duvarları ile cümle
duvarları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti.Ο Χίκοκ, ως προληπτικό μέτρο, καθόταν συνήθως με την πλάτη του στον τοίχο.
Cami duvarlarında sarımsı beyaz mermer taşları kullanılmıştır.Για τους κίονες επιλέχθηκαν αψεγάδιαστα λευκά μάρμαρα.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Byernes ydermure er lavet af sten.
Böylece devasa tuğla duvarların kullanılması kalıp ya da oyma alçılarla dekore edilirdi.Derfor brugen af massive mure med støbt eller udskåret stuk.
Şehrin eski duvarları hala izlenebilir.Der kan stadig ses rester af murene i byen.
Epijin kitinsi duvarları orta yerde yukarı doğru daralıp ön ve arka uçlarda birbirinden uzaklaşır.Alpinstøvlen klikket fast i skien både foran og bagved.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedsbygninger, templer og bymure faldt sammen lige pludselig.
Söylene söylene duvarları yumruklar.Forskellige friser pryder væggene.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Området lå rundt om søen Onega helt op til Onegabugten.
Bu şapelin duvarları 20 yıl kadar önce yeniden dekore edilmişti.Veggene i kapellet hadde blitt dekorert tjue år tidligere.
Ardından ikisi de kale duvarlarından atlayıp kaçarlar.Fra disse to nedstammer Frønningen og Lærdal grenene.
Mahkûmlar, yıkanmak için kendi hücrelerini terk etmeyi reddedip dışkı ile hücrelerin duvarlarını kapladı.Fangene som ikke fikk spesialstatus nektet å vaske seg, og smurte inn veggene i sine celler med ekskrementer.
Bu iki kapı arası 950 m, doğu ve batı duvarları arasında ise 750 m'lik mesafe bulunmaktadır.Avstanden mellom de to portene er 960 meter, mens avstanden mellom øst- og vestportene er 750 meter.
Bangkok'taki ünlü Wat Phra Kaew tapınağının duvarları Ramakien destanın resimleri ile süslenmiştir.I Wat Phra Kaew i Bangkok er murene som omgir tempelområdet dekorert med bilder fra eposet.
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.Sjøens areal er på 18 hektar.
Dışarıdaki duvarların, genellikle tamamen bakımsız, 10,5 ila 11,3 km ile şehri çevrelediği tahmin edilir.De ytre murene, mesteparten forfalt, ble anslått til å være mellom 10,5 og 11,3 km i lengde.
Şehrin eski duvarları hala izlenebilir.Byens skader kan fortsatt sees.
Etrafındaki korkuluk duvarları yılların tahribatıyla harap olmuştur.Spesielt murene er skadet av flomvann i årenes løp.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedshus, templer og bymurer raste plutselig sammen.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Denne ligger så nært havet at bølgene slår inn.
Kilisenin duvarları fresklerle süslenmiştir.Veggene i kirken har alltid vært hvite.
Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir.Brannen brente ned middelalderens City of London på innsiden av den gamle romerske bymuren.
Duvarları kargirdir.Innvendig er veggene panelt.
Yazılı Kanyon'un dik duvarlarına yazılıdır ve bu kanyona Yazılı Kanyon denmesinin sebebi budur.Vulkanen Poás ligger i kantonen, og kantonen er oppkalt etter denne.
Şehirlerin dış duvarların taşdan yapılmıştır.Tembok-tembok dari kota-kota tersebut dibuat dari batu.
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.Sisanya bunuh diri dengan melompat dari dinding kota atau menyerah.
Theodosiopolis'i bypass ederek, Satala'ya doğru yola çıktı ve kampını şehir duvarlarından biraz uzakta kurdu.Melewati Theodosiopolis, dia menuju Satala, dan mendirikan kemahnya agak jauh dari tembok kota.
Yer döşemeleri ve duvarları, çok enfes bir harçla sıvanmıştı.Tiang-tiang dan dindingnya dihiasi dengan hiasan yang indah.
Fakat bu birlik içeri girer girmez bütün binanın duvarları çöktü.Ya, di seluruh Eropa, tembok ini akan runtuh.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Area tersebut ditutup dengan dinding bambu sampai hampir tepi pantai.
