duyguları ile cümle

duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Aber wenn du ihm plötzlich eine andere Seite von dir zeigst, wird er seine Gefühle für dich erkennen.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Ale jeśli pokażesz mu swoją inną stronę on zrozumie, co do ciebie czuje.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Dar daca ii arati dintr-o data o alta parte a ta, isi va da seama de sentimentele lui pentru tine.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Maar als je hem ineens een andere kant laat zien van jou, hij zal zijn gevoelens voor jou opmerken.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Mais si tu lui montres une autre facette de ta personnalité, il va s'appercevoir de ses sentiments pour toi.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Ma se improvvisamente gli mostri un altro lato di te, percepirà quello che prova per te.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Mutta, jos näytät hänelle toisen puolesi, hän huomaa tunteensa sinua kohtaan.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Nhưng đột nhiên con cho nó thấy khía cạnh khác của con, thì nó sẽ nhận ra tình cảm của mình.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Tapi kalau kamu tiba-tiba menunjukkan sisi lain darimu kepadanya, dia akan menyadari perasaannya kepadamu.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Αλλά αν ξαφνικά του δείξεις μια άλλη πλευρά σου, θα παρατηρήσει ότι έχει αισθήματα για σένα.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.Но если он внезапно увидит тебя с другой стороны, вот тогда он поймет, что чувствует к тебе.
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak..אבל אם תראי לו צדדים אחרים בך, הוא יבין את רגשותיו כלפיך
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.لكن لو أظهرتِ له جانبكِ الأخر فجأة, فسينتبه لمشاعره نحوكِ
Fakat sen birdenbire başka bir yanını ona gösterirsen,O sana karşı olan duygularının farkına varacak.そんな危ない作戦・・・大丈夫かな?
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.Govorim o mislih in občutkih ter fizioloških stvareh, ki sprožajo misli in občutke.
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.그것은 생각과 느낌에 대한 것입니다. 우리의 생각과 느낌의 기반이 되는 일종의 심리적인 것들 말이죠.
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.Mă refer la gânduri, sentimente şi aspectele fiziologice care alcătuiesc gândurile şi sentimentele noastre.
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.Mówię o myślach i uczuciach, swego rodzaju zjawiskach fizjologicznych, które tworzą nasze myśli i uczucia.
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.Я говорю о мыслях и чувствах, а также о физиологических явлениях, определяющих наши мысли и чувства.
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.אני מדברת על מחשבות, רגשות ועל גורמים פסיכולוגיים אשר מרכיבים את מחשבותינו ורגשותינו,
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.أنا أتحدث عن الأفكار والمشاعر ونوع من الامور الفيسيلوجية التي تشكل أفكارنا ومشاعرنا
Fikirlerden ve duygulardan ve bu fikir ve duyguları oluşturan fizyolojik şeylerden bahsediyorum.思考や感覚を生み出す ある種の生理的なもの 私の場合は特に ホルモンに 注目しています
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.A sajtó csatornát biztosított az emberek természetes segítőkészsége számára, és az olvasók reagáltak.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Dziennikarstwo dostarczyło jednak ujścia dla ludzkiej szczodrości, czytelnicy zareagowali.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.El periodismo había provisto de un canal al sentimiento natural de generosidad, y los lectores respondieron.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Journalismi oli antanut kanavan ihmisten luontaiselle anteliaisuudelle, ja lukijat vastasivat.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Jurnalismul a asigurat un canal pentru sensul natural al generozităţii umane, iar cititorii au răspuns.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.저널리즘이 사람들이 자연스럽게 관대함을 나타내도록 이끌어 주었고, 독자가 거기게 반응한 것입니다.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Le journalisme a fourni un canal pour le sens naturel de générosité des gens, et les lecteurs ont répondu.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Журналистика обеспечила путь для человеческого великодушия, и читатели откликнулись.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.Журналистиката е предоставила канал за природното чувство на щедрост в хората, и читателите откликнаха.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.העיתונאות סיפקה ערוץ לנדיבותם הטבעית של בני-אדם, והקוראים נענו.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.وفّرت الصحافة القناة لشعور الناس الطبيعي بالكرم، وقد أستجاب القُراء.
Gazetecilik, insanların doğal cömertlik duyguları için bir kanal oluşturmuş ve okuyucular yanıt vermişti.道をつけたのであり、読者がそれに応じたのです 私は田舎からジャカルタに出て来て、結局は駅舎で生活するようになった
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Als we kijken naar hoe gevoelens verschillen naargelang het inkomen.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Badaliśmy zmiany odczuć pod wpływem dochodów.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Cuando analizamos cómo los sentimientos varían con los ingresos.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Keď sme skúmali, ako sa pocity menia v závislosti od výšky príjmu.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Khi chúng tôi nhìn vào cảm xúc thay đổi thế nào với thu nhập.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.소득의 차이에 따라 감정이 변하는지 살펴보았습니다.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Kun katsoimme miten tunteet riippuvat tulotasosta.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Lorsque nous observions comment le bonheur varie en fonction des revenus.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Megnéztük, hogy az érzések hogyan változnak a jövedelem hatására.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.När vi tittade på hur känslor varierar med inkomst.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Sledovali jsme, jak se pocity mění s výší příjmu.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Wenn wir uns anschauten, wie Gefühle mit dem Einkommen variieren.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Όταν κοιτάξαμε το πως τα συναισθήματα κυμαίνονται με το εισόδημα.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.Като разгледахме как чувствата варират с доходите.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.כשאנו מסתכלים על איך תחושות קשורות להכנסה.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.عندما نظرنا لكيفية تباين المشاعر مع الدخل الشخصي.
Gelir düzeyi ile duyguların değişimine baktık.ここで明らかになったのは アメリカ人にとって 年収6万ドル以下は
Gerçek duyguların ne?Mik a valódi szándékaid?
Gerçek duyguların ne?Quelles sont tes vraies intentions, Oppa ?
Gerçek duyguların ne?Πια είναι τα πραγματικά σου αισθήματα;
Gerçek duyguların ne?ما هي مشاعرك الحقيقية؟
Gerçekten de çok mu rahatlar? Yoksa duygularını belli etmek istemiyorlar mı?Ist es wirklich so entspannt oder möchte es seine Gefühle eher nicht zeigen?
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.Ami igazán számít az az emberek érzéseinek az irányítása.
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.Ce contează e să manipuleze emoţiile oamenilor.
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.Ce qui compte véritablement, c'est manipuler les émotions du peuple.
Gerçekten mühim olan, temelde insanların duygularıyla ulaşmak.Điều quan trọng là điều khiển cảm xúc của con người.
İlgili Sayfalar