Bu duvarı tek başıma yıkamam.I cannot bring this wall down by myself.
Biz duvarı kille kaplıyoruz.We are coating the wall with clay.
Bu duvarı inşa ettiğiniz için teşekkürler.Thank you for building this wall.
Hiç bir duvarı kireçle kapladın mı?Have you ever coated a wall with lime?
Hiç bu duvarı deldin mi?Have you ever drilled this wall?
Hiç duvara bir poster yapıştırdın mı?Have you ever stuck a poster on a wall?
Duvarı kille kapladığın doğru mu?Is it true that you coated the wall with clay?
Onların işi duvarları sıva ile örtmektir.Their job is to coat the walls with plaster.
Neden burada bir duvar inşa ediyorsun?Why are you building a wall here?
Duvarcı, öğle yemeğini kamyonunda yiyor.The mason is having lunch in his truck.
Kim duvara yazı yazıyordu?Who was writing on the wall?
Onun yatağı duvarın yanında.His bed is next to the wall.
Birinin duvara vurduğunu duyduğumu sandım.I thought I heard someone banging on the wall.
Tom'un hala bir duvar ustası olduğunu düşündüğünü sandım.I thought you thought Tom was still a bricklayer.
Duvara büyük annemin bir resmini asıyorum.I'm hanging a picture of my grandmother on the wall.
Duvarların içinden göremem.I can't see through walls.
Süpermen duvarların içinden görebilir.Superman can see through walls.
O, duvarların içinden görebileceğini söylüyor.She says that she can see through walls.
Tom, TV'yi duvara yerleştirmemizi istiyor.Tom wants us to mount the TV on the wall.
Tavuklar duvar üzerinden uçamazlar.Hens don't fly over walls.
Duvarda "doğum günün kutlu olsun" diyen bir pankart vardı.There was a banner on the wall that said "Happy Birthday."
Bir ara birlikte duvar tenisi oynamalıyız.We should play squash together sometime.
Odasının duvarları posterlerle kaplıydı.The walls of her room were covered in posters.
Duvarda çok güzel bir resim asılıyor.A very beautiful picture is hanging on the wall.
Berlin Duvarı 1989'da yıkıldı.The Berlin Wall fell in 1989.
Duvar tenisi oynarım.I play squash.
Duvar beni yağmurdan korudu.The wall protected me from the rain.
Duvarlarda hiç resim ya da fotoğraf yok.There aren't any pictures or photographs on the walls.
Masayı duvara çok yakın koymayın.Don't put the table so close to the wall.
Merdiveni duvara doğru koy.Put the ladder against the wall.
Dirseğimi duvara çarptım.I banged my elbow against the wall.
Berlin duvarı 1990 yılında düştü.The Berlin Wall fell in 1990.
Ronald Reagan Gorbaçev'in bu duvarı yıkmasını istedi.Ronald Reagan asked Gorbachev to "tear down this wall".
Duvarın üzerine tırmanmak zorundaydım.I had to climb over the wall.
Bu duvarların renginden nefret ederim.I hate the color of these walls.
Berlin duvarı 1961'de dikildi.The Berlin wall was erected in 1961.
Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.The Berlin wall was built to prevent East Germans from fleeing to the West.
Berlin Duvarı hangi yılda yıkıldı?In what year did the Berlin Wall fall?
Berlin Duvarı yıkıldığında Tom on iki yaşındaydı.Tom was twelve when the Berlin Wall fell.
Ben tabloyu duvara astım.I hung the painting on the wall.
Duvardaki takvime baktım.I looked at the calendar on the wall.
Duvarları boyadın.You painted the walls.
Duvarları boyadınız.You painted the walls.
Duvarları boyadın, değil mi?You've painted the walls, haven't you?
Duvarlar alçıpandan yapılır.The walls are made from drywall.
Garaj duvarına dayanan bir merdiven var.There's a ladder leaning against the garage wall.
Tom'la konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.Talking to Tom is like talking to a brick wall.
Tom Mary'nin kafasını duvara vurdu.Tom bashed Mary's head against the wall.
Tom duvardaki resmi gösterdi.Tom pointed to the picture on the wall.
Tom duvardanbazı çiviler çıkardı.Tom pulled some nails out of the wall.
Tom başını duvara çarptı.Tom bashed his head against the wall.
Tom duvardaki saate baktı.Tom looked at the clock on the wall.
Duvarlar açık kahverengiye boyandı.The walls were painted light brown.
Duvara kan sıçratılmıştı.The wall was splattered with blood.
Tom fişi duvardan çekti.Tom yanked the plug from the wall.
Tom Mary'yi duvara doğru itti.Tom shoved Mary against the wall.
Bu duvarı yıkacağım.I'm going to tear down this wall.
Duvarlar beyaza boyandı.The walls were painted white.
Otellerde duvardan duvara halı yerleştirmek gelenekseldir.In hotels, it's customary to install wall-to-wall carpeting.
Oteller genellikle duvardan duvara halı döşerler.Hotels usually install wall-to-wall carpeting.