Genelde duygularımızı söz kullanmaksızın ifade ederiz.We often express our emotions nonverbally.
Duygularımızı kontrol etmek bazen zordur.It's sometimes difficult to control our feelings.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.We can't allow our emotions to interfere with our actions.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.He said we're social creatures, so we share the emotions of others.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.It's really, really important that we express our compassion.
Etrafımızdaki ses duygularımızı etkiliyor, biz bunun bilincinde olmasak bile.The sound around us is affecting us even though we're not conscious of it.
Neden duygularımızı yansıtırız?Why do we show our emotions?
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.It's a major source of our moods and emotions... ...our concern and care for the young.
Duygularımızı paylaşmaktan aciz, her birimiz kendimizi kendi korkumuz ve sıkıntımızla kuşatırız.Incapable of sharing our emotions, we each enclose ourselves in our own fear and distress.
Bizler toplum olarak farkında olmadan duygularımızı daha soslu kullanabiliyoruz.כחברה אנו חיים מעבר ליכולתנו.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Dia berkata kita menjadi makhluk sosial sehingga kita saling berbagi emosi satu sama lain.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Diceva che siamo creature sociali, condividiamo le emozioni degli altri.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Disse que somos criaturas sociais, por isso partilhamos as emoções dos outros.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Él dice que somos seres sociales y por eso compartimos las emociones de otros.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.El spunea că suntem ființe sociale, deci simțim emoțiile celorlalți.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Er sagte, weil wir soziale Wesen sind, teilen wir die Gefühle der anderen.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Han sagde vi er sociale skabninger, så derfor deler vi følelser med andre.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Hij zei dat we sociale wezens zijn. We delen dus de gevoelens van anderen.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Il a dit que nous sommes des êtres sociaux, de sorte que nous partageons les émotions des autres.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.그가 말하길 우리는 사회적인 생물체이어서 다른사람들과 정서를 공유한다고 했습니다
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Napisał, że jesteśmy istotami społecznymi, więc udzielają nam się emocje innych.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Ông cho rằng chúng ta là các sinh vật xã hội, vì thế chúng ta chia sẻ cảm xúc với đồng loại.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Povedal, že sme tvory spoločenské, takže zdieľame pocity iných.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Smith sanoi, että olemme sosiaalisia olentoja, joten jaamme muiden tunteet.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Tvrdí, že jsme tvorové společenští, a proto sdílíme svoje emoce s ostatními.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Úgy véli, hogy szociális lények vagyunk, ezért osztozunk mások érzéseiben.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Είπε πως είμαστε κοινωνικά πλάσματα, γι' αυτό μοιραζόμαστε τα συναισθήματα των άλλων.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Він писав, оскільки ми соціальні істоти, ми ділимось емоціями з іншими.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Он писал, что мы существа общественные, поэтому мы делимся эмоциями.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.Той казва, че ние сме социални създания, и така споделяме емоциите на другите.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.הוא טען שאנו יצורים מוסריים, לכן אנו שותפים לרגשות של אחרים.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.فقد قال أننا مخلوقات إجتماعية، لذا علينا مشاركة المشاعر مع أخرين.
Bizlerin sosyal varlıklar olduğumuzu, yani diğerleriyle duygularımızı paylaştığımızı belirtiyordu.感情を他者と共有する とも言います ですからもし相手を傷つけると 自分も苦しいので
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Adalah hal yang sangat penting bagi kita untuk menunjukkan rasa kasih.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Chúng ta biểu hiện lòng trắc ẩn là rất quan trọng.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Dawanie wyrazu współczuciu jest ważne. Dawanie wyrazu współczuciu jest ważne.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Es ist wirklich sehr wichtig, dass wir unserem Mitempfinden Ausdruck verleihen.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Es muy, muy importante que expresamos nuestra compasión.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Este cu adevărat important să ne exprimăm compasiunea.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Het is heel, heel belangrijk dat we ons medeleven uitdrukken.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Il est vraiment important d'exprimer notre compassion.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Je opravdu důlěžité vyjádřit účast.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Je skutočne dôležité vyjadriť súcit.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.우리가 연민을 표현하는 것은 정말 정말 중요합니다.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Nagyon, nagyon fontos, hogy kifejezzük együttérzésünket.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.On todella äärimmäisen tärkeää, että ilmaisemme myötätuntomme.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Това е много, много важно да изразим нашето съчувствие.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.Это очень, очень важно для нас - выразить сочувствие.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.זה באמת מאד חשוב שנביע את חמלתנו.
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.لان هذا العمل مهم جدا وهو يعبر عن تعاطفنا مع هذه الكائنات
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.人間が持っている 一番大切なものが思いやりですから
Çünkü merhamet duygularımızı harekete geçirmek burada çok ama çok büyük önem taşıyor.非常非常重要嘅一點 就係我哋展示同情嘅一面
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.C'est la source de nos humeurs, de nos émotions... et de l'affection que nous portons à nos petits.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.Č in gran parte responsabile dei nostri umori ed emozioni... ...e della premura che abbiamo per i figli.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.É a principal fonte dos nossos humores e emoções, do nosso interesse e cuidado para com os mais novos.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.Es ist die Hauptquelle unserer Stimmungen und Gefühle... ...unserer Liebe und Fürsorge für die Jungen.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.Ini adalah sumber utama suasana hati dan emosi kita... ... Berevolusi jutaan tahun yang lalu... ...
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.이곳은 우리의 기분, 감정, 근심과 아이들을 돌보는 주된 원천지 였을 것입니다.
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve... ...yavrulara bakmamızın temel kaynağı burası.Той е главен източник на нашите настроения и емоции, нашите тревоги и грижи за малките ни.
Etkilerini uyuşturmadan, duygularımızı yani bu yoğun hisleri uyuşturamazsınız.Anda tidak bisa bungkam perasaan dasar itu tanpa ikut membungkam akibatnya, emosi kita.