذا فعلتها
İlk defa İsraillilerin düşman olmadığını düşündüm, çünkü bende aynı duyguları hissediyorum."Am crezut pentru prima oară că israelienii nu sunt doar dușmani, ci au sentimente asemănătoare mie".
İlk defa İsraillilerin düşman olmadığını düşündüm, çünkü bende aynı duyguları hissediyorum."Comprendí que los israelíes no son nuestros enemigos, sino que se sienten como yo me siento".
İlk defa İsraillilerin düşman olmadığını düşündüm, çünkü bende aynı duyguları hissediyorum."이스라엘 사람들은 단지 '적' 이 아니라 저와 비슷한 감정을 가지고 있다는 것을 느꼈습니다.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Bây giờ con người lấy cảm hứng từ cảm xúc, nhưng những người khác nhau lấy cảm xúc từ những nơi khác nhau.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Kini orang-orang terdorong melalui emosi namun orang yang berbeda terdorong oleh hal-hal yang berbeda.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.사람들은 감정에 의해 동기가 부여되지만, 각각 다른 사람들은 각자 다른 것들에게서 이유를 찾습니다.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.La gente se motiva a través de emociones, pero cada persona se motiva por cosas diferentes.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Les gens sont motivés par des émotions, mais des gens différents trouvent motivantes des choses différentes.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Ludzie sa motywowani dzieki emocjom, ale dla różnych osób motywujące są różne rzeczy.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Mensen worden door emoties gemotiveerd, maar niet iedereen vindt hetzelfde motiverend.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Oamenii se motivează prin intermediul emoţiilor, dar pentru oameni diferiţi sunt motivante lucruri diferite.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Ora, la gente trova motivazione attraverso le emozioni, ma persone diverse sono motivate da cose diverse.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Днес хората се мотивират чрез емоциите, но различните хора, откриват мотивация в различни неща.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Людей можно заинтересовать с помощью эмоций, но для разных людей важны разные вещи.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Рушійною силою для більшості людей є емоції, але різні люди мають різні спонуки.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.אנשים מונעים על-ידי רגשות, אך אנשים שונים רואים בדברים שונים כמניעים.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.و حيث أن دوافع الناس دوافع عاطفية ، ولكن نوعية تلك الدوافع مختلفة من شخص لآخر
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.各々が意欲的にとりかかるものを見つけ出すのです。 これはグラフを使った
İnsanların duygularını sezeriz.نحن نستشعر مشاعر الآخرين.
İnsanların duygularını sezeriz.人の行為の意味は
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Cảm xúc của con người... không dễ lý giải như làm một bài toán đâu. Nó có thể bị phát hiện.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Človeška čustva... se ne dajo tako zlahka rešiti kot matematični problem. Lahko bi ga celo zalotili.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.I sentimenti delle persone... Non possono essere risolti come un equazione di matematica. Può essere beccato.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Kann nicht so leicht wie eine Matheaufgabe gelöst werden. Das er vielleicht erwischt wird.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Personers känslor..... Kan inte lösas lika enkelt som en matte ekvation. Kanske en dag blir han fast.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Sentimentele oamenilor... nu se rezolva usor, precum ecuatiile la matematica. Poti sfarsi prin a te bloca.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.Человеческие чувства... Нельзя решить так же просто, как и уравнения. Так что он может быть пойман.
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir..לא יכולים להיפתר בקלות כמו נוסחא מתמטית .לכן הוא מפחד להיתפס
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.لايمكن حلها بسهوله مثل المعادله الرياضيه لذلك هو من الممكن ان يسقط
İnsanların duyguları... matematikteki denklemler gibi kolay çözülemezler. belki bir gün yenik düşebilir.あなたもそうなんじゃない?
İnsanların duygularını sezeriz.Az ember ösztönösen megérzi a másik érzéseit.
İnsanların duygularını sezeriz.Chúng tôi trực cảm những cảm xúc của con người.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuicyjnie odbieramy uczucia drugiej osoby.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuimos los sentimientos de otras personas.
İnsanların duygularını sezeriz.Intuim sentimentele altora.
İnsanların duygularını sezeriz.우리는 다른사람들의 기분을 직감하고
İnsanların duygularını sezeriz.Noi intuiamo i sentimenti degli altri.
İnsanların duygularını sezeriz.Nós pressentimos os sentimentos das outras pessoas.
İnsanların duygularını sezeriz.On connait intuitivement le ressenti des autres.
İnsanların duygularını sezeriz. Onların eylemlerinin anlamlarını, eylemler henüz gerçekleşmeden bile biliriz.Vieme vytušiť pocity iných ľudí a poznáme význam ich činov skôr ako čokoľvek urobia.
İnsanların duygularını sezeriz.We ervaren de gevoelens van anderen intuïtief.
İnsanların duygularını sezeriz.Wir erkennen intuitiv die Gefühle anderer.
İnsanların duygularını sezeriz.Διαισθανόμαστε τα συναισθήματα των άλλων ανθρώπων.
İnsanların duygularını sezeriz.Мы интуитивно понимаем чувства других людей.
İnsanların duygularını sezeriz.Усещаме интуитивно чувствата на другите хора.
İnsanların duygularını sezeriz.אנו חשים אינטואיטיבית את רגשות הזולת. אנו יודעים מהי משמעות מעשיו
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır.""Az emberek lesznek a gépek érzékeinek kiterjesztései", bizonyos értelemben.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır.""Ființele umane devin acum simțurile extinse ale mașinii", într-un anumit sens.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."기계의 확장된 감각이 될 것이다"라고 주장합니다.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."Koneen aistien jatkeita", tavallaan.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."l'extension des sens de la machine" en un certain sens.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."los sentidos de las máquinas extendidos," en cierta forma
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır.""Menschen werden die erweiterten Sinne der Maschine." in gewissem Sinn.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."'Mensen zullen nu in zekere zin de uitgebreide zintuigen van de machine worden.'
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır.""Οι άνθρωποι τώρα θα είναι οι εκτεταμένες αισθήσεις της μηχανής" κατά κάποιον τρόπο.
"İnsanlar makinelerin genişletilmiş duygularıdır."החוש המורחב של המכונות" במובן מסויים.