Tom'un bunu yapmayı bırakacağını duydum.I heard Tom will quit doing that.
Tom hakkında çok şey duydum.I've heard so much about Tom.
Tom'u öptüğünü duydum.I heard that you kissed Tom.
Tom'un satrançta iyi olduğunu duydum.I hear Tom is good at chess.
Hem Tom hem de Mary'nin okuldan ayrıldığını duydum.I've heard that both Tom and Mary have dropped out of school.
Hem Tom hem de Mary'nin ikisinin de öldüğünü duydum.I heard that Tom and Mary have both died.
Hem Tom hem de Mary'nin hastaneye yatırıldıklarını duydum.I heard that both Tom and Mary have been hospitalized.
Tom ve Mary'nin hastaneye yatırıldıklarını duydum.I heard that Tom and Mary have both been hospitalized.
Hem Tom hem de Mary'nin kovulduklarını duydum.I heard that both Tom and Mary have been fired.
Tom ve Mary'nin kovulduklarını duydum.I heard that Tom and Mary have both been fired.
Hem Tom hem de Mary'nin tutuklandıklarını duydum.I heard that both Tom and Mary have been arrested.
Tom ve Mary'nin tutuklandıklarını duydum.I heard that Tom and Mary have both been arrested.
Tom ve Mary'nin yakında evleneceğini duydum.I heard that Tom and Mary are going to get married soon.
Boston'un yılın bu zamanında çok soğuk olduğunu duydum.I hear Boston is very cold this time of year.
Boston'un yılın bu zamanında güzel olduğunu duydum.I hear Boston is pretty this time of year.
Buradaki bifteğin çok iyi olduğunu duydum.I've heard the steak here is really good.
Yarın kar yağacağını duydum.I heard that it's going to snow tomorrow.
Yarın yağmur yağacağını duydum.I heard that it's going to rain tomorrow.
Tom ve Mary'nin evlendiğini duydum.I hear Tom and Mary are getting married.
Buradaki bifteğink çok iyi olduğunu duydum.I've heard the steak here is very good.
Boston'un yılın bu zamanında sıcak olduğunu duydum.I hear Boston is hot this time of year.
Tom'un odasında ağladığını duydum.I heard Tom crying in his room.
Tom'un işini kaybettiğini duydum.I heard that Tom lost his job.
Birinin kapıyı çarptığını duydum.I heard someone slam the door.
Tom'un Boston'daki yaşam maaliyetinden şikayet ettiğini duydum.I heard Tom complain about the cost of living in Boston.
Tom'un cep telefonunun çaldığını duydum.I heard Tom's cellphone ringing.
Onu geçen ay Tom'dan duydum.I heard that from Tom last month.
Tom'u mutfakta duydum.I heard Tom in the kitchen.
İsmimin çağrıldığını duydum.I heard my name being called.
Neler olduğunu Tom'dan duydum.I heard all about what happened from Tom.
Köpeğimin nefes aldığını duydum.I heard my dog panting.
Tom ve Mary'nin tartıştığını duydum.I heard Tom and Mary arguing.
Buraya yakın bir ev aldığını duydum.I hear you bought a house near here.
Büyükbabalarının her ikisinin de tesisatçı olduğunu duydum.I heard that both of your grandfathers were plumbers.
Tom'un noel için Boston'a geri geldiğini duydum.I heard that Tom come back to Boston for Christmas.
Tom'un basketbolu gerçekten sevdiğini duydum.I heard Tom really likes basketball.
Tom'un gizli bir hayranı olduğunu duydum.I heard Tom has a secret admirer.
Tom'un bunun hakkında Mary ile konuştuğunu duydum.I heard Tom spoke with Mary about that.
Tom'un odaya girdiğini duydum.I heard Tom enter the room.
Penceremin dışında kuşların şarkı söylediğini duydum.I heard birds singing outside my window.
Tom ve Mary'nin evleneceklerini duydum.I heard that Tom and Mary are getting married.
Tom'un ayak seslerini arkamda duydum.I heard Tom's footsteps behind me.
Senin Boston'a taşınıyor olduğunu duydum.I hear you're moving to Boston.
Tom'dan bahseden birkaç kız duydum.I heard a couple girls talking about Tom.
Sanırım silah sesleri duydum.I think I heard gunshots.
Boston'un güzel bir şehir olduğunu duydum.I've heard Boston is a beautiful city.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum.I've heard that Einstein didn't start speaking until he was four.
Einstein'ın dört yaşına kadar konuşmaya başlamadığını duydum..I've heard Einstein didn't start speaking until he was four years old.
Onun babasının yurtdışında olduğunu duydum.I hear that her father is abroad.
Olanları duydum.I've heard about what happened.
Neler olduğunu duydum.I've heard about what happened.
Tom'u Fransızca şarkı söylerken duydum.I heard Tom singing in French.
Tom'u horlarken duydum.I heard Tom snoring.
Tom'un horladığını duydum.I heard Tom snoring.
Onu derste horlarken duydum.I heard him snoring during the class.
Yeni duydum, bayrama buraya geliyorlar.I just heard that they are coming here for the holiday.
Senin bir dizüstü bilgisayar aldığını duydum.I hear you bought a laptop.
Yeni araba aldığını duydum.I heard that you bought a new car.
Birçok siyasetçinin offshore hesabı olduğunu duydum.I've heard that many politicians have off-shore accounts.
Tom'un Noel için Boston'a geri döndüğünü duydum.I heard that Tom came back to Boston for Christmas.