duygularını ile cümle

duygularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
O, sözcükler bile olmadan senin duygularını ve düşüncelerini anladı.He understood your feelings and thoughts even without words.
O, sözcükler bile olmadan senin duygularını ve düşüncelerini anlıyor.He understands your feelings and thoughts even without words.
Sözcükler bile olmadan duygularını ve düşüncelerini anlıyorum.I understand your feelings and thoughts even without words.
Duygularını kontrol etmeyi öğrenmelisin.You should learn to control your emotions.
Ben senin duygularını paylaşıyorum.I share your feelings.
Ben senin duygularını incitmiş olabilirim, ama benim niyetim bu değildi.I may have hurt your feelings, but that was not my intention.
Bu çocuk duygularını içselleştirir ve bunları ifade etmez.This child internalizes his emotions and does not express them.
Tom, Mary'nin duygularını incitmek istemedi.Tom didn't want to hurt Mary's feelings.
O duygularını çok çabuk dışa vuran biri.He's very touchy feely.
Duygularını ifade etmek, zayıflık belirtisi değildir.Expressing your feelings is not a sign of weakness.
Tom duygularını saklamada iyi değildir.Tom is not good at hiding his emotions.
Mary duygularını maskelemede iyi değildir.Mary is not good at masking her emotions.
Jamal duygularını kontrol edemedi.Jamal lost control of his emotions.
Duygularını incitmek istemiyorum.I don't wanna hurt your feelings.
Sadece duygularını kontrol et.Just control your emotions.
Tom duygularını incitti.Tom got his feelings hurt.
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Tom duygularını kontrol edemiyor.Tom can't control his emotions.
Tom, Mary'nin duygularını incitebileceğinden korkuyor.Tom is afraid he might hurt Mary's feelings.
Tom duygularını açığa vurmadı.Tom kept a straight face.
Tom duygularını kontrol etmekte zorlanıyor.Tom has trouble controlling his emotions.
Tom'un duygularını incitmekten korkuyordum.I was afraid I might hurt Tom's feelings.
Tom duygularını nasıl saklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to hide his emotions.
İnsanlar sık sık gerçek duygularını saklarlar.People often hide their true feelings.
Duygularını dizginledi.He got a grip on his emotions.
Duygularının kararlarını etkilemesine izin verme.Don't let emotion cloud your judgement.
Duygularınızın düşüncelerinizi etkilemesine izin vermeyin.Don't let emotion cloud your judgement.
Karl, Rima'nın duygularını önemsiyor gibi görünüyordu.Karl seemed to care about Rima’s feelings.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.In response, Madonna said, "The tour in no way hurts anybody's sentiments.
Buradayken erkekler için duygularını keşfetmeye başladı.Whilst there he began to explore his feelings for men.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Fritz reveals his feelings for her and the two admit their love.
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası için slogan, 24 Ocak 2007 tarihinde seçildi: Duygularını koru.The slogan for UEFA Euro 2008 was chosen on 24 January 2007: Expect Emotions.
Paris'te, resim yapmasının duygularını sakinleştirdiği ve düzenlediği görülür.In Paris, it seemed that painting leveled and calmed his emotions.
Hem diyet yapanlar hem de yapmayanlar, film izlerken duygularını bastırmaya çalışmışlardır.Both dieters and non-dieters attempted to suppress their emotional responses while watching a movie.
Sara duygularını itiraf eder ve öpüşürler.Tad confesses his feelings for Sara and kisses her.
Diğerlerinin duygularını hissederim.I feel others' emotions.
Doğru kendini-tanıma ayrıca öz-değer duygularının maksimuma çıkmasına vesile olabilir.Accurate self-knowledge can also be instrumental in maximizing feelings of self-worth.
Bir hafta sonra duygularının bir ifadesi olarak ona inci bir kolye verir.After a week, he gives her a pearl necklace as a token of his feelings for her.
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.The song is a ballad, with Kate singing about her feelings towards her life.
Rahul Anjali’ye karşı eski duygularının canlandığını hisseder.However Rafe rekindle old feelings with Sami.
Barry ise duygularını daha çok dışa vuruyor.Obama echoed her sentiments.
Birilerinin duygularını bir şekilde istismar ettiysem çok özür dilerim.Using someone else's words was deadening somehow.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.It is difficult to discern the weaver's emotion, character or skill.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.He never disappointed her hopes.
Ancak bu arada Harpagon, oğlunu Mariane'ye duygularını ilan ederken duyar.Harpagon wants Cleante to tell him his feelings about Mariane.
Duygularını ona itiraf etmeye çalıştın mı?Have you tried confessing your feelings?
Ya da duygularınız incindiği için aşırı yemek gibi, ya da herneyse.Or when you overeat because your feelings are hurt, or whatever.
18 yaşındayken, erkek arkadaşlarım duygularını ifade edemiyorlardı.When, at 18, my male friends were unable to express their feelings...
Eğer bu da sizin aklınızı başınızdan almıyorsa, o zaman duygularınız yok demektir.If this does not blow your mind, then you have no emotion.
Duygularını asla belli etmiyordu.He was totally stoic.
Tüm bu acı ve ızdırapla duygularınıza nasıl yenik düşmezsiniz?How do you not get overwhelmed by the despair and the misery of it all?
Bu özeleştirisel ve kendi duygularını ölçmek istiyorum.It is introspective, and I want to introspect.
Ve böylece duygularınızı anlamanız ve eğitmeniz bilgeliğin temel faaliyetlerinden biridir.And so reading and educating your emotions is one of the central activities of wisdom.
Beyin bir yaşamın duygularının kaydıdır.The brain is the record of the feelings of a life.
Oksitosin düzeyindeki artış empati duygularını öngördü.The change in oxytocin predicted their feelings of empathy.
Duygularınızın altındadır.It's below your emotions.
Daha kendi duygularının bile farkında değil!He doesn't know his own feelings.
HaNi'nin duygularını bile bile o kızı bu eve getirdin!You obviously know Ha Ni's feelings and you still brought her to our house!
'Ah, pardon!' Alice o zavallı zarar olduğunu korkuyor, aceleyle ağladı hayvanın duygularını.'Oh, I beg your pardon!' cried Alice hastily, afraid that she had hurt the poor animal's feelings.
Duygularını anlıyorum.I know how you feel.

İlgili Sayfalar