duyguları ile cümle
duyguları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.Il sapore è intenso, avvolgente, penetrante.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Egli non fece mai mistero di questi suoi sentimenti.
Kaçışları, ikisinin de daha önce bilmediği duyguları ateşler.Entrambi "trascinati da un impulso più profondo della ragione, di cui non avrebbero saputo dare ragione.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Koku insanlarında duygularını sakinleştirir.Il suo profumo calma le reazioni emotive delle persone.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Attraverso un appello religioso.
Oscar, Bea'ye aşıktır ama duygularını açıklayamaz.Ma quando Priya si innamora finalmente di Bhaskar, non gli rivela i suoi sentimenti.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi motifler duyguların sembollerle ifadesi işlevini de görür.Come in altre sue opere pose attenzione a come cade la luce sui braccioli.
Glenn ise Maggie'nin hayatta olmasının, onun duygularından daha önemli olduğunu söyler.Diane sembra più preoccupata di come dirlo a Maggie che della gravità della patologia riscontrata.
Yetersizlik duyguları.Incapacità relativa.
Başlangıçta şairler duygularını ince ve müzikli bir dille şiire döktüler.All'inizio il ragazzo ha l'aria soddisfatta e sorridente.
Dokumaacının duygularını, karakterini ya da becerisini ayırt edebilmek güçtür.È difficile discernere l'emozione dal carattere o dall'abilità del tessitore.
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.È una ragazza che difficilmente fa notare le proprie emozioni.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Il pensiero dei sensi.
Bu dizi aynı zamanda sevinç, üzüntü ve öfke gibi duyguları da içerir.Le sue tre teste rappresentano rispettivamente la gioia, la tristezza e la rabbia.
Onların da zekaları, duyguları, karakterleri ve sosyal ilişkileri vardı.Questo include la loro personalità, i ricordi e altre caratteristiche fisiche.
Tom duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor.Том не знает, как выразить свои чувства.
Tom duygularını kontrol altına aldı.Том взял свои эмоции под контроль.
Duygularını bastıramadı.Она не смогла заглушить свои эмоции.
Sözleri onun duygularını incitti.Его слова ранили её чувства.
Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.Весь ваш разум и чувства вы уничтожили в потоках ненависти.
Düşünce ve duyguların merkezi, beyin değil, kalp olarak görüldü.Сердце, а не мозг, считалось центром мыслей и эмоций.
"Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkât ettiniz mi?"Вы остаётесь с чувством, что только что проснулись».
Diğerlerinin duygularını hissederim.Немного чьих-то чувств.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Учёные говорят, что слоны очень эмоциональны.
Yetersizlik duyguları.Негативные эмоции.
Çok iyi yön duyguları vardır.Обладают отличным чувством ориентации.
Duygularımı tarif edemiyorum.У меня нет слов, чтобы выразить свои чувства.
Onların gerçek duyguları oldu.Мне нужны настоящие эмоции.
Ülkede milliyetçi duyguların güçlenmesine katkıda bulundu.В народе усиливались национально-патриотические настроения.
Dini duyguların seslendirilmesidir.Оскорбление религиозных чувств.
Merak ve sürpriz duygularına benzeyen bir duygudur.Вот это вещь! — выражение удивления или заинтересованности.
Yıllar sonraki karşılaşmaları eski duygularını alevlendirir.Спустя годы судьба снова сводит бывших влюблённых.
Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş.И родители благодарны ему за то, что научил ребят силе духа и воле».
Duygularını pek açığa çıkaran birisi değil.Никому не показывает своих эмоций.
Meroko ona aşıktı fakat duyguları karşılıklı değildi.Эдек по-настоящему влюбляется в Монику, но их чувства не взаимны.
Aşkın gözü kör olabilir, ama duygularının olduğu yadsınamaz.Возможно, они были счастливы, однако не показывали своих чувств.
Diğer kişilerin duygularını anlayabilir.Она может с лёгкостью чувствовать эмоции других людей.
Bu duyguların beden üzerindeki yansıması bedenin genel duruşu, yüz ifadesi ve kas hareketlerinde gözlenebilir.Это поле можно почувствовать по его действию на волоски на руках или лице.
Aklın istifadesi yanında nefis, hayal, vehim, heva gibi his ve duyguların da istifadesi gözetilmiştir.قمع الحرص بالزهد والقناعة ورد ذل السؤال بالكَتْب والشفاعة، للقرطبي، تحقيق.
Ulusal duyguların gelişmesine yol açmıştır.تطور معنى القومية.
Ama duygularını açığa vuramazlar.ولكن من المؤكد انه لا يعرف بمشاعرها.
O kişilerin kendilerine karşı duygularının üç aşamalı bir süreç ile belirlendiğini savunmuştur.وقد مر كفاحهم لتدعيم أنفسهم هناك بثلاث مراحل.
Duyguların sayısı ve sınıflandırılması konusu tartışmalıdır.ولا يزال هناك جدل كبير حول عدد وتسمية الشذوذات الجنسية.
Yetersizlik duyguları.الشعور بالعجز.
Coşkun ikili şarkılarla birbilerien duygularını açıklarlar: (İkili: O sink herneider, Nacht der Liebe).اشتهرت بأغنيات الفرح: يا عطارين دلوني.
Tom genellikle duygularını göstermez.عادة لا يظهر توم مشاعره.
Duyguları vardı; yeme, içme, dövüşme, ağlama gibi eylemlerde buluuyor, hastalanıp ölebiliyorlardı.Eles sentem emoção, podem comer, beber, lutar, chorar, adoecer e morrer.
Duygularımı tarif edemiyorum.Não encontro palavras para exprimir as minhas emoções.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.O uso contante de tenuto reflete a preocupação de Beethoven em dar ênfase à expressividade.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.A turnê, em nenhum forma fere os sentimentos de ninguém.
Doğrudan duygularımı yansıttığım müziklerimin öfkeli bir yönü olduğunu düşünüyorum."Eu acho que há um aspecto de raiva na minha música que reflete diretamente meus sentimentos naquele momento."
Şarkı, hayatına yönelik duygularını anlatan bir balad.A canção é uma balada, na qual Kate canta sobre os sentimentos perante a sua vida.
Güdüleri ve duyguları çarpıtma denebilir.Crê que a razão e os sentidos podem ser enganosos.
Bilgilerimiz duygularımızla alabildiğimiz kadardır, bunda öteye geçmez.Onde nossa história vai nos levar, não sabemos.
Ve şov dünyası hakkında kararsız duyguları gelişti.II Mostra de Dramaturgia Contemporânea do SESI.
Diğerlerinin duygularını hissederim.Verminderd bewustzijn van andermans gevoelens.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Sterker nog, ze voelen nooit enige emotie.
Duyguların bu kadar güzel ve derin hissedildiği.Personen worden met meer diepte en gevoel geschetst.
İlgili Sayfalar