duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.Và tất nhiên chúng ta đều có sự vật lộn cảm xúc,
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.Wiadomo, że całym światem rządzą emocje.
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.Y, claro, todo sobre nosotros es respecto a la lucha de emociones.
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.И, разбира се, ние сме изтъкани от борба на емоции.
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.וכמובן שאנחנו תמיד נתונים במאבק עם הרגשות.
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.وبطبيعة الحال ، نحن جميعا نعيش النضال في العواطف.
Ve tabi ki hepimiz duyguların mücadelesiyle iç içeyiz.それが、世界を驚きに満ちた空間にするのです
Ya da duygularını açacaktır.O se está interesando.
Ya da duygularını açacaktır.Ou está se interessando.
Ya da duygularını açacaktır. Yüzde 70 Başarı!Atau dia mulai membuka hati 70% Successful!
Ya da duygularını açacaktır. Yüzde 70 Başarı!흔들리거나
Ya da duygularını açacaktır.Або почала здаватись.
Ya da duygularını açacaktır.أو بدأت ترتاح له
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Alebo keď jete príliš veľa kvôli zraneným citom, alebo hocičo iné.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Atau Anda makan berlebihan karena sakit hati atau semacamnya.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Eller när du äter för mycket för att du är sårad eller något annat.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Hoặc bạn ăn nhiều hơn bình thường vì tâm trạng không tốt.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.속상한 일이 있어서 과식을 하는 것과 같은 것입니다.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Lub gdy jesz za dużo, bo ktoś cię zranił lub cokolwiek.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.O cuando comes de más solo porque han herido tus sentimientos, o lo que sea.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Oder wenn Sie zu viel essen, weil Ihre Gefühle verletzt sind. Solche Dinge.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Of je eet teveel, omdat je gevoelens gekwetst zijn, of iets dergelijks...
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Ou quando comemos demasiado porque estamos tristes, ou algo parecido.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Ou quand vous mangez trop parce vous vous sentez blessé, etc.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Sau când mâncaţi prea mult deoarece v-a rănit cineva, orice.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Vagy amikor túl sokat eszel azért, mert megbántottak, vagy bármi más.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Або ж занадто багато їсте від переживань. Таких ситуацій безліч.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Или вы переедаете от того, что ваши чувства ранены, или что-то в этом роде.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Или когато преяждате, защото вашите чувства са наранени, или нещо друго.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.או לזלול בגלל שרגשותיך נפגעו, וכן הלאה.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.أو عندما تنفعل بشدة لأن مشاعرك مجروحة، أو مهما يكن.
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.これらの事を
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.A compaixão significa sentir o que os outros sentem, e o ser humano é compaixão.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Ainsi, la compassion signifie ressentir les sentiments des autres, et l'être humain est en réalité compassion.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Así, la compasión significa sentir los sentimientos de los demás, y de hecho, el ser humano es compasión.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Deci, compasiunea înseamnă să simţi ce simt ceilalţi şi fiinţa umană este, de fapt, compasiune.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.그러니까, 자비란 타인의 감정을 느끼는 것인데, 인간이 곧 자비심이란 말이죠.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Mededogen betekent dat je het gevoel van anderen voelt. De mens is mededogen.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Mitgefühl bedeutet also, die Gefühle anderer zu fühlen, und der Mensch ist in der Tat Mitgefühl.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Så medkänsla innebär att känna vad andra känner och att människan verkligen är medkännande.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Takže, súcit znamená cítiť pocity druhých, a človek vo svojej podstate je súcit.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Takže utrpení znamená, že cítíme city ostatních, a lidská bytost je vlastně soucitná.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Więc, współczucie oznacza odczuwanie uczuć innych istot, a człowiek w zasadzie jest współczuciem.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Състрадание значи да усещаш чувствата на другите, а човешкото същество всъщност е състрадание.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Таким чином, співчуття означає відчувати почуття інших, і бути людиною власне і означає співчуття.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Так что, сострадание означает чувствовать чувства других, а человек всущности есть сострадание.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.אז חמלה משמעה להרגיש את רגשותיהם של אחרים, ובני האדם הם בעצם אותה חמלה.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.اذا, فالتعاطف يعني ان تشعر بشعور الاخرين . و البشرية هي في الحقيقة تعاطف
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.人間とは実際は慈悲の存在なのです。 人間というのは変わっています。
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Az új életem megérteni azt, hogy miről szól a szépség, a báj és az érzelmek.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Cercare di capire perché qualcosa è bello, perché è carino, o perché emoziona.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Chci v něm pochopit krásno a emoce.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Cuộc sống mới của tôi là cố gắng hiểu xem vẻ đẹp là gì và sự xinh xắn, và những cảm xúc.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Hidup baru saya mencoba memahami apa keindahan itu, apa kecantikan itu, dan apa emosi itu.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.In mijn nieuwe leven zoek ik naar de betekenis van schoonheid en aantrekkingskracht en emoties.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.제 새로운 삶에서는 아름다움이 무엇인지, 예쁜 것과 감성적인 게 무엇인지 알고자 합니다
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mein neues Leben befasst sich damit zu verstehen, was "Schönheit" ausmacht und "hübsch" und Emotionen.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mi nueva vida consiste en tratar de entender lo bello, lo bonito y las emociones.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Moje nowe życie polega na próbie zrozumienia na czym polega piękno urok i emocje.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mon nouveau style de vie est d'essayer de comprendre ce qu'est la beauté, et ce qui est joli, et les émotions.