duyarlı ile cümle
duyarlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Rõ ràng ông nhạy cảm về chủ đề hoạt động và băng.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Tydligen var han känslig på temat verksamheten och bandage.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Widocznie był wrażliwy na temat operacji i bandaże.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Zrejme bol citlivý na tému operácií a obväzy.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Zřejmě byl citlivý na téma operací a obvazy.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Προφανώς ήταν ευαίσθητοι στο θέμα των πράξεων και επιδέσμους.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Видимо, он был чувствителен на тему операции и бинтов.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Мабуть, він був чутливий на тему операції і бинтів.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.Очевидно той е чувствителен на темата на операции и превързочни.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.كان من الواضح انه موضوع حساس على العمليات والضمادات.
Besbelli o işlemleri ve bandaj konu hakkında duyarlı idi.彼女はすべての後に、しかし"、と言うように太字にする"はなかった。
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A consciência engloba todos os estados de sentimento, de sensibilidade ou perceção.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A tudat a különféle érzelmi, észlelő, vagy éntudati állapotokból tevődik össze.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bevidsthed består af alle disse tilstande af følelse eller føleevne eller opmærksomhed.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bewustzijn bestaat uit alle toestanden van gevoel, waarneming of besef.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Conștiința constă din toate stările de simțire sau de conștiență de sine.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Das Bewusstsein besteht aus all diesen Zuständen des Gefühls, der Empfindung oder des Sich-Bewusstseins.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.의식은 모든 상태의 느낌과 감각, 자각으로 이루어져 있어요.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La conciencia consiste de todos aquellos estados de sentimiento, sensación o de alerta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La coscienza è composta da tutti quegli stati di sentimento o consapevolezza.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Medvetandet består av alla sorters känslor och förnimmelser.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Świadomość składa się ze stanów odczuwania, wrażenia Iub przytomności.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Tietoisuus rakentuu kaikista tunteista, tuntemuksista ja asioiden tiedostamisesta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vedomie pozostáva zo všetkých stavov cítenia, vnímania, alebo uvedomovania si.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vědomí se skládá ze všech stavů cítění, uvědomění a vnímání.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Ý thức bao gồm tất cả các trạng thái cảm xúc, hay cảm giác, nhận thức.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Η συνείδηση αποτελείται από όλες τις καταστάσεις των συναισθημάτων, των αισθήσεων, της επίγνωσης.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Свідомість - це сукупність усіх станів, за яких ми відчуваємо, усвідомлюємо світ.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Сознание — это всё, что вы чувствуете, ощущаете и осознаёте.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Съзнанието се състои от всичко онези емоционални състояния, или чувствителност, или осъзнаване.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.תודעה מורכבת מכל מצבי הרגש החישה או ההכרה.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.الوعي يتألف من كل حالات الشعور أو الإحساس أو الانتباه
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.意識とは 感情 感覚 認識の あらゆる状態から成るものです 意識は 夢を見なかった場合 朝 目覚めた時に始まり -
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Anda lihat, bisnis tidak dijalankan sebagai institusi, oleh kondisi khusus para individu.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Bedrijven worden niet gerund als instituten, door de eigenaardigheden van enkelingen.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Biznesów nie prowadzi się jako instytucji z cechami szczególnymi jednostek.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.아시는 것처럼 사업은 제도적으로 운영되지 않습니다. 각 개인의 특성에 따라 운영됩니다.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Las empresas no se dirigen como las instituciones, por la idiosincrasia de las personas.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Nézzétek, a cégek nem úgy működnek, mint az intézmények, nem az egyes emberek sajátossága mentén.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Os negócios não são geridos como instituições, pelas idiossincrasias de indivíduos.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedete, gli affari non sono gestiti come istituzioni, a seconda delle idiosincrasie dei singoli.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedeți dvs, afacerile nu sunt conduse ca și instituțiile, de către idiosincrasiile indivizilor.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Víte, firmy neprovozujeme jako instituce, podle výstředností jednotlivců.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Voyez-vous, les affaires ne sont pas dirigées comme des institutions, par les idiosyncrasies des individus.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Βλέπετε, οι επιχειρήσεις δεν λειτουργούν όπως τα ιδρύματα, από τις ιδιοσυγκρασίες των ατόμων.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Бизнес основан не на правилах управления организацией, а на особенностях действующих в нём лиц.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Разбирате ли, фирмите не се управляват като институции, чрез собствения начин на мислене на индивидите.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.עסקים אינם מנוהלים כמוסדות, ע"י ההתנהגות היחודית של אנשים כאלה ואחרים.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.كما ترون، الأعمال لا تدار كمؤسسات ولكن بخصوصيات الأفراد
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.個人の特質で遂行される 要するに「好み」なんです
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.Als danseres vertrouwde ik er volledig op dat ik mijn lichaam kende, net zoals dat ik kleuren kon aanvoelen.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.댄서로서 저는 제 몸에 관해 아는 이 능력에 대해 굉장한 믿음을 가지고 있었습니다, 제가 색깔들을 분별할 수 있는 방법을 아는 것과 똑같이요.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.וכרקדנית היתה לי אמונה רבה ביכולת שלי לדעת את גופי, בדיוק כפי שידעתי כיצד לחוש צבעים.
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.وكراقصة كان لدي هذا الايمان الكبير بمقدرتي على معرفة جسدي تماما كما عرفت كيفية الاحساس بالالوان
Bir dansçı olarak renklere duyarlılığım kadar bedenimi tanıma becerime de inancım büyüktü.そして ダンサーとして私は 自分の身体を十分に知ることができます 色がわかるのと同じようにわかります
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Egy mérés pontossági határait adja meg.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Ein Wert, mit dem die Genauigkeit einer Messung abgeschätzt werden kann.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.En størrelse med hvilken præcisionen af en måling kan vurderes.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Ett värde som kan användas för att uppskata mätningars precision.
Bir ölçümün duyarlığının tahmin edilebileceği bir miktar.Miara, którą można oszacować precyzję pomiaru.