Ana içeriğe geç
Sözlük

duyacak ile cümle

duyacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır.Truly there is a lesson in this for those who fear (the consequences).
Allah'a saygı duyacak olan, nasihati düşünüp ders alır.Those who fear will understand.
Eğer öyle olsaydı bâtıla saplananlar mutlaka kuşku duyacaklardı.In that case, indeed, the followers of falsehood might have doubted.
Onlar ne korkacak ve ne de üzüntü duyacaklardır.[See Tafsir Ibn Kathir, Vol.
Azabı gördüklerinde derin pişmanlık duyacaklar.When the wrong-doers perceive the chastisement, they will feel intense remorse in their hearts.
Onlar ne korkacak ve ne de üzüntü duyacaklardır. [3,20; 4,142]And no fear will there be concerning them, nor will they grieve.
Yapılandırmayı sınamak için tıklayın. Eğer doğruysa, bir tümce konuşması duyacaksınız.Speed:
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.You will again hear what %1 says and shouts.
Ancak Nikoliç'i yenebilmek için, Marsicanin de Demokrat Parti'nin desteğine ihtiyaç duyacak.He too will need the support of the Democratic Party to beat Nikolic.
Ancak araştırması daha sonra revizyona ihtiyaç duyacaktı.His research would later require revision, however.
Turner'ın projesi sadece 5.000 motora ihtiyaç duyacaktı, ancak Ford yine de koşulları kabul etti.Turner's project would only need about 5,000 engines, but Ford nevertheless accepted the conditions.
Yeterince dikkatli dinleyin, şeytani bir kişneme sesi duyacaksınız.Listen carefully enough and you’ll hear demonic snigger.
Bütün dünya seni duyacak olsa ne söylemek isterdin?Wenn dir die ganze Welt zuhören würde, was würdest du dann sagen wollen?
Bu karardan pişmanlık duyacaksın.Tu regretteras cette décision.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Cependant, Maggie devient si indépendante qu'elle a rarement besoin de Marge.
Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilerden daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır.Ceux qui ont une meilleure capacité de survie pourront donc se reproduire davantage.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Partout où il est maintenant, leur frère doit être très fier ».
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.وتصبح ماجي مستقلة ولا تحتاج إلى مساعدة مارج.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.Ela será esposa de seu filho quando crescer, e será famosa no mundo inteiro."
Her erkek ve kadın Vedalara karşı isyan etmekten zevk duyacak.Zowel mannetjes als vrouwtjes kunnen hun vijand laten schrikken met hun vleugels.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Maggie blir så självständig att Marge saknar behovet att hjälpa Maggie.
Hayatta kalmak isteyen biri olursa, bu becerilerden daha fazlasına ihtiyaç duyacaktır.Om jag längtar efter min bästa vän, längtar jag efter någon som finns.
Tom beni duyacak.Том мене почує.
Böylece toplumdaki insanlar saygı duyacaklardı.Tämän seurauksena he olivat yhteiskunnassa arvostettuja.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Men Maggie bliver så uafhængig, at hun sjældent behøver Marge.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Frederik skal ha vist liten interesse for Norge.
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.お父さんに感謝しないとね」と激賞され、父親を許す気持ちが生まれる。
Ödülü ona vereceğiz, büyüdüğünde babasıyla gurur duyacak" dedi.낳아주시고 키워주신 은혜에 감사한다."며 동생 최진영에게는 엄마를 잘모시라고 당부하였다.
İnsanların birbirlerine duyacakları aşk ise mecazdır.Но и да казват всички, че се мразят те се обичат.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.%1 の発言が再び聞こえるようになります。
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Budete znovu počuť, čo povie a zakričí% 1.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Du kommer att höra vad% 1 säger och ropar igen.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Du vil igen høre hvad% 1 siger og råber.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Escuchará otra vez lo que %1 diga y grite.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Ezután meg fognak jelenni% 1 üzenetei.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Irá ouvir de novo o que o% 1 diz e grita.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Kuulet uudelleen mitä% 1 sanoo ja huutaa.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Sentirai di nuovo quello che %1 dice o grida.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Sie werden wieder hören, was %1 ruft oder sagt.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Spet boste slišali, kaj pravi in kliče% 1.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.U zult weer horen wat %1 zegt en roept.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Veți auzi ce spune și strigă% 1.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Vous entendrez de nouveau ce que %1 dira et criera.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Znovu uslyšíte, co% 1 říká a vykřikuje.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Znów będziesz słyszał co% 1 mówi i krzyczy.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Θα ακούτε ξανά αυτά που ο/ η% 1 λέει και φωνάζει.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Ви знову будете чути, що% 1 каже і кричить.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Высказывания игрока% 1 будут показываться.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.Отново ще чувате какво казва и вика% 1.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.אתה תשמע שוב את מה ש ־% 1 אומר וצועק.
% 1 kullanıcısının ne dediğini artık duyacaksınız.أنت و.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.A ja budem vyzerať Hospodina, budem očakávať na Boha svojho spasenia; môj Bôh ma vyslyší.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.A jaz bom gledal na GOSPODA, čakal bom Boga rešenja svojega; usliši me Bog moj.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.De én az Úrra nézek, várom az én szabadításom Istenét; meghallgat engem az én Istenem!
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu însă voi privi spre Domnul, îmi voi pune nădejdea în Dumnezeul mîntuirii mele, Dumnezeul meu mă va asculta.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu, porém, confiarei no Senhor; esperarei no Deus da minha salvação. O meu Deus me ouvirá.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ich aber will auf den HERRN schauen und des Gottes meines Heils warten; mein Gott wird mich hören.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.오직 나는 여호와를 우러러보며 나를 구원하시는 하나님을 바라 보나니 하나님이 나를 들으시리로다
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Maar ik zal uitzien naar de HERE. Van God zal ik mijn heil verwachten. Bij mijn God zal ik gehoor vinden.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ma io volgo lo sguardo al Signore, spero nel Dio della mia salvezza, il mio Dio m'esaudirà
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod