duyguların ile cümle
duyguların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.To wszystko ma sens, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Tutto acquista un senso, André.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Všechno má svůj smysl, André
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Όλα έχουν νόημα, Andre.
Andre! O, bütün algılama duygularını sağlar.Это всё имеет смысл, Андре.
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Nos ancêtres n'ont pas assez de confiance ou ont-ils perdu leur sens de l'existence?
Atalarımızın kendilerine yeterince güveni yok mu veya varoluş duygularını kaybettiler mi?Ya no debemos usarlo, sino usar el año nuevo lunar.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.제게는, 인간의 목소리가 질투를 제외한 모든 감정의 여행을 담는 배와 같은 것입니다.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Ludzki głos jest dla mnie okrętem, którym podróżują wszystkie emocje, może z wyjątkiem zazdrości.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Para mí, la voz humana es la nave en la que viajan todas las emociones - con excepción, quizás, de los celos.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Pentru mine, vocea umană este vasul pe care călătoresc toate emoțiile, cu excepția poate a geloziei.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Per me, la voce umana è il vascello sul quale viaggiano tutte le emozioni con eccezione, forse, della gelosia.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Pre mňa, ľudský hlas, je ako plavidlo, na ktorom sa plavia všetky pocity -- možno okrem závisti.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Számomra az emberi hang az a hajó, amin minden érzelem utazik - kivéve talán a féltékenység.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Với tôi, giọng ca của con người là con tàu đưa mọi loại cảm xúc đi xa -- có lẽ trừ cảm giác đố kị.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Voor mij is de menselijke stem het schip waarmee alle emoties reizen -- behalve misschien jaloezie.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.Για μένα η ανθρώπινη φωνή είναι το πλοίο με το οποίο ταξιδεύουν όλα τα συναισθήματα, εκτός ίσως από τη ζήλεια.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.За мен човешкият глас е корабът, на който всички емоции пътуват - освен може би ревността.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.עבורי, הקול האנושי הוא כלי השייט דרכו כל מנעד הרגשות זורם -- אולי חוץ מקינאה.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.بالنسبة لي ، صوت الإنسان هو السفينة التي تسافر عليها جميع العواطف -- إلا الغيرة ربما.
Bana göre, insan sesi bütün duyguların seyahat ettiği bir gemidir- kıskançlık duygusu hariç.喜怒哀楽の世界を旅する船です おそらく嫉妬は除いて そして呼吸
Başka birini oynamaktan, başkasının duygularını taklit etmekten utanıyordum.Ευχαριστώ, Βίκτωρ.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Az agy egy élet érzelmeinek a feljegyzése.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Creierul este înregistrarea sentimentelor unei vieţi.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Das Gehirn ist die Aufzeichnung der Gefühle eines Lebens.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.El cerebro es el registro de los sentimientos de una vida.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Het brein is het register van de gevoelens in een leven.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Il cervello registra tutto ciò che sentiamo nella vita.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.뇌는 삶의 감정 기록입니다.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Le cerveau est l'enregistrement des sentiments d'une vie.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mozek je zápis pocitů jednoho života.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mózg jest spisem uczuć życia.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Mozog je nahrávkou životných pocitov.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Não bộ là bản ghi lại cảm xúc của một cuộc đời.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.O cérebro é o registo dos sentimentos de uma vida.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Otak adalah rekaman berbagai perasaan dalam hidup.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Το μυαλό είναι το αρχείο των συναισθημάτων μας.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозг содержит запись чувств в течение жизни.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозок записує почуття нашого життя.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.Мозъкът е запис на чувствата за живота.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.המוח הוא תיעוד של כל הרגשות בחיים.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.العقل هو سجل المشاعر للحياة.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.三番目の洞察は
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Cientistas acreditam, que hipoteticamente, os homens foram treinados para reprimir sentimentos e emoções.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Des scientifiques pensent, l'hypothèse est que les hommes ont été entrainés à réprimer leur état émotionnel.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Naukowcy stawiają taką hipotezę, że mężczyźni są szkoleni do tłumienia swoich emocji i uczuć.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Para ilmuwan yakin, sebuah hipotesis , bahwa laki-laki telah dilatih untuk menekan, perasaan emosional.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Wetenschappers geloven, dat de hypothese is, dat de mannen getraind zijn om een emotie te onderdrukken.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.Хипотезата, в която учените вярват, е, че мъжете са научени да потискат емоционалната реакция.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.ההנחה הרווחת של מדענים היא שגברים 'מחווטים' לדכא, כל צורה של הבעת-רגש.
Bilim adamları, erkeklerin duygularını bastırmak için eğitildiğini savunuyor.質問ありがとうございます。それは...私たちの人生 それぞれでの変化する目標です。
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.De pronto, los pensamientos comenzaron a tomar prioridad por sobre los sentimientos.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.De repente os pensamentos prevaleceram sobre os sentimentos.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.Hirtelen, a gondolatok kezdtek elsőbb- séget élvezni az érzésekkel szemben.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.Plotseling werden gevoelens overgenomen door gedachten.
Birden düşünceleri duygularının önüne geçmeye başladı.فجأة الأفكار أصبحت تسبق المشاعر
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Ik wist dat je op een dag je echte gevoelens zou ontdekken, maar de dag is eerder gekomen dan ik gedacht had.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Jag visste att du en dag skulle komma på om dina riktiga känslor, men denna dag kom fortare än vad jag trodde.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.언젠가 니가 네 마음을 깨달랄 줄 아는데 생각보다 그 날이 빨리 왔다고.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Mình biết rằng một ngày nào đó cậu sẽ nhận ra cảm xúc thật của cậu, nhưng... ngày này đến nhanh hơn mình nghĩ.