duyarsız ile cümle

duyarsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaOrdenar sem distinguir capitalização
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaOrdenar sin diferenciar entre mayúsculas y minúsculas
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaOrdina & ignorando le maiuscole
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaRendezés a kis -, és nagybetűk figyelembevétele nélkül
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaSortera skiftlägesokänsligt
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaSortér uden & versalfølsomhed
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaSortowanie & bez uwzględniania wielkości liter
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaTřídit bez ohledu na velikost písmen
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaTriediť bez ohľadu na & veľkosť písma
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaTrier & indépendamment de la casse
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaUpoštevanje velikih in malih črk
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaВпорядкування без врахування регістру
& Büyük küçük harfe duyarsız sıralaНе учитывать регистр
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Chiaramente, la scala della sofferenza ci rende insensibili.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Como pueden ver, la escala del sufrimiento nos insensibiliza hasta una cierta indiferencia.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.아시다시피 고통의 크기가 커지면, 그 고통은 우리를 일종의 무관심으로 몰아넣습니다.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Nähkääs, kärsimyksen suuruus turruttaa meidät eräänlaiseen välinpitämättömyyteen.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.O sofrimento é tanto que nos entorpece e torna indiferentes.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Sie sehen, das Ausmaß des Leids betäubt uns in eine Art Gleichgültigkeit.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Un tel degré de souffrance nous mène vers une sorte d'indifférence.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Vedeți voi, dimensiunea suferinței ne amorțeşte şi ne induce într-o stare de indiferență.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Widzicie, ilość cierpiących otępia nas, wprowadzając w swoistą obojętność.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Zie je, de schaal van het lijden verdooft ons tot onverschilligheid.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Η κλίμακα του πόνου, μας μουδιάζει σε σημείο αδιαφορίας.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Големият мащаб на страданието ни вцепенява в едно безразличие.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.Понимаете, масштаб страданий как бы парализует нас и вызывает определенное безразличие.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.סבל בקני מידה כזה מביא אותנו למצב של חוסר איכפתיות.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.اتلاحظون، حجم المعاناة يخّدرنا إلي نوع من اللامبالاة.
Çekilen acıların büyüklüğü, bizleri adeta duyarsızlaştırıyor.僕たちはアフリカのために一体何ができるだろうか?
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.Ce n'était pas un de ces comptes rendus dépersonnalisés, c'était réel.
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.Het was niet weer een of ander onpersoonlijk verhaal, het was echt.
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.No era otro reportaje impersonal, era real.
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.Δεν ήταν άλλη μια από αυτές τις απρόσωπες αναφορές, αυτή ήταν αληθινή.
Duyarsızlaştırılmaya çalışılan diğer haberlerden değildi, gerçekti.كان يبلغ من العمر أربع سنوات فقط.
Kırmızıyı görememe (kırmızı duyarsızlığı)Protanopi (usensitiv for rød)
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Bedauerlicherweise ist es egal, ob ein dummes Mädchen ein dickes Fell hat oder nicht ... sie widern mich an.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Đáng tiếc là cho dù các cô gái ngu ngốc có dày mặt hay không ... Họ làm tôi chán ghét
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Fortydelsesvis foragter jeg piger der er dumme uanset om de er tykhovedet... De væmmer mig
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.In ogni caso, che le ragazze stupide siano irresponsabili, o no... Mi disgustano.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.유감스럽게도 난 머리 없는 여자도, 비위 좋은 여자도 질색이야.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Malheureusement, que les filles stupides aient la tête dure ou pas... Elles me dégoutent.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Nanešťastie opovrhujem dievčatami, ktoré sú hlúpe alebo majú hrošiu kožu.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Naneštěstí opovrhuji dívkami, které jsou hloupé nebo mají hroší kůži. Jsou nechutné.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Prawdę mówiąc to nie jest ważne czy udajesz głupią czy nie... To jest obrzydliwe
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Regretabil sau nu chiar daca fetele proaste sunt si nesimtite sau nu.. Ma dizgusta.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Sajnálatosan, akár érdektelenek, akár buták a lányok,... az igazság az, hogy elborzasztanak.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Tyvär även om dumma tjejer är tjock hudade elller inte... Dom äcklar mig.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Valitettavasti minä halveksin tyttöjä, jotka ovat tyhmiä.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.Ήτε είναι χαζά κορίτσια ή παχύδερμα ή όχι... Με αηδιάζουν.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.За съжеление, аз презирам глупави и дебелокожи момичета. Отвръщават ме.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.К сожалению, глупые девочкм вызывают у меня презрение, а ещё и толстокожие... Они вызывают у меня отвращение.
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar...למרבה הצער אני מתעב בנות טיפשות או בעלות עור פיל .הן דוחות אותי
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.للإسف سواء كانت الفتيات الغبيات سميكة البشرة , أو لا ...ـ هم يشعرونني بالاشمئزاز
Maalesef salak kızlar duyarsız olsa da olmasa da... beni iğrendiriyorlar.大嫌いだ <i>ペク・スンジョ
Maviyi görememe (mavi duyarsızlığı)Tritanopi (usensitiv for blå)
Mesajları yalnızca belirtilen ifadeleri içeren commit'leri göster (büyük-küçük harfe duyarsız)Afficher uniquement les commits dont le message contient la chaine (non sensible à la casse)
Mesajları yalnızca belirtilen ifadeleri içeren commit'leri göster (büyük-küçük harfe duyarsız)Mostra solo i commit il cui messaggio contiene una data stringa (ignorando maiuscole/minuscole)
Mesajları yalnızca belirtilen ifadeleri içeren commit'leri göster (büyük-küçük harfe duyarsız)Muestra solo los commits cuyo mensaje incluye una cadena dada (no diferencia entre mayúsculas y minúsculas)
Mesajları yalnızca belirtilen ifadeleri içeren commit'leri göster (büyük-küçük harfe duyarsız)查看提交消息中包含特定字符串(大小写敏感)的提交
Ne yazık ki, birçok insanın deneyimi duyarsızlıkta.Desafortunadamente, muchas de las experiencias de las personas están en la apatía.

İlgili Sayfalar