Duvarların kulakları vardır.The walls have ears.
Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.The fire spread and licked the neighboring house.
Posterler çabucak duvarlardan söküldü.The posters were immediately removed from the wall.
Kasabanın etrafında yüksek duvarlar vardır.There are high walls about the town.
Duvarlar sarıyken, yer yeşile boyanmıştı.The floor was painted green, while the walls were yellow.
O, bütün duvarları yeşil boyadı.He painted all the walls green.
Hiç çimento kullanmadan kalenin duvarlarını inşa ettiler.They built the walls of the fortress without using cement at all.
Duvarları beyaza boyadı.She painted the walls white.
Babam duvarları beyaza boyadı.Dad painted the walls white.
Duvarların kulakları vardır, shouji'nin gözleri vardır.Walls have ears, shouji have eyes.
Duvarlar sarmaşık tarafından gizlenmiştir.The walls are hidden by ivy.
Duvarların kulakları var, sürgülü kağıt kapıların gözleri var.Walls have ears, sliding paper doors have eyes
Çatısız duvarlar olabilir ama duvarlar olmadan çatı olmaz.There can be walls without a roof, but no roof without walls.
Duvarlarına resim asar mısın?Do you hang pictures on your walls?
Eski evdeki duvarlar düz değildi.The walls in the old house were not straight.
Odandaki duvarlar ne renktir?What color are the walls in your room?
Kızlarım bütün duvarları boyuyor.My daughters are coloring all over the walls.
Duvarların içindeki askerler iyi korunuyordu.Troops inside the walls were well protected.
Duvarlar kanlı.The walls are bloody.
Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
Duvarlar kanla kaplı.The walls are covered with blood.
Duvarların kulakları vardır, kapıların gözleri vardır.The walls have ears, the doors have eyes.
Odamın duvarları yeşildir.The walls of my room are green.
Onların işi duvarları sıva ile örtmektir.Their job is to coat the walls with plaster.
Duvarların içinden göremem.I can't see through walls.
Süpermen duvarların içinden görebilir.Superman can see through walls.
O, duvarların içinden görebileceğini söylüyor.She says that she can see through walls.
Odasının duvarları posterlerle kaplıydı.The walls of her room were covered in posters.
Duvarlarda hiç resim ya da fotoğraf yok.There aren't any pictures or photographs on the walls.
Bu duvarların renginden nefret ederim.I hate the color of these walls.
Duvarları boyadın.You painted the walls.
Duvarları boyadınız.You painted the walls.
Duvarları boyadın, değil mi?You've painted the walls, haven't you?
Duvarlar alçıpandan yapılır.The walls are made from drywall.
Duvarlar açık kahverengiye boyandı.The walls were painted light brown.
Duvarlar beyaza boyandı.The walls were painted white.
Duvarları beyaza boyadık.We painted the walls white.
Yolun her iki yanında eski duvarlar var.On both sides of the road there are old walls.
Radyonun sesini o kadar yüksek açtım ki, duvarlar sarsıldı.I turned the radio up so loud that the walls shook.
Yarı yıkılmış duvarlar orada dururdu.Half-destroyed walls used to stand there.
Odamın duvarları fazla ince.The walls of my room are too thin.
Duvarları kaplamak için eski gazetelere ihtiyacım var.I need old newspapers to cover the walls.
Biz duvarları boyamadan önce mobilyaları örtmeliyiz.We must cover the furniture before painting the walls.
Filmlerde, hayaletler duvarların üzerinden yürüyebilir.In the movies, ghosts can walk through walls.
Filmlerde, hayaletler duvarların içinden geçebilir.In the movies, ghosts can walk through walls.
Bu duvarların ses yalıtımı yok.These walls aren't exactly soundproof.
Duvarlara tükürme.Do not spit on the walls.
Duvarlar beyaz sıvalıdır.The walls are white plaster.
Bu duvarlar ses yalıtımlı değil.These walls aren't soundproof.
Dan duvarların rengini beğenmiyor.Dan doesn't like the color of the walls.
Tom yatak odasındaki duvarların rengini beğenmiyor.Tom doesn't like the color of the walls in his bedroom.
Dan odasının duvarlarını ırkçı sembollerle süsledi.Dan decorated the walls of his room with racist symbols.
Duvarlarda duvar yazısı var.There's graffiti on the walls.
Duvarlar konuşabilseydi, bize hangi hikayeleri anlatırdı?If walls could talk, what stories would they tell us?
Duvarlar dile gelseydi, bize ne hikayeler anlatırdı.If walls could talk, what stories would they tell us?
Duvarlar çıplaktı.The walls were bare.
Duvarları açık maviye boyamaya karar verdik.We've decided to paint the walls light blue.
Duvarlar bugünlerde çok büyük.Walls are very big these days.
Duvarlar bugünlerde çok popüler.Walls are very popular these days.
Şehrin duvarları yıkıldı.The walls of the town were destroyed.