duyguları ile cümle
duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Sekarang saya sudah separuh baya. Saya sedikit canggung dalam urusan emosi.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Soy un hombre de mediana edad; no estoy muy cómodo con las emociones.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Už jsem trochu starý a s emocemi to příliš neumím.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Είμαι ένας μεσήλικας, όχι και πολύ συμφιλιωμένος με τα συναισθήματα.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Аз съм човек на средна възраст и не се чувствам удобно с емоциите.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Теперь я человек среднего возраста, и я не очень комфортно себя чувствую с эмоциями.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.Я чоловік середнього віку, і мені не зовсім легко мати справу з емоціями.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.אני בחור בגיל העמידה; ואני לא בדיוק חש בנוח במחיצת רגשות.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.انا رجل في متوسط العمر انا لست متوافقا مع العواطف.
Şimdi ben orta yaşlı bir adamım; duygularımla ilgili tam olarak rahat değilim.あまり得意でありません お気に入りの話に中年男性のグループが
Size evet, iyi günler ve ya duygularınızla sizi insan yapan herhangi bir şeyi yasaklamış olmalılar.Os habrán prohibido decir "sí", "buenos días", cualquier cosa que os haga parecer personas con sentimientos.
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim."Afeições frívolas: "incapacidade de experimentar emoções".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.E io, "Affetti superficiali: incapacità a provare una serie di emozioni."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.És én azt mondtam, "Sekélyes érzelmek: jónéhány érzést képtelen átélni."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Et j'ai dit, " Emotions peu profondes : l'incapacité de vivre une gamme d'émotions. "
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Ik zei: "Oppervlakkig: een onvermogen om een scala van emoties te ervaren."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Ja: "Plytký záujem: neschopnosť zažívať rozsah emócií."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.제가 말했어요. "피상적 정서: 특정 감정의 폭을 느끼지 못하는 상태."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Powiedziałem: "Brak reakcji emocjonalnych, niezdolność do odczuwania wielu emocji".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim."Superficial afectiv: incapacitatea de-a simți o gamă de emoţii."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Und ich sagte: "Schwacher Affekt: ein Unvermögen, eine Reihe an Emotionen zu erfahren."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Và tôi nói "Ảnh hưởng tầm thấp: ít khả năng cảm nhận một số cảm xúc."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Y yo: "Afectividad superficial: la incapacidad de experimentar una serie de emociones".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Εγώ είπα: "Ρηχά συναισθήματα: η ανικανότητα να εκφράσεις ένα φάσμα συναισθημάτων".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.А я не вгавав: "Поверхневі прояви почуттів, невміння відчувати різноманіття емоцій".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.Казах: "Слабо въздействие: неспособност за изразяване на емоции".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim."Неспособность испытывать эмоции широкого спектра".
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.אמרתי, "אפקט שטחי: אי-יכולת לחוות קשת רגשות."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.قلت "تعابير ضحلة : عدم القدرة على التعبير عن مدى المشاعر."
"Sığlık etkisi: farklı duyguları hissetme yoksunluğu." dedim.多様な感情を持てないこと」 「くだらん感情で悩みたい奴が どこにいる」
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.A pak použijí tyto emoce, aby dali nový rozměr světům, které tvoří.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Apoi se folosesc de aceste emoţii pentru a dimensionaliza lumile pe care le creează.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Az érzelmeket használják arra, hogy mélységet adjanak az általuk alkotott világnak.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Ces émotions permettent de créer des mondes réalistes.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Dann verwenden sie diese Emotionen als Stützen für die von ihnen erschaffene Welt.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Deze emoties gebruiken ze om de werelden die ze maken vorm te geven.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Kemudian mereka menggunakan emosi ini untuk menghidupkan dunia yang mereka ciptakan.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.그들은 이 감정을 이용해 자신들이 만드는 세계를 입체화 한다.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Poi usano queste emozioni per definire i mondi che creano.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Używają tych emocji by nadać tworzonym przez siebie światom głębszy wymiar.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Và sau đó họ dùng những cảm xúc đó để phân chiều thế giời mà họ tạo ra
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Και χρησιμοποιούν τα αισθήματα αυτά για να δώσουν διάσταση στους κόσμους τους.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Използват тези емоции, за да материализират създадените от тях светове.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Они пользуются этим, что-бы придать глубину миру, который они создали.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.Тож вони використовують емоції, надаючи вимір світам, які створюють.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.ואז הם משתמשים ברגשות הללו על מנת ליצוק מימדים לעולמות שהם יוצרים.
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.ثم يستخدمون هذه المشاعر ليضيفوا أبعادا لهذه العوالم التي يصنعونها
Sonra da bu duyguları yarattıkları dünyalara farklı boyutlar katmak için kullanıyorlar.よくできたゲームは違和感なく
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.É muito legal ver que as tiras estão sendo compartilhadas na redes sociais".
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.Estamos felices de contabilizar la cantidad de veces que las tiras se comparten en las redes sociales".
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.Nous sommes toujours heureux de voir les partages sur les réseaux sociaux."
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.Siamo felici di contare ogni condivisione in più sui social media".
Sosyal medyadaki her paylaşım bizi mutlu ediyor." diye duygularını ifade etmekte.Они с радостью следят за числом репостов их комиксов в социальных сетях.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.De bruger den øverste halvdel af deres ansigt; ørerne er meget udtryksfulde.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.הם משתמשים בחצי העליון של הפנים, האוזניים שלהם בעלות כושר ביטוי גבוה.
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.تستخدم القسم العلوي من وجهها للتعبير .. فترى الآذان تتحرك بصورة معبرة اكثر
Suratlarının üst tarafını kullanırlar. Duygularını kulaklarıyla ifade ederler.だから 私達にはよくわからないんですね
Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Baiklah, tidak ada keraguan dari kejujuran emosi itu.
Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Bene, non c'è dubbio sulla veracità di queste emozioni.
Tamam, bu duyguların doğrulundan şüphe duyamayız.Det finns inget tvivel om äktheten i de känslorna.
İlgili Sayfalar