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.Senyawa dalam fasa gas yang dianalisa berinteraksi dengan dinding kolom, yang dilapisi dengan fasa diam.
İnsanlar mağara duvarlarına resimler yapmaya başlamışlardır.Bersamaan dengan itu dtemukan lukisan-lukisan di dinding gua.
Ev, duvarları olmadan tasarlanmıştı.Bangunan ini terbuka tanpa dinding.
Surların beden duvarları daire planlı burçlarla desteklenmiştir.Dindingnya dibobol sesuka hati oleh para penyewa.
Pompeii'deki harabe Roma yapılarının duvarlarında birçok pornografik görüntüye rastlanabilir.Ada sejumlah lukisan porno di tembok-tembok reruntuhan bangunan Romawi di Pompeii.
Yalnız duvarların bir kısmı eski halindedir.Big bass adalah hanya beberapa dari generasi tua.
Ev, duvarları olmadan tasarlanmıştı.Nhà được thiết kế không tường.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol có nguồn gốc là một trong những cổng trong thành bao quanh Madrid trong thế kỷ 15.
İkinci bölüm: Duvarların kulağı var mı?Một giả thuyết thứ hai cho rằng, có đến 20 vách tường chống.
Mağaraların duvarlarındaki tasvirlere şeytan Mara'nın ve Buddha'nın ilk vaazı tasvirleri de dahildir.Miêu tả trên các bức tường của hang động bao gồm sự cám dỗ của quỷ Mara, và bài giảng đầu tiên của Đức Phật.
Maç sırasında Strowman, Owens ve Zayn'i barikat duvarlarına vurup durdu.Trong trận đấu, Strowman liên tục ép Owens và Zayn đâm vào tường chắn.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.Xác của những công an bị chặt đầu bị treo tại quảng trường.
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.Bên trong các gian tường có nhiều tượng thánh.
Rick ve Carl bahçeleri ile ilgilenirken, hapishane duvarlarının ardında uzakta bir adam belirir.Carl và Rick đang đi trên một con đường sau khi nhà tù bị tấn công.
Duvarları beyaz kesme taştan yapılmıştır.Các bề mặt sàn và tường được làm bằng đá cẩm thạch trắng đánh bóng.
Söylene söylene duvarları yumruklar.Minh họa bởi Đỗ Hoàng Tường.
Radyasyon sadece çarpışmalar kabarcık duvarları arasında olduğu zaman üretilir.放射は泡の壁の間の衝突内でのみ生成される。
Duvarları kâgir, çatısı ahşaptır.わたしはぶどうの木、あなたがたはその枝である。
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.プエルタ・デル・ソルとは『太陽の門』を意味し、15世紀にはマドリードを取り巻く城壁の門の一つであった。
Bazıları kendileri iple şehir duvarlarından sarkıtarak ya da atlayarak kaçmaya başladılar.幾人かが城壁にロープを垂らしたり、そこから飛び降りて逃亡を始めた。
Günümüzdeki güvenlik duvarları da sadece port kapamak amaçlı kullanılmıyor.ただしこの滑車式の防火扉は現在は保存されているだけで使われていない。
Savunma duvarlarını onarmak için ilk girişim 1900'de yapıldı.19世紀初めに防御壁は取り壊された。
Burada glasi, savunma duvarlarının zayıflatılmasını önlemek için kullanılmıştır.このことから、蹄鉄は蹄壁を支え、弱く薄い板からなる蹄壁の解離を防ぐために用いられる。
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.スクリューが海底の泥を巻き上げるほどの浅瀬まで接近しており、危機一髪であった。
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.城壁で囲まれた城内の面積は、約30ヘクタールである。
Kutuların veya duvarların üstünden geçilemez.壁や物をすり抜けてしまう。
Kuzey, güney ve batı taraflarındaki dış duvarlarında "Maşallah" yazar.「署名の間」の北壁と西壁。
Hücre duvarlarının sert olmayışı da onları bitkiler, algler ve mantarlardan ayırır.また細胞壁を持たないことから、植物、藻類、菌類と区別される。
17 Tamuz - (70) Roma İmparatorluğu Kudüs'ün duvarlarını yıktı.70年 - エルサレム攻囲戦: ローマ帝国軍がエルサレムの第二神殿を破壊。
Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.城壁の中に多くの教会を持つ。