duvarların ile cümle
duvarların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.비록 벽의 오래된 부분이 무너졌지만, 성벽의 위대함을 입증했습니다.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Một phần thành cổ sụp đổ, nhưng tường thành vẫn luôn bất khuất ngay cả lúc hi sinh.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.O parte din zidurile vechi s-au prăbuşit, dar şi în chinurile morţii s-au dovedit de temut.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Uma secção da muralha cedeu mas, mesmo na sua agonia de morte, provou ser formidável.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una parte de la antigua muralla se derrumbó, pero incluso en su agonía resultó ser formidable.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una sezione delle vecchie mura crollò, ma anche negli spasimi dell'agonia si dimostrarono formidabili.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Une section des vieux murs s'est effondrée, mais même à leur agonie, ils se sont avérés formidables.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Ένα τμήμα των παλαιών τειχών έπεσε, αλλά ακόμη και σε αυτήν την κατάσταση αποδείχθηκαν τρομερά.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Но даже в таком состоянии стена оказалась непреодолимой.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.חלק מהחומה הישנה קרס, אבל אפילו במותן הן התגלו ראויות.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.فانهار جزء من الأسوار القديمة ورغم سقوطها فقد أثبتت الأسوار جسارة كبيرة.
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:As bibliotecas no antigo Egipto, continham estas palavras nos seus muros :
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:Bibliotecas en el antiguo Egipto... .. .bore estas palabras en sus paredes:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:Bibliotheken im alten Ägypten... ...trugen diese Inschrift:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:En Egypte, les bibliothèques portaient cette inscription:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:고대 이집트의 도서관에서는 그들의 벽에 이말을 새겨넣었습니다:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:Le biblioteche dell'antico Egitto... ...recavano sulle pareti queste parole:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:Perpustakaan di Mesir kuno... ... Melahirkan kata-kata di dinding mereka:
Eski Mısır'daki kütüphaneler... duvarlarında şu sözü taşıyor:Библиотеките в древния Египет са имали изписани по стените си следните думи:
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Conform vechilor tradiții romane, morții nu erau niciodată îngropați în oraș.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Dans la Rome ancienne, la tradition voulait que les morts ne soient jamais enterrés à l'intérieur des murs.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.고대 로마의 풍습에는 성내에서는 죽은 이를 절대로 묻지 않았습니다.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Secondo l'uso degli antichi Romani, i morti non venivano mai seppelliti entro le mura.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Según la antigua costumbre romana, los muertos nunca se enterraban dentro de las murallas.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Wedle starego rzymskiego zwyczaju, zmarli nigdy nie byli grzebani w obrębie murów miejskich.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.По стария римски обичай мъртвите никога не били погребвани в очертанията на стените.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.Согласно старой римской традиции, мертвых никогда не хоронили в пределах городских стен.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.על פי המנהג הרומאי העתיק, המתים מעולם לא נקברו בתוך חומות העיר.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.تماشيا مع العادة الرومانية القديمة، التي لم تكن تدفن الموتى داخل جدران المدينه.
Eski Roma adetinde, ölüler asla duvarların içine gömülmezdi.死者は町の塀の中には埋めません 明るい話のはずだったのに -
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.이제는 페이스북 담벼락에 세익스피어를 묘사하게 됐죠.
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.la prezentarea lui Shakespeare pe Facebook.
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.Shakespearet ábrázoló Facebook falakig.
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.לאיזכור שייקספיר על קיר בפייסבוק.
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.إلى وصف شكسبير على جدران الفيسبوك.
Facebook duvarlarında Shakespeare'in anlatımına kadar gelindiğini farkedeceklerdi.これはめでたいことでした
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.A vystavil vnútorný dvor tri rady stĺpov z tesaného kameňa a jeden rad tesaných stĺpov cedrových.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.A zidit şi curtea dinlăuntru din trei rînduri de pietre cioplite şi dintr'un rînd de grinzi de cedru.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Azután felépíté a belsõ pitvart három rend faragott kõbõl és egy rend czédrusgerendából.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Costruì il muro del cortile interno con tre ordini di pietre squadrate e con un ordine di tavole di cedro
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.De muur van de binnenste voorhof bestond uit drie rijen uitgehouwen stenen en één rij cederhouten stammen.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Hizo el atrio interior de tres hileras de piedras labradas y una hilera de vigas de cedro
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Il bâtit le parvis intérieur de trois rangées de pierres de taille et d`une rangée de poutres de cèdre.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.In zgradil je notranje dvorišče: tri vrste obsekanih kamenov in vrsto cedrovih brun.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.또 다듬은 돌 세 켜와 백향목 두꺼운 판자 한 켜로 둘러 안뜰을 만들었더라
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Ligeledes indrettede han den indre Forgård ved at bygge tre Lag Kvadersten og et Lag Cederbjælker.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Người xây tường hành lang phía trong bằng ba hàng đá chạm, và một hàng cây xà gỗ bá hương.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Người xây tường hành_lang phía trong bằng ba hàng đá chạm , và một hàng cây xà gỗ bá hương .
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Og han bygget den indre forgård av tre lag huggen sten og ett lag sederbjelker.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Potom vystavěl síň prostřední ze tří řadů kamení tesaného, a jednoho řadu dříví cedrového hoblovaného.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Também edificou o átrio interior de três ordens de pedras lavradas e de uma ordem de vigas de cedro.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Und er baute auch den inneren Hof von drei Reihen behauener Steine und von einer Reihe zederner Balken.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Vidare byggde han den inre förgårdsmuren av tre varv huggna stenar och ett varv huggna bjälkar av cederträ.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Και ωκοδομησε την εσωτεραν αυλην με τρεις σειρας πελεκητων λιθων και με μιαν σειραν δοκων κεδρινων.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.И построил внутренний двор из трех рядов обтесанного камня и из ряда кедровых брусьев.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Съгради вътрешния двор с три реда дялани камъни и с един ред кедрови греди.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.ויבן את החצר הפנימית שלשה טורי גזית וטור כרתת ארזים׃
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.وبنى الدار الداخلية ثلاثة صفوف منحوتة وصفا من جوائز الارز.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.他 又 用 鑿 成 的 石 頭 三 層 、 香 柏 木 一 層 、 建 築 內 院
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.他 又 用 鑿成 的 石頭 三 層 、 香柏木 一 層 、 建築內院