Ana içeriğe geç
Sözlük

duvar ile cümle

duvar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Araba duvara çarptı.The car crashed into the wall.
Duvarların kulakları vardır.The walls have ears.
Top duvardan sekti.The ball bounced over the wall.
Ateş yandaki evin duvarlarına kadar yayılmıştı.The fire spread and licked the neighboring house.
Posterler çabucak duvarlardan söküldü.The posters were immediately removed from the wall.
1989'da Berlin Duvarı yıkıldı.It was in 1989 that the Berlin Wall was taken down.
Merdiveni duvara daya.Stand the ladder against the wall.
Duvarda birkaç sinek var.There are some flies on the wall.
Bir fare kemirerek duvarda bir delik açtı.A rat chewed a hole in the wall.
Kamyon dar yolda duvar boyunca sıyırdı.The truck scraped along the wall in the narrow road.
Duvar kısmen sarmaşıkla kaplıdır.The wall is partly covered with ivy.
Duvar otuz yarda uzunluğunda.The wall is thirty yards long.
Duvara yaslanma.Don't lean against the wall.
Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.There were scribbles all along the wall.
Duvar köpekleri dışarıda tutacak kadar yüksek değildi.The wall wasn't high enough to keep dogs out.
Kasabanın etrafında yüksek duvarlar vardır.There are high walls about the town.
Portre duvardan alındı.The portrait was taken from the wall.
Çocuk duvara bir resim çizdi.The boy drew a picture on the wall.
Evin etrafında taş bir duvar vardı.The house had a stone wall around it.
Çivi duvardan geçti.The nail went through the wall.
Bu duvar soğuk.This wall feels cold.
Bu duvar çok soğuk.This wall feels very cold.
Bu duvara dayanma.Don't lean against this wall.
Ken duvarın üzerinden atladı.Ken jumped over the wall.
Duvardaki resme bak.Look at the picture on the wall.
O resmi duvara as.Hang that picture on the wall.
Duvarı ne zaman boyattın?When did you have your wall painted?
Sen duvardaki el yazısını okuyabilirsin ama ben hiç anlamıyorum.You may be able to read the handwriting on the wall, but it is Greek to me.
O tam tiyatronun duvarındaki resmine benziyordu.He looked just like his picture on the wall of the theater.
Resim şimdi duvardadır.The picture is on the wall now.
Dün bir kamyon bu duvara çarptı.Yesterday a truck hit this wall.
Biz Tom'a duvarı boyattık.We had Tom paint the wall.
Kitap rafları odamın duvarına montelidir.The bookshelves are built into the walls of my room.
Büyükbabamın resmi duvardadır.My grandfather's picture is on the wall.
Otururken sırtını duvara yasladığını fark ettim.I noticed him sitting with his back against the wall.
Onun, resmi duvara asmasına yardım ettim.I helped her hang the picture on the wall.
Duvara bir resim astım.I hung a picture on the wall.
Kafamı duvara sert çarptım.I hit my head hard against the wall.
Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.The prisoner dug a hole under the prison wall.
Kitaplığı duvara sabitlesen iyi olur.You had better fix the bookcase to the wall.
Duvarlar sarıyken, yer yeşile boyanmıştı.The floor was painted green, while the walls were yellow.
Duvarın diğer tarafındaki elmalar en tatlıdır.The apples on the other side of the wall are the sweetest.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.A fat white cat sat on a wall and watched them with sleepy eyes.
Birisi duvarın arkasında duruyor.Someone is standing behind the wall.
Adam duvardaki bir delikten gözetledi.The man peeped through a hole in the wall.
Bahçenin etrafında yüksek bir duvar vardı.There was a high wall about the garden.
Tüm bahçenin etrafında yüksek bir duvar duruyor.A high wall stands all about the garden.
Onun resimleri duvarda asılı.His pictures were hung on the wall.
Topu duvara fırlattı.He threw the ball against the wall.
O, duvara bir resim astı.He hung a picture on the wall.
Bisikletini duvara yasladı.He propped his bike against the wall.
O duvarı boyamak için güzel havanın avantajlarından yararlandı.He took advantage of the fine weather to paint the wall.
Sırtını duvara dayamış duruyordu.He stood with his back to the wall.
Duvardan tırmanarak hapishaneden kaçtı.He escaped from prison by climbing over a wall.
O, duvara yaslanıyordu.He was leaning against the wall.
O, duvara dayandı.He leaned against the wall.
O, duvara yaslandı.He leaned against the wall.
Kulağını duvara dayadı.He pressed his ear against the wall.
Kitaplığı duvara monte etti.He fixed the bookshelf to the wall.
Duvardaki deliği doldurdu.He filled up the hole in the wall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod